Hayatı nasıl degerlendirirsin ,
Kaderle mi ?
Severken ölmeyi mi ,
Ölürken sevmeyi mi istersin ?
Gecenin karanlık çığlığı mı ,
Son nefesin bitiş soluğu mu ?
Mut şarkıları söylerdi yüreğim bir zamanlar
Şimdi fırtınalar besteleniyor orada
Mavi ay giyinirken altın sırmalı atlaslar
Gecenin hüznü dinleniyor söyleyemediğim şarkılarda.
Ne umut, ne sevinç kaldı çiçeksiz bahçemde
Yanağına usulca çiy düşerken
Bahar kokusu sinmişti saçlarına.
Gönlüm suskun ümitlere koşarken
Hüznün gölgesi inmişti akşamlara.
Vedasız gidişini seyrederken
Hatırlar mısın bittik denilen o anlarda
Mavi ülkede doğduk, nağmelerle var olduk.
Nefes aldık şehvetle aşkın kanatlarında
Derin gök mavilerde sessizlikte yok olduk.
Hülyaları taşıdık nazenin omuzlarda
Satılık düşlerim var benim
Bakmayın ak düşen saçlarıma.
Sormayın yaş kaç diye
Dokunmayın ruhuna, yorgun senelerimin.
Bir seher vakti başlamıştı bu hikaye.
Sıralarını bekleyen umutlarım vardı;
Elimde; yarım kalan romanda.
Umutlar; adı üstünde; yaşanmamış rüyalardı.
Yok oldu, savruldular yaşanmadan,
Acılarda, zamanın ruhunda, tozunda.
Rüzgârlı bir gecede seni sevdim
Saçların yosun kokusu giyinmişti.
Son fecre kadar senden aldım sana verdim
Bahar kokun tüm benliğime sinmişti.
Yıllarca kor alev yanan bu yürek
Yüzüğün parmağımda, adım nikahında
Bu aşka el-aman diyorum.
Kimliğimi arıyorum, meyhanecinin salaş masasında
Şişeler bitti, kadehteki izlerde seni arıyorum.
Kimsesiz ve umarsız bir kedicik yatağımda
Denizin göz yaşlarıyla yıkanan
Kumsaldaki ayak izlerinde,
Mutlar vardır ya maziye kanat açan,
Kayboluşlarını izliyorum.
Sonsuz lacivertte derin uykuya dalan
Yıldızların göz bebeklerinde
Şu zavallı ruhumda yaşayan ızdırapların
Danslarından yoruldum , bitsin diyorum artık.
Sancılı günlerin gözyaşlarını , yarınların
Derinden bir ses duyuyorum ve geceyi yırtan bir ıslık
Bırakın bana yaşanmış dünleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!