Bir dünya hayal ediyorum;
Mavi gözlerinden ufuklar,
Ak saçlarından bulutlar,
Sıcacık ellerinden gümrah pınarlar,
Dilinden yürek yakan şarkılar,
Ve seninle geçecek baharlar.
Uykusuz bir gecenin yorgun sabahına merhaba.
Zamansız zamanlarda geçip giden hayata merhaba.
Solan renklerde kaybolan gençliğe elveda.
Fırtınaların bittiği , rüzgarların sustuğu
Yağmurların dindiği , toprağın kuruduğu,
Fecrin kızıllığı var parmaklarımda
Afak deli gibi geceyi sarıyor.
Anılar resmî geçit yapıyor gözyaşlarımda
Ve, gönlüm, sevmek mi sevilmek mi diye soruyor.
Lacivert gök kubbenin koynunda uyumak istiyorum
Sessizce hüznü örter, gün kavuşurken
Anıları öper en rakik köşelerinden.
Yarınları bekler en derin duygularda,
Saklar dillenmeyen sırlarını geçen günlerin,
Kuruyan göz pınarlarını siler, üşüyen kaldırımlarda.
Rüzgar bağdaş kurup oturmuş,
Gece sessizliği giyinmiş,
Yakamozlar dansı bırakmış,
Mehtap uyanmayı unutmuş.
Bülbül nahif gülü unutmuş,
Lâcivert atlas gecenin koynunda
Kuytularda gezinen fısıltıları dinliyorum.
Haşarı çocuk , uyumayan sokaklarda
Bana vadedilen mucizeyi bekliyorum.
İçimdeki çocuğa mızmızlanma diyorum
Rüzgar ve zaman;
İkiz kardeşler
Birbiriyle yarışan.
Birlikte yolculuğa uzanan kor ateş eller
Aşka sevgiye hasret
Yaşamları kafeslerde geçmiş
Peşinden sürünür kölen olurum
Ağlarsa gözlerin neş’en olurum.
Bir daha sev dersen, döner sevdan olurum.
Yeter ki iste, savrulur gelir rüzgar olurum.
Ölesiye seversen beni, seni yalnız bırakmam.
Kızıllıkların alaca şafaklarında
Öpüşürken narin, ürkek bedenlerimiz.
Yetim vuslatların ayrılık kumsalında
Nazenin güller bahçesiydik biz ikimiz
Bir beyaz bulut, narin bir martı kanadı
Yıldızlar uyanıncaya dek
Seni sinemde uyutabilseydim
Güneş sancıyla doğuncaya dek
Seni gönlümde avutabilseydim.
Gecenin karanlık gölgelerinde
Seni anılara gömebilseydim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!