KUŞLAR GİBİ
Gelinliğin içinde ki, sanki bir peri
Parıldıyor o sanki ay ışığı gibi
Almış sevdiğini, güler ahu gözleri
Saçıyor huzmelerini, bir güneş gibi
Adeta bir Ceylan, bakmaz yüzüme
Anlaksız mı oldun, canım sevdiğim
Dayanılmaz onun, cilve, nazına
Aşık usandırır, çok naz sevdiğim
Yazıp karalarım duygularımı
Derler altı da üstüde birdir yerin
Felsefe yaparsın anlamı çok derin
Ayağını sıcak tut kafanı serin
Bir dosta doğru yönelip de öyle gel
Gönül teresini savurma ha boşa
Baki kalan muhabbettir
Dostça olan hoş sohbettir
Dosta duyulan mihnettir
Daim olsa şu dostluklar
Sanattır hep, özgür kılan
Benden başkaca gerçek yoktur diyenler
Elini ateşe vurda bir göresin
Et ile, otla, su ile beslenenler
Acıkınca onların özün bilesin
Ben ayrı değilim ki su’dan ateşten
Bedende sızılar artmış, acı veriyor yara
Öğrendi sayrılığını, tabibe sora, sora
Yaşam benziyor bazen de, çok büyük bir kumara
Bir gün elbet edilecek, bu güzel hana veda
İncitmedi kimseleri, hiç kırmadı dostları
Nedensellik yasasını bilmeyen kişi
Depremleri ilahi adaletmiş sanır
Halka Korku salmaktır cahillerin işi
Nedense kanar bunlara büyük inanlık
Tanrı, iyilik, güzellik, dostluk demektir
Tüccar olup satamadım
Bir sürüye katamadım
Lokma yapıp yutamadım
Arıyorum ben kendimi
Kuşlar gibi uçamam ki?
Başımda ağrı var dediğin anda
Acı duyuyorsa o arkadaştır
Zorda kaldığını hemen duyanda
Seni soruyorsa o arkadaştır
Yanına vardığında rahatlıyorsa
İncisidir her söz cahilin
Ham inciye, ben ne diyeyim
Okumuş onca boş ehilin
Hırslarına ben, ne diyeyim
Doğarken insan cahil doğmaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!