Güven vermiyorsan eğer insana
Ozan olsan, yazar olsan ne yazar
Böyle davranılmaz bil ki ihvana
İhvanı bozana, ozan ne yazar
Kisbikar edipte özün bozmuşsun
Şeker iletiyle sarsıldı beden
Yorulur elbette her hızlı giden
Aranır nesnede niçin ve neden
Ben kendi özümü bilemez oldum
İlerledi yaşım, araz var tende
Uçuşur havada kanat çırparak kuşlar
Yuva yaparken kuş, sanki kanefçe işler
Bir yanda serçeler, atmacalar,baykuşlar
Güçlüyü, güçsüzü yaşatır bu dünya
Aslanın çok güçlüdür öldürür pençesi
Sevgi;
Emektir; yeniden üretebilmektir yaşamı.
Lale, sümbül misali;
Dağlarda, yaylalarda; sonsuz bahçesinde doğanın;
Alabildiğine, özgürce Çoğalabilmek;
Ve açıklanmayı bekleyen;
Bir güzel insan, sinemin en üstünde
Acılar çeker, tümörün pençesinde
Evrenin özü, en küçük hücresinde
Canımın canı, dost insan Nejat Hocam
Duymak isterim, sesini telefonda
İnsanlık yitirdi gerçek özünü
Herkesler unutmuş, “kardeş” sözünü
Barışa yöneltse gönül gözünü
İnsanlara sağlar, dostluk bayramlar
Kalmadı insanda, artık fazilet
Bir saldırgan,
almamış insanlıktan nasibini;
hata üstüne hatalar yaparken
davranıyor hiçbir şey olmamış gibi..
pişkin mi pişkin?
Çatlamış ar damarı.
Her yanı dağıtan, deli poyrazca gibiyim
Divaneyim dostlar, bulmaya geldim kendimi
Kün fe-yekun içinde, neciyim ki ben neyim
Sonsuz küre içinde, bilmeye geldim kendim
Daldım deryalara, bilisiz balık misali
Her şeyi düşündüm canlı
Anlamaya çalışıyordum olup biteni.
Gözlemliyordum çevremi.
Sonbaharda ölüyordu bitkiler;
Cansızlaşıyordu her şey sanki.
Dökülüyordu yapraklar;
Dokuz şiddetinde oldu bir deprem
Depremin yıkımı gelmişti dipten
Bunca ölümlerden, bunca kayıptan
İnsanlık adına, derbeder oldum
Sarsıldı Güney’in tüm ülkeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!