Hani benim güzel kuşum kara kargam
Her daim elimde tuttuğum yaldızlı sopam
Arada bir aç karnına yediğim
Buğday ekmeğinden yavan paparam
Yolum düşdü bir gün yoluna
Tebessümün can kattı ruhuma
Hep gülerek bakarken hayata
Cennet oldu gözlerinde bana dünya.
*
Parfüme bulanmıştı peşi sıra geldi
Kimse bir şey demedi kıymeti kendindendi
İt önüne atılmış ot misali
Misk sandı onu
Halbuki cehlindendi.
Nar ağacına kuş kondu
Kuş değil muştu kondu.
Al çiçeğinde ben vurgun
Taneler saçıldı kaldı.
Bir karakutunun başında
Yaslanmış rahat sandalyasına
Eli boş değil saldırıyor aşına
Ne tombiştir yanakları
Sabah akşam çalışır avurtları
Zamanı geçmez boşuna
Bir vazoda çiçeği
Sanma ki kalpten geldi
Nazire olsun diye
Hümeyra hediye etti
Kar yağmış dağların zirvelerine
Bu bahar rüzgarı neci oluyor
Sararan yapraklar düşerken tek tek
Bu açan güller de neci oluyor.
Konmuş,
Uzun kuyruklu minik kuş
Sivri dikenli bir çalının dalına.
Ne de yakışmış dedi üstad
Sarı tüyleriyle,
yemyeşil yaprağına.
Yattı uzandı yerlere
Dayanamazı hiç bu demlere
Ne kadar da ısıtıyordu güneş.
Dedi;
Nerde beleş
Orda yerleş.
Kayaların taşların yaslı ruhunda
Kızgın,günlerin o alevli topunda
Fışkırırken gelecek,yarılan toprağında
Bak dön de arkana ne yağmuru var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!