O ne babayiğitti
Ser verir sır vermez serverdi.
Demişti rahmetli babası
“Kol kırılır yen içinde”.
Asude baharlarında ovaların dağların
Ona binbir nimet sunan tatlı canların
Bir ağaç çatalıydı mutlu yuvalarının
Ağzında kuru dal ile uçtuğu günler.
Sen bu güzellerin şahı olsan da
Surete meylim yok ruha koşarım
Sormadın mı baş eymeyen dağlara beni
Kayadan kayaya sana koşarım
Zatı aliniz muhterem peder
Haşmetiyle bütün kederleri yener
Saygılarımı sunuyorum mavilerime
Duruyor karşımda mahcup Kerime
Yağcıbedir köyünde Havva
dokuyordu yine tezgahının başında
Lacivertinde beyazında kırmızısında
yazılı olmasa da adı Kiliminin kaşında.
*
5. caddenin 125. sokağında
Üçken apartmanının
Kaya beyi.
Kokladı nemli havayı ıslak burnuyla
Çok hoş dedi yürüdü badi adımlarıyla
Karanlık gecenin sarmalayan kollarına
Nereden bilirdi ki, neon lambalarının
Ömrüne son noktayı koyacağına.
Biliyorum beni tanıdın
Arkanı dönsen de
Görmeze gelsen de
Aşkının kıvılcımı
Çakıyordu Gözlerinde.
Bilmezler seni Klematis
Kayalıklarda gizlendiğini
Tir tir titrerken herkes
Beyaz gömlekle gezindiğini
Küçük karga yuvasında
Bir binanın üst katında
Pencere aralığında
Seyretti kedileri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!