Diz üstü umutlar eller biçare
Ruhuma bahar olsunda bakışın
Pervane gibi semada bile
Fezada yükselirken mutluluklar gölgesi,
İnleyen nağmeler gibi,hani nerdesin şimdi ?
Layık mı ki kıskanır seni gönül perisi ?
İçimde bir bilmece suskun gözlerin gibi,
Ziyalarla süslenmiş ufkumun son güneşi…
Bozkırların sevdası sarınca bütün zamanı
Güneş gibi yakar elbet var mı başka izahı?
Yıldızlar küserek düşse gecelerin koynuna
Ümitler ışıl ışıl bekler ömrünce sabahı …
Duman duman yükselir soluğumda hasretim
Veda eder bir güne kırılgan umutlarım
Depreşen bir acının sönmez kızgın ateşi
Kurumasın isterse hiç,ıslak bakışlarım …
Ayrılığın acısı çöküverdi ruhuma
Sensizlik kör kuyuymuş ellerimden tutsana
Gönül bahçemde açan dil ruba çiçeğimsin
Seni arar gözlerim uzaklarda olsanda
Herkes sabahı ister ben geceye tutkunum
Bir gözleri ahuya ta ezelden meftunum
El ayak çekilince en nadide köşede
Bir kızıl gül açar yakışına vurgunum…
Dertlerimin üstünde bir gam dağı oluştu
Hoyrat esen rüzgârlar bulutlarla buluştu
Güneş açıp doğarken hüzünlerin üstüne
Bin ah ile yağmurlar gözyaşına karıştı …
Yıldız yıldız parlayan bir ışıktın gönlümde,
Sonra güneş tutuldu ay büründü örtüye.
Titreyen bir hayaldin,siyah engin denizde,
Gözyaşları içinde akıp giden bir selsin
Şu onulmaz yarama sürülen bir merhemsin
Uçup gitti seneler hergün yeni umutla
Sensin dertlere deva yangınlar söndürensin…
Bir imkânsız düş imiş sözlerle anlatılan
Aşkın kızgın çölünde ateşlere savrulan
Her gün yeni bir feryat hasretin avanesi
Sanki yangın zamanı yağmurlarla çağrılan !..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!