benim yokluğum, hiçbirşeye benzemez
dudakların susuzluktan kurur,
hiç kimse bir tas su vermez.
benim yokluğum, iliklerine işler,
üşürsün buz dağlarının arkasında
Bir yol nereye kadar gider..
Nerede son bulur şerit değiştirilmez çizgileri.
Kim bekler uzak kasabalarda..
Gün yorgunuydu umutsuz kelimeler..
Içine biz düşmüştük zamanın
Gelmedin, gitmedin vesayire.
Mümkünü kalmadı herhangi bir kavuşmanın..
Yol yorgunuydu hatıralar..
Sevme engelli çocuklar mutsuz...
Akşam gölgelerde saklanıyor...
Yüksek dozda Ayşe almışım yine...
Fısılda.....
Denizin tuzu...
Hatırla , nasıl..
Her başlangıcın sonu...
Bir sahilde çıplak yürüyen, deliler....
Umutkan bir akşamüstü...
Karanlıkta geldiler dedi; Zenicalı yaşlı kadın
Gece üşürken, ayazda geldiler.
Ölümün otuz iki parça ayak sesini saydım.
Sobada odun biterken geldiler..
Kalaşnikof sesleri bozdu..
Her çocuk çığlık çığlığa kahkahalarla büyümez..
Hayır hayır zamanı durduramayız...
İlla ki güneş uzak dağların ötesinden doğacak..
Bir şiir eklemek istedim.
Sayfa Bana baktı..
Ben boş sayfaya
Içimden hiçbirşey yazmak gelmedi.
Senle yada sensiz
Hiçbir kafiye yerine oturmadı.




-
Şubat Türkay
-
Eren Çiçek
Tüm YorumlarSaolasın, her daim varolasın şair dostum))
Bir şiirinizi okusam, akşama kadar yetiyor yorgunluğuma.