Ah yar.
Sensizliği bağrıma bastım
Taş kesildim taşlarda başım
Yağmurlar gitmez gözlerimden
Zemheri baharım kışlarda başım
Meyhaneler bitmiş, kemali zayi,
Zavallı sakiye, ağlamak düşer.
Zahit mangır sayar, dökmüş şarabı,
Mürşid-i kâmil’e çağlamak düşer.
*
Zamane şeyhinin, bitmiş mihneti.
AZALIYORUZ
Sessiz sedasız
Çekip gidiyorlar
Aynı zamanlarda doğduklarımız
Akranlık arkadaşlık yarenlik…
Azrail’e çektim, mesajı cepten.
Cebe düştü cevap, “ölme de sürün.”
Al dedim canımı, kurtul git benden.
Dedi ki torpil yok. “ölme de sürün.”
Bir kör talihim var, tersi bir tipim.
Çiviyi ters çakmak için.
Bana birkaç deli lazım.
Duvarları yıkmak için.
Bana birkaç deli lazım.
*
Yazıyı ters okuyacak.
Hakkı yere indirenin.
Zulmü sırta bindirenin.
Haksız yiyip sindirenin.
Hemen elinden başlayın.
*
Geri geri yol gidenin.
Sabah görüp sevindiğimiz,
Güneş ardımıza düşer bazen.
Biz büyürüz de bir gün daha,
Aklımıza küçülenler düşer bazen
Akşamı bekler kimisi
AKLIMDASIN
Beni benden alsalar da
Unutamam aklımdasın.
Mecnun edip salsalar da
Unutamam aklımdasın.
Gecenin karanlığında,
Bir ses yankılandı kapısında.
Sert vuruyordu ökçeler yere,
Küfürler bambaşkaydı.
Komşular tedirgindi sıcak yataklarında,
Üşümüş gibi sarıldı çocuklar birbirine.
Gözleri kurumuş toprak gibidirler
Gökyüzüne bakıp yanarlarda yanarlar
Yeleleri toza bulanmış atlar gibidirler
Koşarlarda çatlak döşlerinde pınarlar
Ahhhh kadınlar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!