Teli yok perdesi yok bağlamamın,
Ölüler kentinin ozanıyım ben.
Dudaksız okurum hep türküleri,
Ölüler kentinin ozanıyım ben.
Tarifsiz dertlerin kazanıyım ben.
Neyi topladım, neyi çıkardım.
Kalemin ucunda, bir çizgi ölüm.
Doymadım böldüm, bir de çarptım.
Kalbimin içinde, bir çizgi ölüm.
Büyük bir heyecandır yaşayana.
ÖLÜ OLMAK
Kıpırtısız suyun altı
ölüm mektupları yazıyorsa
suyun üstüne
Kıpırdamıyorsa suyun yüzü
ONLAR YAKTI
Geri dönüp baktığım yok bakacak bir şey yok
Geçmişimi ben geleceğimi onlar yaktı
Önümde mayınlarla dikenler yılanlar çok
Geçmişimi ben geleceğimi onlar yaktı
Girdim kader dükkânına,
Ölümlerden ölüm beğendim.
Şeklini beğenmedim birkaç ölümün,
Birkaç ölümü de pahalı buldum.
Naza çektim kendimi nazlandım.
REVADIR
İnsana dört mevsim cümle güzellik
Hava su çiçekler yaprak revadır
Tembellere her an Dünya rezillik
Onlara kuru çul toprak revadır
ROMA’YI HEP YAKMAK
Myra’ın kapılarına dayanmıştı gladyatörler.
Ağlamaktan morarmış gözleriyle suskundu
Roma’nın bütün dilberleri,
Askerlerden çoktular.
KALEM AĞLADI
Ellerim titredi sana yazarken.
Kalemim ağladı, ben de ağladım.
Yüreğimde yanan derdim azarken.
Kalemim ağladı, ben de ağladım.
Sular çekilir,
Balıklar gider,
Yosunlar kalır.
Çiçekler gider,
Yapraklar gider,
Ağaçlar kalır.
KALMADI
Tutacak el, yürüyen ayak,
Uçuracak kuş kalmadı.
Gözler fersiz, sözler paytak,
Isıracak diş kalmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!