Büyürde sıpalar, olurlar eşek,
Değişse de adı, huyu değişmez.
Büyüğü kuzunun, olurda şişek,
Sonrası koyundur, soyu değişmez.
Yememiş baklava, tatlısı kabak.
Üryan geldim inanmazsan,
Eleğe koy ele beni.
Varım yoğum bir sen bir ben,
Verme n’olur ele beni.
*
Mahrum etme beni senden.
Toz duman olalım Dünya kahrından
Dimdik kalkalım her kötü rüyanın ardından
Gülücükler toplamı olmadı hiç hayat
Tozpembe yaşamak bir anlık çoğu zaman
Sararır ömrünün, yeşil yaprakları,
Savurur rüzgârlar, harmana düşersin.
Yüreğin hisseder, kara toprakları,
Bir kara yazılı, fermana düşersin.
*
Yıkılır kalırsın, feryadın duyulmaz.
Gezginiyim gönüllerin duraksız,
Gam alır sevgi satarım efendim.
Söz söylerim dilsiz ve de dudaksız,
Diken alır gül satarım efendim.
*
Can çekişir zaman, canlar habersiz.
Sessiz diyarlarda, mezarlar garip.
Dağların başında, taşlar muzdarip.
Yolların tozunda, yolcular garip.
Gözlerden dökülen, yaşlar muzdarip.
*
Yalın ayak meczup, ayaklar garip.
Yıkılırken Dünya, tuz buz olurken,
Nasıl uyurum ben, nasıl gülerim.
Her yerde yangınlar, canlar ölürken,
Nasıl uyurum ben, nasıl gülerim.
*
Yüzümdeki şu çizgilerden başka,
Ne verdiniz ki bana geçen yıllar.
Bir kerecik düşürmediniz aşka,
Ne verdiniz ki bana geçen yıllar.
*
Süründürdünüz hep, öldürmediniz.
Katarı bozulmuş eğri kervanın
Yolları düzgün olsa ne yazar ki
Zalimin elinde kalmış dermanın
Balları süzgün olsa ne yazar ki
Buz tutmuş sevgisiz saran kucağın
O çocuk küçüktü kaldı orada
Aklıma düşürdüm onu şimdi burada
Bakışı nasıldır bilmem ya da duruşu
Unuttuğumda olmuyor değil arada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!