Yüzümdeki çizgilerin vadisinde,
Hüzün sürer hükmünü.
Gülüşümü çocuklara pay ettim,
Uykulara kapattım gözümü.
Zaman gölgesizmiş fark edemedim,
El içinde vurma yüzüme kusrumu,
Bil dayanamam kahrımdan ölürüm.
Gayene ulaşırsın belki amma,
Sen küçülürsün ben büyürüm.
Herkesin sevdası kendine.
Ne sevdalar yaşadım ben.
Yarım…
Yarım yamalak.
Ne kızlar geçti yanımdan.
Saçlarını savurarak.
Şairin penceresiz kapısız konağına
anahtar deliğinden girdi zamansız
yıkıntılarını süpürdü ellerimsiz şiirin
yüreğinin atışı gözlerinin bakışı anlamsız
Ressamın birisi konağında şairin
Sonunu bilseydi yaprak,
Rüzgâra el eder miydi?
Ölene yansaydı toprak,
Gidene gel eder miydi?
Sevgisiz olsaydı gönül,
Parçalayıp bin eyle, orta yerde bedenim.
Bir tek dokunamazsın, vatanıma bilesin.
Ölüm gelse ne olur, ben canı can edenim.
Bir tek dokunamazsın, vatanıma bilesin.
Dalgalanacak bayrak, rüzgârdır bu nefesim.
Çulsuz Hüseyin’le Cıbıldak Hasan,
Doğduk birlikte, aynı mahallede
Ekmeksiz soğansız, her şey noksan,
Doyduk birlikte, aynı mahallede.
Şans treni geçmedi çok bekledik.
Beni sokakta öpme anne
Yoldan geçen çocukların
Yüreğine batmasın dikenler
Kırılmasın kirpikleri
Büyüdüklerini hatırlamasınlar anasız
Minik kuşlar gibi bükülmesin boyunları
Doğru bildiğim yolda,
Yanlışımdan söz ettiler.
Zalimlere meydan verip,
Şekerimi tuz ettiler.
Dağlarımı düz ettiler.
Güneş;
Çizik yüzüne baktı Kaz dağlarının
Solgun yüzüne
Dokundu eliyle
Bir öksüz çocuk uykusunda
Kâbuslar görüyordu Kaz dağları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!