Bir ses gelir ötelerden.
Kuşlar kaçar tepelerden.
Bir kâbus oldu yaşamak.
Geçilmiyor kötülerden.
BİR SÜRE SONRA
Önceki zamandan bir süre sonra
Güneşin doğuşu hüzünlü olacak
Farklı olacak elbette her şey
Sabahları gönlüme kasvet dolacak
Rüzgârı göster yeter
Bizde çok fırıldak var
Dönmekten olmuş beter
Bizde çok fırıldak var
ACILARI TANIMAK
Üfleyerek geçmiyor
Hafiflemiyor hiçbir acı
Kapanmıyor hiçbir yara
Zerresinde ölçüsüz bir ağırlık
AKLIMDASIN
Beni benden alsalar da
Unutamam aklımdasın.
Mecnun edip salsalar da
Unutamam aklımdasın.
Gecenin karanlığında,
Bir ses yankılandı kapısında.
Sert vuruyordu ökçeler yere,
Küfürler bambaşkaydı.
Komşular tedirgindi sıcak yataklarında,
Üşümüş gibi sarıldı çocuklar birbirine.
ALIN TERİ İÇENLER
Alın terin içenlere bakıp utandım
Bir baltaya sap olmamış şadanlar gördüm
Merak ettim dünyayı çok diyar dolandım
Ham meyve gibi olmamış nadanlar gördüm
PASLI TENEKELER
Paslı tenekelerin içine gizlenmiş evlerin
kokusu yayılmış insanların ruhuna sonra
bu kasabanın üstüne
Gözleri kurumuş toprak gibidirler
Gökyüzüne bakıp yanarlarda yanarlar
Yeleleri toza bulanmış atlar gibidirler
Koşarlarda çatlak döşlerinde pınarlar
Ahhhh kadınlar…
Ben yolumdan dönemem
Mor sümbüllü dağlar sizin olsun
Çakırdikeni yeter bana
Salkım salkım bağlar sizin olsun
Acımadan ezin gülleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!