Son Terazi Şiiri - Erkan Tankut

Erkan Tankut
39

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Son Terazi

İnsan dedik kendimize,bir kalp verdiler, bir de vicdan
ama nedense yükümüz ağır, tartımız yalan…
Bir sözle kırdık,bir bakışla küçülttük bir tebessümü bile çok gördük
kendimizi büyütürken birilerini eksilttik…

Kibir dedik adına bazen,
bazen “hak ettim” diye örttük üstünü
oysa en çok da biz kaybettik insanlığın ölçüsünü…
Bir terazi kursak şimdi ne koyarız kefesine?
Bir yanına gururumuzu,bir yanına susturduklarımızı…

Hangisi ağır gelir dersin ?
Kalp mi ? yoksa kırdıklarımız mı ?

Hor gördüğün o insan var ya belki senden daha temiz,
belki duası senden daha derin , belki de senin eksik bıraktığını o tamamlıyor gizli gizli…

Unuttuk…
aynı toprağa basıp aynı toprağa döneceğimizi
aynı göğe bakıp aynı hesaba yürüdüğümüzü…
Sevmek varken neden küçültür insan ?
Bir kalp kazanmak varken neden kaybettirir zaman ?

Gel…
bir daha tart kendini sözünü, bakışını, niyetini
çünkü insan dediğin kendini ölçebildiği kadar insan…

Ve unutma...
en doğru tartı başkasını değil kendini eksilttiğinde başlar…
Ama biz hep başkasını tarttık
hep başkasının kusurunu büyüttük
kendimize gelince teraziyi sessizce sakladık…

Dilimiz adalet dedi kalbimiz taraf tuttu
gözümüz hakikati gördü ama işimize gelince sustu…
Birinin düştüğünü gördük el uzatmak yerine neden düştüğünü anlattık
hatta bazen düşüşünü seyredip kendimizi yüksek sandık…

Oysa yükseklik dediğin başkasını aşağıda görmek değil yanındakini kaldırabildiğin kadardır
ve insanlık dediğin sözle değil yüreğinle taşıdığın kadardır…

Bir düşün şimdi…
kaç kalbin üstünden geçtin fark etmeden ?
kaç insanı bir cümleyle susturdun ?
kaç defa “ ben doğruyum ” deyip yanlışı büyüttün içinde ?

Terazi yine önünde , kaçamazsın
çünkü en ağır gelen her zaman gerçeğin kendisidir…
Ne unvan tartılır orada ne para, ne yüz, ne güç
orada sadece niyet konuşur ve vicdan en yüksek sesiyle hüküm kurar…
İşte o gün geldiğinde ne anlatacaksın kendine ?
“ Ben iyiydim ” mi diyeceksin
yoksa susup gerçekle yüzleşecek misin ?

Gel…
henüz geç değil bir kalp daha kırmadan bir insanı daha eksiltmeden bir sözünü daha tartmadan söyleme…
Çünkü son terazi kurulduğunda geri dönüş yok
ve o gün en ağır gelen şey pişmanlık olur…
Ve işte son sözün eşiğinde duruyorsun şimdi
ne kaçacak yerin var ne saklayacak bahanen…
Terazi susmaz artık çünkü hakikat konuşur
ve insan en çok kendi sessizliğinde yakalanır…

Bak…
ne kibir kalır o anda ne üstünlük, ne de o sahte gurur
hepsi birer birer dökülür avuçlarından kayan kum gibi tutamazsın…
Geriye ne kalır biliyor musun ?
Bir kalp…
ya temizdir ya da kırdıklarının izleriyle dolu…

İşte bütün mesele bu...
insan olmak başkasını ezmeden yürüyebilmek
birini küçültmeden büyüyebilmek ve en önemlisi kendine dürüst kalabilmek…
Çünkü hayat bir gün mutlaka seni seninle baş başa bırakır
ve o gün ne anlattıkların ne sakladıkların kurtarır seni…
Sadece yaşadığın gibi tartılırsın…

O yüzden gitmeden önce bir kez daha bak kendine bir kez daha tart kalbini…
Eğer ağır geliyorsa vicdanın hafiflet…
kibirini bırak sevmeyi seç…
Çünkü en doğru insan en çok seven değil kimseyi hor görmeden yaşayabilendir…
Ve unutma bu dünyanın terazisi şaşar bazen ama asıl terazi asla yanılmaz…
Ve orada hiç kimse kendinden ağır gelemez…
“ İnsan, başkasını küçülttüğü kadar değil , kendini tartabildiği kadar büyüktür ”

Erkan Tankut
Kayıt Tarihi : 31.03.2026 21:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Erkan Tankut Kaleminden... " Tankutbey "

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!