Bir gün bir yerde başlayacak sandım aşkı.
Kalabalık bir caddenin ortasında değil,
sessiz bir sokağın köşesinde belki.
Göz göze gelmenin tesadüf değil,
“nihayet” dediği bir anda.
Tanışmak istediğim bir yüz var içimde.
Hayata biraz uzaktan baktım bugün…
Bir pencerenin ardından,seslere karışmadan,kimseye değmeden.
İnsanlar geçiyordu önümden,her biri bir hikâye,her biri bir eksik.
Kimine bakınca gülüş gördüm,kimine bakınca susuş…
ama en çok saklananları fark ettim.
Sokaklardan sürüklene sürüklene geldim eve,
Adımlarım betona değil, içimde kalan kırıntılara basıyordu.
Hava buz gibi kesiyordu nefesimi
Ama üşüten rüzgâr değil, sensizliğimdi
Anahtarı çevirdim kapı direndi
Sanki ev bile “gelme” der gibi baktı yüzüme.
Memleketim…
Toprağına basınca bile insanın dizleri titrer,
Çünkü bu toprak
Lâ ilâhe illallah diye yükselen nefeslerle yoğruldu.
Her karışında bir yiğidin kanı,
Her tepesinde bir ezanın hatırası durur.
Kış geldi…
Sonbaharın yorgun sarısı
bembeyaz bir huzura devrilirken
camı aralayıp kar tanelerinin sesini dinliyoruz
içimiz ılık, odamız sıcak, nefesimiz buğulu…
Yeni yıl kapıda, takvim umut kokuyor
Konuşabilirdim.
O an dilimin ucundaydı her şey.
Ama insan bazı anlarda susar,
Çünkü bilir:
Söylerse bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
El ele yürüyen çiftleri görünce
içimde ince bir sızı dolaşıyor.
Mutlu değilim demiyorum…
ama içimde sessiz duran bir özlem,
her adımda kendini hatırlatıyor bana.
Bir sokak vardı…
tozlu, dar, ama içi hayat dolu,
kapı önlerinde anneler,camdan seslenen babalar,
ve akşam ezanıyla eve dönen çocuklar…
80’lerdi…
bazen düşünüyorum…
biz ne zaman bu kadar kırıldık diye
ne zaman sustuk da ,her şey içimizde çatlamaya başladı
ilk şiirde bir sevdayı anlatıyorduk
çok sevmiştik ,fazlaydı belki taşıyamadık
Duvarda resimsiz bir çerçeve var , içi sen değil…
içi hiçbir şey ama en çok da eksik olan şey sensin
ilk başta bakamıyordum ,insan boşluğa bu kadar uzun bakınca
kendi içini görürmüş ,ben gördüm
geceler…sessiz değil artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!