Gece…
Şehrin üstüne çökmüş ağır bir kurşun gibi
ve ben
sokak lambalarının altında unutulmuş bir yüzüm
Aşk desem
duvarlar mı yarılır
yoksa daha mı derine iner suskunluk
kemiklerimin içine işleyen o eski sevda
Sevda desem, Aşk desem;
Akbabalar dönüyor içimde
kargalar değil yalnızca
bir çağın paslı aynası
kendi yüzünü bile tanımaz ben sen olunca
Ben,
bir istasyonun son yolcusuyum
treni çoktan geçmiş
adı hâlâ dudaklarımda kalan
Unutulmuş, terkedilmiş bir şehir gibi
Masamda duran;
Rakı değil artık içtiğim
geçmişin kendisi
bardağın dibinde tortu
ve her yudumda biraz daha eskiyorsun sen
Seni yanımda görmeyince
şehir bile küskün bana
caddeler yarım kalmış cümlelere dönüyor
Sokakların dili lal olmuş
İsmin kalbimde duruyor hala
Gramofon dönüyor içimde
sanki eski bir film makinesi
çatlamış bir perdede
aynı sahne: yine, sen gidiyorsun
Mum ışığı
artık aydınlatmıyor hiçbir şeyi
sadece hatıraların yüzünü
daha da yaşlandırıyor
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 14:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!