Bugün son günün olsa mesela
Seçtiğin bir kapının açılıp
Kalan tamamının kapanacağı
Bir hafta, altı ay ya da bir yıl değil
Sadece bir gün belki son bir dakika...
Bu seçtiğin kapı kapandıktan sonra
Kendini nasıl hatırlamak istersin
Bu soru cevaplanmalı mutlaka
Bu yalan dünya da...
Sızlanmak doğru bir tercih mi
Geçmişi yaşayarak zihinde
Ya da geleceğe yolculuk içinde...
Nerden başlamalı güne
Nasıl yaşamalı ve nasıl bitirmeli
En sevdiklerim, sevenlerim?
Günboyu sürecek bir masa
Birlikte yudumlanacak bir şeyler
Ya da bir akşam yemeği muhabbeti
Çubuklu formayı geçirip üstüne
Hayal mi etmeli sevgiliyi
Küslüklerden mi başlamalı
Ya da yeni dostluklar mı kurmalı
Özlemlere mi yol almalı mesela?
Maviye özlem biter mi hiç
Ya dağların haşmetli sessizliğine
Bir ormanın kalabalığına
Uçsuz bucaksız çöl sonsuzluğuna...
Rüzgar, yağmur, kar...
Esinti, meltem, poyraz...
Neyi hissetmek istersin teninde
Neyi solumak ciğerlerinde...
Bir yol olsa mesela;
Dağların arasından kıvrılıp giden
Rayların üzerinde bir kompartmanda
Ya da bulutların arasında bir uçakta
Pedal çevirmek mi yoksa tabana kuvvet
Yürümek mi son bir defa...
Mektup mu yazmalı sevgiliye
Yoksa şiirler mi dizelemeli, kendinden
Bir şair edasıyla ilham beklemeden
Şarkılar besteleyerek nota nota
Şarkı söylemeli belki bağıra çağıra
Ya da çingenelere karışıp dans mı etmeli
Kıvırıp sallayarak her yanını utanmadan
Çocuklara karışıp oyunlar oynamalı belki de
Bir kitap okumalı yahut bir büyük şairden
Ya da bir senaryo yazmalı başrolde hep sen...
Sorular sorup kendine cevaplanmalı mutlaka
En son nasıl hitap etmeli canana
Dünyaya nasıl bakmalı son bir defa?
Bazı kararlar almalı mutlaka
Biriktirdiklerinle, sakladıklarınla,
Harcayamadıklarınla nasıl vedalaşacağına,
Ertelediklerinle, es geçtiklerinle
Nasıl hesaplaşacağına...
Elindekilerin yanındakilerin kıymetini bilmek
Ya da ulaşamadıkların için kahretmek
Zor bir tercih gibi duruyor bakınca insan tabiatına.
Hayallerinin, umutlarının resmini çizmek
Doğumundan bu ana yüzünün aldığı şekillerden
Elinde kameran milyonlarca kendi portreni çekmek,
Kendinle yüzleşmek!
Kollarının ucundaki eller senin ellerin
Boynunun üstündeki baş senin başın
Göğüs kafesinin içindeki senin yüreğin
Bu bacaklar bu ayaklar senin
Bu hayat senin hayatın , hayal et, resmet
Bu hikaye senin değerli hikayen,
Kıymetini bilebilirsen
Bugün belki de son bir şans bize verilen
Ne olmak istiyorsak ya da ne ölmek istiyorsak
Cpt. Yılmaz Bektaş
Şair notu:
Kim ne biriktirmiş kalbinde
Neleri gömmüş nefretiyle
Körleşen gözü hoyrat diliyle
Sağırlaşan beyni ellerinde
Kara toprağın gölgesinde
Yeller eserken yerinde
Dönüş yok artık ne güne
Ne de düne…
Cpt.Yılmaz Bektaş
Kayıt Tarihi : 8.05.2023 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!