15 yıl Devlet görevinden sonra 2009 yılından bu yana Havacılık sektöründe çalışıyorum.
Yukardan bakınca Yaşlı dünyamıza;
Nerde küçük dağlar
Hani nerde o küçük dağları Yarattığını sananlar...
“Ben”ler duyulmuyor
Hiç bir kibirin... Esamesi okunmuyor
Ne gökdeleni!
—Bayramda Neredesin İstanbul
Neredeyim ben yoksa bu benim İstanbulum mu?
İnanmadığıma gözlerimi hiç inandıramadım
Uzaktan bakınca neden çok yabancıladım
Bu yabancılık duygusunu da kaldıramadım
Eskiden Bayramlar vardı
Tüm Milletçe bilinen
Bayram Namazıydı hepten gidilen
Senede iki de olsa tüm konu komşu görülen
Ramazan ,ağızları tatlandıran,
Kurban , ruhları kanatlandıran,
İlk anda hatırıma gelmedi
Neden bilemedim birden
Hangi -miş` li geçmiş zamandan-
Bir bayramdı ki o şimdi özlenen
Bir çocuğun aklından daha fazla
(Günün, Dünün ve Güzün İçine İşlemiş Hüzün)
Ben yazılıyorum benim şiirimde
Altından bir kalem beyaz mürekkeple
Boş bir kâğıt, sudan da ince
Uçuşuyor her harf kendi yerine
Kelimeler buluşuyor kendiyle daha derinde
Cevap bakalım hangimizde
Bir yol bu eskimden tenime bağlanan
Ortadan daha ortaya
Şiir geliyor zaten O bilmece
Kimim sonucunun köklerinde
Uzaklarda uyanıyorum bu şiirde
Boğaz’ın bu yakasında,
Misafir olmanın hafifliğiyle
Kahvemi yudumlarken.
Fallar bakılıp,
Hangisi daha çoktur sayamam ki
Çöl ve denizlerin beyaz kumu mu
Göklerin sarayı yıldızlar mı…
Karanlık gecede kumlara uzandığımda
Serin rüzgarın da etkisiyle rahat
Zihnimin uyuşukluğu canlanıyor
Düşünce ağlayan düşüncesiz
Özrüne aldırmadan geçirdi ömrünü
Her çiçeğe konup eğlerken gönlünü
Artık çoktan kirlenmişti önlüğü
Zaten kaç kuruştu ki günlüğü
Derin bir su kenarındaymışım güya
Yeşilin maviye kuruduğu sarıda
Sığda dizlerime kadar; yüzüyorum
Eski bir yazdan kalma bu serinlik
Sıkı sıkıya sığındığım bir ezgiden
Hatırlayabildiğimin azı ezberden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!