15 yıl Devlet görevinden sonra 2009 yılından bu yana Havacılık sektöründe çalışıyorum.
Yukardan bakınca Yaşlı dünyamıza;
Nerde küçük dağlar
Hani o küçük dağları Yarattığını sananlar...
“Ben”ler duyulmuyor
Hiç bir kibirin... Esamesi okunmuyor
Ne gökdeleni!
Ben yazılıyorum benim şiirimde
Altından bir kalem beyaz mürekkeple
Boş bir kâğıt, sudan da ince
Uçuşuyor her harf kendi yerine
Kelimeler buluşuyor kendiyle daha derinde
Dizeler kuruluyor yerin daha gerisinde
Cevap bakalım hangimizde
Bir yol bu eskimden tenime bağlanan
Ortadan daha ortaya
Şiir geliyor zaten O bilmece
Kimim sonucunun köklerine dalıyorum bu şiirde
Uzaktan
Boğaz’ın bu yakasında,
Misafir olmanın hafifliğiyle
Kahvemi yudumlarken.
Fallar bakılıp,
Sohbetler fısıldanıyor...
Hangisi daha çoktur sayamam ki
Çöl ve denizlerin beyaz kumu mu
Göklerin sarayı yıldızlar mı…
Karanlık gecede kumlara uzandığımda
Serin rüzgarın da etkisiyle rahat
Zihnimin uyuşukluğu canlanıyor
Düşünce ağlayan düşüncesiz
Özüne aldırmadan geçirdi ömrünü
Her çiçeğe konup eğlerken gönlünü
Artık çoktan kirlenmişti önlüğü
Zaten kaç kuruştu ki günlüğü
Derin bir su kenarındaymışım güya
Yeşilin maviye kuruduğu sarıda
Sığda dizlerime kadar; yüzüyorum
Eski bir yazdan kalma bu serinlik
Sıkı sıkı sığındığım bir ezgiden
Hatırlayabildiğimin azı ezberden
Onca yeldeğirmeni var dönen durmadan
Ben sizinle savaşmam savaşamam
Sizinle savrulurum çıkmasam da yoldan
Sağanaktan sırılsıklam salıncakta ağlayandan
Doğruyelin azizliğinden, düşkünün kalakaldıklarından
Hep suyun başındaydılar ayrılmadılar bir an
Bazen güzeldir her şey
Güneş batıdan doğsa
Şaşırmazsın inan bana
Umut kaçar gönlüne
İşte buna şaşırırsın ama!
Umutsuzluğun kalesinde
Değirmen misali bir Dünyada
Dönerken öğütüyor bizim rüya
Her adımının her metresinin
Hem gündüz hem de gecesinin
Bir benzeri yok bu şehrin
Sabahlarla biten gecelerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!