Sokak köşelerinde bıçağım durmaz çağlar,
Acı biber tozunu rüzgarlar göze sallar.
Kimsesiz kuytularda buz gibi ayaz keser,
Soğanın cücüğünden gözyaşım, yolda dallar.
*
Tahtanın gölgesinde açılmış yağlı çanak,
Satırlar kıvranırken doğransın dilde damak.
Cevapsız naralarla yankılanır sokaklar,
Tükendim porsiyondan, zor gelir dişe bakmak.
*
Bıçakların ucundan sıyrılıp düşsem bile,
Ustalık destanlaşıp sığmasam dilden dile.
Yılların ötesinde tezgahım eskise de,
Kimyonlar savrulurken dönüşmez ateş küle.
*
Satırım parladıkça aydınlandı yollarım,
Tezgahta doğradıkça bereketli yıllarım.
Açlığın pazarında gezerken tok karınlar,
Söğüşü sarmak için çabuklaştı kollarım.
*
Sokağın defterinde çizilmişken şeklimiz,
Soğuğun kılıcına direnir bedenimiz.
Tezgahın duruşuyla biterken tüm geceler,
Söğüşten kopup gelen de acı gerçeğimiz.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 10:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!