Bir insanın içinde
Kimsenin bilmediği bir oda vardır.
Ne çocukluğu girer oraya,
Ne bugün.
Kapısını yalnızca
Adını hâlâ kalbinin içinde fısıldadığı biri açabilir.
Ben o kapıyı
Yıllardır kimseye göstermedim.
Çünkü bazı eşikler,
Geçilmek için değil;
İnsanın ömrü boyunca içinde yankılanmak içindir.
Bir adın silinmesi kolaydır.
Asıl güç olan,
O ad söylenirken atan kalbi susturmaktır.
İnsan unutmaz.
Sadece,
Hatırladığını belli etmemeyi öğrenir.
Ve gün gelir,
En iyi rolünü
“İyiyim.” derken oynar.
Kimse alkışlamaz bunu.
Çünkü en büyük yıkımlar,
Ses çıkarmaz.
İnsan,
Bir başkasını kaybettiği gün değişmez.
İnsan, onun yanında bıraktığı kendine bir ömür geç kalır.
İşte hiçbir takvim
Bu gecikmeyi hesaplayamaz.
O yüzden
Bazı vedaların mezarı yoktur.
Her sabah yeniden gömülür,
Her gece yeniden dirilirler.
Bir bakarsın,
Kalbin artık kimseyi beklemiyordur.
Ama bir ismin geçtiği yerde
Nefesin hâlâ yerini şaşırıyordur.
İnsan,
En çok da
Kendinden sakladığı şeyin esiri olur.
Ve ben…
Ne beyazdan medet umdum,
Ne renklerden teselli.
Bazı yaralar,
İyileşmek istemez.
Çünkü kapanırsa,
Bir zamanlar gerçekten sevdiğine dair
Elinde hiçbir kanıt kalmayacaktır.
Ben o kanıtı
İçimde taşımayı seçtim.
Adı yok.
Tarifi yok.
Ama rengi var.
Siyahı seviyorum,
Kara sevdalara
Bir tek o kucak açıyor…
Hüseyin Erdinç
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 00:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!