Eski bir gölgeyi bırakmak gibi, sessizce soyunuyorum etimden,
Ölüm; ruhun dar gelen ayakkabısını çıkarıp kenara koymasıdır.
Toprağın rahmine düşerken sırlar, sükût birikir iliklerimde;
Zamanın dokuduğu bu fani hırka, artık toprağın iştahına emanet.
Sanmaki öleceğim, sadece bu bedeni terk edeceğim,
Hissediyorum bedenimden çiçek açacak,
Sanırsam bu siyah bir gül olacak.
Karanlığın özsuyuyla beslenen o yapraklar, bir vedayı değil,
Dönüşümün o muazzam ve mağrur sessizliğini fısıldayacak.
Çürümek; maddenin öze teslimi, dilsiz bir uyanış,
Toprağın sinesine karışıp, her zerrede bin akış.
Kâinatın hamuruna sızarken bu gizli maya;
Siyah bir gül mühür vurur, bu derin ve sonsuz rüyaya.
Kayıt Tarihi : 29.05.2026 01:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!