Şu dumanlı dağlar varya
O dağların arkasında
İçimde bir hasret varya
O dağların arkasında
Yollar yokuş yağıyor kar
Vakit akşam zamanım dar
..
Evde yenirse ocakta patlatılır,
sinemadaysan, armut ağzıma düş.
Patlamıştır evde yediysen.
değilsen evde halihazır gelir.
Hem patlar hem patlamaz
..
Türk-İslam âlimleri serisi – 94
KUTBEDDİN ŞİRAZİ
D. 1236 – Ö. 1310
Bin iki yüz otuz altıda Şiraz’da doğmuş,
..
Dünya üç günlük bir kuyu
Şeytanın elinde ipin ucu
Çalan ile talan ile
Dünya döner yalan ile
Haksızlıklar arş boyu
..
Şu dağlara çıktım şöyle
Yaylanacak tepe yoktur.
Yol üstüne baktım şöyle
Gelen gitmiş şüphe yoktur.
Ne koltuk var nede masa
Can saklamaz çelik kasa
..
Kartalı var, avı var.
Geçit vermez dağı var.
Atamızdan yadigâr,
Bizde Dağlı kanı var.
Düşmana karşı çekmişiz bayrağı.
Dağlarda uçuyor özgürlük kartalı.
..
Şu handa yolcuların hallerini sordumsa
Bilmediği sırları içinde saklar durur
Gördüğüm kimselerden kime selâm verdimse
Hayat veren nefesi gül gibi kokar durur
Yüreği biraz yansa can atıyor serine
Düşünmek ağır gelir fazla inmez derine
..
Alıp kaçsam kız seni
Bana derler eşkıya
Yanlış bilirler inan beni
Ben olmuşum “aşkıya”
Topladım bir deste menekşe
Solmadan götürsem keşke
..
Sevdanın uğruna perişan oldum
Bindiğim araba nere gidiyor.
Feleğin atıyla yarışan oldum
Yolların kenarı dereye gidiyor.
Gönül diyarında kurmuşum pazar
Levhasına baktın fanilik yazar
..
İki menzil arası kısa bir yol
Bu yolda ister doğ, ister öl
Öldüğünde hatırlamazsın hayatı
Doğduğunda düşünmezsin mematı
Hani iki menzil arası dedik yâ
Menzil evre evre, bölük bölük
İnişleri var, çıkışları var
..
Çiçeğe el değse kopmuş oluyor
Dikenler de kış içinde bitiyor.
Gül yaprağı yel değmeden soluyor
Çalılarda taş içinde bitiyor
Söylerim nefsime olmaz terbiye
Gerçekten korkarım bilmem ki niye
..
Efsunlar buğulandı gözüme
Bir sevda düştü özüme
Ben yanarken közüme
Bir su serpenimde mi olmasın
Lal oldu dilim
Buz kesti nefesim
..
Dilerim sılaya ah vara bilsem
Dağlar yol vermiyor yaz olmayınca
Çoluktan çocuktan bir haber alsam
Efkârım dağılmaz saz olmayınca
Gurbette kim kimin halinden anlar
Saymakla tükenmez beklenen günler
..
Yoldaş olunda kuşlar sağıma, soluma
Yol verin dağlar ben gideyim yârime
Muhtaç ettin yârim beni bir selama
Bendim yıkar, coşar gelirim
Kollarımı açar koşar gelirim
..
Yedisinden yetmişine
Sorun kimdir Veysel diye
Ey yurdumun ozanları
Yazın söylen Veysel diye
Gün doğar Sivas elinden
Aşar gider Veysel diye
..
Sana bir arz-u halim vardır hâkim bey
Sanma ki adil düzen, sanma ki adaletin ey
Hamiyette sebat en ulvi hakkımdı
Zor ile feragat olundu, yenilen hakkımdı
Maddem ki verilmiş hükmümüz baştan
..
Öz-ü vatandan terk-i diyar ettik
Hicran dağlar bağrımızı geç fark ettik
Divane aşılmaz denen dağlar aşıldı işte
Çıkarken hüzünlüydük, ağladık inişte
Ayrılığın vakti değildi lakin la vuslatız
..
Dağıstan’ın güzelleri
Sallar gümüş beşikleri
Burca sancak dikenleri
Dağıstan’ın koç erleri
Yarenleri, erenleri
Allah için sevenleri
Dağıstan’ın belleri
..
Dün sesini duyup teli kapattım
Yokluğunu bir kez daha anladım
Yaptığım hataya yine ağladım
Bu ayrılık öldürdü beni gülüm
Her saniye bana oluyor zehir
Gözlerdeki yaşlar kanlı bir nehir
..
Uzatsam elimi değecek
Aramızda sıra dağlar var sanki
Koşmak gelir içimden, sarılmak
Ayağımda prangalar var sanki
Hicranla kalbim dağlanır
İlmik ilmik kısmetim bağlanır
..



