Gözümüzle gördüğümüz güneşin
Doğuşunda batışında sevgi var
Şu âlemde kavruluşun yanışın
Ateşinde tütüşünde sevgi var
Gönül diyarında olan işlerin
Halis hayallerin güzel düşlerin
..
Baharı beklerken yaman kış geldi
Güzel koku veren güllerden olduk
Bağımız bahçemiz saralıp soldu
Yüzlerce meyvalı dallardan olduk
Yazarlık tasladık dört satır için
Soyumuzu bozduk bir katır için
..
Antalya’dan çıktım yola.
Nereye dediler, dedim Patnos’a
Ilık ılık esiyordu o gün rüzgar
Lambasız bir expresle yolculuk var
Ankara büyük garda verilince mola
Renk renk ışıklar vurdu vagonlara
Lambasız bir yolculuk daha başladı
..
Güneşin yüzünü kirleten kara
Kulun kula varıp boyun eğmesi
İnsanın içini sızlatan yara
Kulun kula varıp boyun eğmesi
Yılan yuvasında kalmaktan beter
Bozbulanık sele dalmaktan beter
..
' Ömer Acar ' a... '
Felâhiye ve Bünyan, halıdaki renge yan,
Sivas ' da bir güzele, tutulmuş Sarıoğlan...
Pınarbaşı ve Sarız, yol dolambaç geçeriz,
Binboğa dağlarında, kaynaktan su içeriz...
..
Hasretinle geçti yıllarım benim
Kederim güman'ım bir anla beni
Perişan olmuştu hallerim benim
Ateşim dumanım bir anla beni
Sürüklendim durdum aşkın selinde
Teselli aradım sazın telinde
..
Sevdiceğim bilmezmişsin
Yola düştüm senin için
Hiç haberdar olmazmışsın
Çöle düştüm senin için
Halim yaman oldu gitti
Bilmeyenler güldü gitti
..
Nice yıldır ateşiyle yakıldım
Bu nazlı mı kara toprak incitme
Mezarına gelip yere yıkıldım
Bu nazlı mı kara toprak incitme
Rahat yatağında rahmete dalsın
Cenneti âlada yerini bulsun
..
Gönül sakın yıkma kendi bendini
Candan geçmeyince canan bulunmaz
Aşkın ocağına at sen kendini
Yanışından sonra yanan bulunmaz
Uzaktan görünür dumanlı dağlar
Gözleri okşuyor yemyeşil bağlar
..
Yemyeşil çimenli şu dağlar için
Çiçekli laleli bahçeler için
Hakkari Van Sivas İstanbul için
Gelin barışalım güzel Türkiyem
Bir damla kan cana can veriyorsa
Sevgi Hak ka giden yol oluyorsa
..
Sonum ne olacak söyle bileyim
Cevap vermezmisin bana cananım
Bilmemki hatırdan nasıl sileyim
Yüzünü gördüğüm günü cananım
Talihim şansımdan intikam aldı
Gönül aynasını taşlara çaldı
..
Haya denen damarlar çatlamış ta derinden
Nasırlanmış yüzlere söz kâr etmez neyleyim
Kafatası çürümüş kokuyor her yerinden
Böylesi beyinlere tuz kar etmez neyleyim
Bizler bizi aldattık çok kullandık 'He! 'leri
Kötülere özendik yazabilsem neleri
..
Çiğ süt emmiş derken insan oğluna
Gör günün yareni gör günün dostu
Düştüğün zamanda bakın haline
Bir günün yareni bir günün dostu
İşin tersine gidip kalırsan naçar
Zor günde hep senden uzağa kaçar
..
İnsanları kıymet bilene sorun
Hakkın yarattığı kulda neler var
Uzaktan bakmayın yakından görün
O zaman anlarsın elde neler var
Gelen yolcu bu yaylayı yayladı
Derinleri alim indi boyladı
..
Dağlar taşlar neler varsa yazıdır
Sıralayıp sesli sessiz düz oku
Kalp insanın Hakkı gören gözüdür
Düşün taşın bazı şeyi sez oku
Şu âleme bakar iken durulur
Hikmetleri akıl almaz yorulur
..
Günüm kara imiş başım çileli
Verdim teslliden almadı gönül.
Şu ana kadar da geldim geleli
Başıma gelmedik kalmadı gönül.
Sevdalandım çıktım dağlar başına
Bütün ümitlerim çıktı boşuna
..
Gelip geri dönmek için gelmışım
Giriyorum duruyorum sırada
Sararıp dökülen yaprak olmuşum
Kuruyorum çürüyorum burada
Ateştendir aşıkların yeleği
O alemde makbul olur dileği
..
Öylesi güzele yar dedi gönül
Hevesim solacak güle değildir
Yüreğimde sevda var dedi gönül
Tarifi lisana dile değildir
Beni bu halime koyanım olmaz
Feryadı figanım duyanım olmaz
..
Şu dünyanın ocağına
Geldik şimdi gidiyoruz.
Yandık tüttük sıcağına
Yıldık şimdi gidiyoruz.
Zaten insanoğlu gamaz
Derdin halin ile komaz
..
Sabah yeli
Döverken gövdemi…
Bir rüzgâr fısıldarken kulağıma
Kopuyordu fırtınalar ruhumda
Kara bulutlar sararken tenimi
Sağanak sağanak buğulanıyordu gözlerim
Aklıma geldikçe özlediğim
..



