Bu makama kim ere üş bu nakdi kim dere
Varlığın Hakka vere cümle âlem içinde
Varlık yokluk birdürür aşk u siva birdürür
Dünya ahret birdürür aşk-ı kadîm içinde
Kim bu sırra ermedi kendözünü dermedi
..
Çokça sen azca ben içinde biz 5
Özlemiştim. Seni ve seninle birlikte yaşanan her şeyi bir bütün içinde…
Eksik parçasıydın bunca özlenmişliğin içerisinde olup, dışarıda kalışınla. Özlemiştim yalan değil yollarını bile gözlemiştim. Seni özlemenin bile kutsal sayıldığı birçok yazıya seni nasıl özlediğimi işlemiştim. Seni hem özleyip, seni hem yazmak birde üzerine sensizlik tarafından kuşatılmış olmak çoğu zaman yazdıklarımı bölse bile, seni özlemenin ayrıcalığıyla kendimi yaşatmıştım. Sen özlem duvarlarına kazınmış sıva, ben sana vurulmayı bekleyen malası olmuştum. Seninde özlediğini bilmemiş olsaydım işte o zaman özleminle ölürdüm. Belki ellerinden, gözlerinden, sözlerinden, gülüşlerinden, teninden uzaktım ama özlemine yakındım. Özlemiştim yalan değil. Özlem duydukça resimlerine özlemimi anlattığımda gerçektir. Özlemiştim bir gün bu özlemin son bulacağı gerçeğini kendi içime sindirerek…
Özleminin yaşandığı zaman dilimleri, özledim gerçeğini yüzüme vuruyordu.
..
Her seher avucumuzu dolduran pınarlardan
Her sene bir yıldız akacak ufkumuza
Göreceksin melekler kıskanacaklar bizi
Rüzgarlar bulutlara anlatacaklar bazen
Altı bin senelik hikayemizi...
(Eylül 1951 - Sivas)
..
Müştakıyım Rabbe götüren nurlu kapıların
Eşiğinde kıtmir olabilsem keşke Beyt-i Resulün
Mübtelasıyım uzak olsamda mukaddes yapıların
Bülbülü olsam keşke salevatlarla o gonca gülün
Metin HANLIOGLU-SİVAS
..
Kar yağar sivas iline
Düşürme elin diline
Kız ben seni çok sevmişem
Koyma beni el yerine
Kar yağar sivas iline
Söz olsam ben diline
..
acım kucağımda çocuk kaldı
bir başına memesiz
çarpıyorum duvardan duvara
içimden sökülüyor sıva
acı bir o yana bir bu yana
kan bırakmadı yarada
..
İki oda düşün,birbirine bitişik aradaki küçük kapı ile irtibatlı...Bu iki odadan biri karanlık,diğeri ise aydınlık(lambası yanıyor) ve bir kelebek ile yarasa düşün.Yarasayı bıraksan bu odalardan birine; o gittiği odayı bilmez ve zaten onun bir önemide yokturdur.Çünkü yarasaların gözleri iyi seçemez.Ha aydınlık oda ha karanlık oda.Ama kelebeği hangi odaya bırakırsan bırak o hep aydınlık odaya geçecektir çünkü onun gözleri görmektedir.
İşte bilim,cehalet,bilim insanı(aydın,okumuş insan) ve cahil insanın durumu yukarıdaki gibidir.
Bilim aslında aydınlık oda gibidir,kelebeği yani bilim insanını kendine çeker.Karanlık oda ise cehalettir ve ona daha çok yarasalar girer.Gerçi yarasalar aydınlık odaya da girerler ama o odanın aydınlık oda(bilim,bilgi) olup olmadığını bilmezler.Gerçi kelebekler karanlık odaya da girerler ama onlar aydınlığın ne demek olduğunu bildikleri için karanlıkta fazla kalmaz hemen aydınlığa,bilime,bilgiye yönelirler...
18.10.2007-Sivas-Yenidoğan
..
Biz böyle bilirdik;
Sen’in kokunu gül’den aldığını.
Yokluğunda öğrendik;
Gülün kokusunu Sen’den çaldığını.
(21.09.11 / Sivas)
..
İkinci Bölüm
1
‘Lerdüvan dayadım alma dalına,
Almaları yumruk yumruk daş gibi.’
Tren keskin bir düdük çalarak küçük bir istasyona giriyordu.
Koridorun penceresinde yıldız yıldız parlayan ışıklara gözlerini dikmiş olan köylü:
..
Yıl bin dokuz yüz altmış yedilerde
Bir kadın öldü
Sevda çiçeklerinin açtığı yerde
O şimdi kalbimde gömülü
Seven de sevilen de ölü
Sivas-1971
..
Her adam olamaz deli Sivaslı,
Sivasın yiğidine kurban olurum,
Sivasın insanları özü Osmanlı,
Sivasın kültürüne kurban olurum.
--------------
SİVAS/
..
Sivastan çıktımda kangala doğru,
Tecere indim karınan dolu,
Yağ dondüran diyor,kestim yolunu
Bugün dağlar yine kar ile boran...
Sivas ile bu kangalın arası
Kangala salıyor karalı yası
..
Zaman deyince
ürküyorum
aşkın canavarı mı ki (13.9.95 İstanbul) ,
aşk yarası bu
topal bir hayvan gibi
kaçıp gizlenmem lazım (98 Sivas)
..
Ben gidiyorum
Bugün alacasına kara çalındı sabahın
Sabahlar sana kalsın ben gidiyorum
Güneş ülkelerinin malum yiğitleri
..
Zaman ip atlatıp durdu
çocukluğuma gençliğime
yoksulluğum takıldı ayaklarıma
düşüp düşüp burnumu kanattım
tabutum da düşerse komedi olur valla..
(97-Sivas)
..
“ Ozan, Yazar, Sanatçı, Yiğit ve Güzellere “
Ne yazılsa Sivas ' a, bilirim asla yetmez,
Nurlar içinde yatsın, yöreyi her tanıtan.
Nice değerli Eser... Ki; bu dizeler bilmez,
Onca ezgiler iner, sökerken her şafaktan...
..
sana seslenecek birazdan
yüreğimin sabâ nidâları
sıva kollarını
titresin teninde su
vakt-i seher hazz'ında
bir duâ'nın
avuçlarında buluşalım
..
6 Vekil 5 düştü SİVAS’IN HALİ
Altı vekilimiz vardı
Göç yüzünden beşe düştü
Ekmek aramaktı derdi
Yokluk yine başa düştü
..
Yüreğini yoklasam içinde kara dolu
Okudum ayıpladım beyhude yaz boşuna
Olgun olan tutar mı böylesi yanlış yolu
İçip sarhoş olmaktan alırsın haz boşuna
Felâketten tarafa mesafe kat edersin
Getirirsin murdarı aslana süt edersin
..
Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri -5-
Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri’nin önemli isimlerinden Cahit Külebi ve Atilla İlhan, I. Yeni (Garip) anlayışından farklı şiirler yazarlar. Cahit Külebi, heceye yakın usta bir nazımla yazdığı şiirlerinde açık, iyimser bir tablo çizer. Halk türkülerini andıran akıcı, çarpıcı şiirlerinde kafiye ve diğer ses uyumlarından yararlanır. Anadolu’yu anlatan samimi şiirler yazar.
Hisar şairleri gibi Anadolu’nun bağrında yetişmiş, Anadolu insanını yakından tanıyan Cahit Külebi, Anadolu’yu, Anadolu insanını şiirlerinde gerçek anlamıyla yansıtır. Onun şiirlerinde yalınlık sıradanlıktan uzak ve özgündür. Somutla soyut arasında lirik bir anlayışla şairane bir gezinti yapar.
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
..



