karşıyı sordum yanımdakine
inanılır güvenilir bir insandı
eliyle gösterdi karşıyı
gösterdiği yere geçtim
ama içimde bir şüphe
bir daha sordum ilk gelene
neticede bir kaptanız
kendi gemimizde
yıllarca ne fırtınalar atlattık
tekneye su aldırmadan
yolumuz zamandı
ucu bucağı olmayan
Kara gözlerin
bu sevdanın tek gerçeğiydi
o gözlerden
vefasız gideceğin zaten belliydi
gittin karanlıklarda
sabaha hasret bıraktın gönlümü
elimde beyaz bir kagıt
ve kara kalem
sımsıkı parmaklarımın arasında
gönlümdeki bir çınarı
karalayacak kagıda
yemyeşil yaprakları dalları
Bir bir eklenince geceler
gündüzlerde karanlıklar çöker oldu
bir ışık yok senden
gündüzlerde karardı bilsen
geceye aşık olanlar var dediler
karanlıklarda huzur bulanlar
denizi sevdim deli gibi
sardımı tenimi sevgili gibi
okşar ayaklarımı günün acısını
çekip alır tabanlarımdan alev alev
beyaz köpükler hülyalara gebe
arzuladığın düşlediğin sevgilere
sana söyleyebilseydim
içimdeki közlenmiş ateşi
taş gibi otururmuydu yüreğime
ayrılığın kör kasveti
rüya zannediyorum hala
elimle gönderdiğim kaderi
bu gün cumartesi getirdin bana
yaz ortasında son bahar gibiydin
sararmış yorgun ürkek isteksiz
ne çabuk ta geçtin hayatımdan
daha gençtik tazeydik bahardık
bedenler eski biz hala yeniydik
HAYAT bir rüzgar gibi
bir ailenin içinde
ferahlatan bir meltem
zamanla bahar rüzgarları
ardından bunaltan yazın
kah yakan kah serinleten
Hayat dediğimizde
her zamanın bir değeri var
çocukken habersiz
gençken deli dolu
orta yaş acabalarla dolu
yaş kemale erince de kısa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!