bir küçük tekne benim gönlüm
sıradan ağaçlardan çakma
ince kıvrak korkusuz denizci
değme havalara kafa tutar
ben dümende olduktan sonra
kara bulutların şeytanlarını
bir resim ardından çiçek kokuları dolar
kapanmadan gün batımında kapılar
taş binaların arasında sessiz bir mahalle
bir resim tüm hayallerimdeki çizgi
rüyalarımda bile çeker alır aydınlıga
gizemli birçift göz kara gözlüklerin ardında
Rafta kitaplar
kurmalı saat camı kırık
siyah beyaz resimler
lacivert dolma kalem
üsten bakmalı fotoğraf makinası
halı saha ayakkabılarım
Kafamı kemiren bir şey var
Her anımı acı ile saran
Düşündürmeyen
Yaşatmayan
Hatta nefes bile aldırmayan
Kurt mu kurtçuk mu
bu kuş yüreklerde olmalı
özgür
gözyaşları gazlarla akmamalı
sevgilerde coşmalı
gücü sandıktan almadan
iktidar
KUSURLARIMI SEVİYORUM
onlar içimdeki çocuk
kızınca surat asmayı
aşık olunca geç yatıp
erken kalkmayı
parayı gereksiz bulup
şu ana kadar
ağacın dallarındaki
kuşu sana benzetiyordum
konuyor
güzel güzel ötüyor
tam elimi uzatıyorum
ben şimdi gidiyorum
göçmen kuş say beni,
eger degişirsen bulutlara
yağmura haber sal
bu kışımız olsun bizim
tipiler ayazlar ve kar
hayat yükünü taşıtmak için kılıfladığı
aşkla meşkle süsleyip bir güzel kazıkladığı
sabahla akşam arasına yevmiyesiz amale
sana sunup besleyip ölüme sundugu hayat
bizim olduğunu sandığımız bize ait olmayan
yazları sıcak kışları soğuk baharında aşk
kışlarım sert geçti
ayazlara alıştım
geçit vermez yollar
dediler
acıları yüreğimde
yürüdüm gülerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!