Kim Suçlu?
Sen misin — kalbimi bıçak gibi yaran,
Yoksa ben miyim — kanayan yerime seni bastıran?
Sen misin — ruhuma zincir vuran gardiyan,
Mesele
Mesele; birinin sana hayır demesi değil,
bazen bir “evet”le kandırılıp,
bir suskunlukla öldürülmendir.
Bir çift göz, umutla bakar sana,
Nasılım, bilmem…
Sanki aklımı kaybetmiş değil de,
acısını nereye koyacağını bilememiş gibiyim.
Karanlık bir odada, duvarla göz göze,
suskunluğumla tartışıyorum.
Bir tarafım hâlâ senin sesini arıyor,
ÖLDÜ SAY BENİ
Bu gönül, yılların yükünü taşırken eğildi,
düşerken adını andı, sende silindi.
Kader kapımı çaldı, içeri girerken eğdi—
yüreğim sendeydi, sende öldü say beni.
Olmaz Ya Hani…❞
Şimdi açsam kapıyı,
beklesem ay ışığıyla,
sen gelsen…
Olmaz ya, hani ansızın belirsen,
Sana anlatamadığım bir sızı var bende.
Hani bazen nefes almak bile ihanet gibi gelir ya,
öyle bir şey işte.
Senin olmadığın bir havayı solumak,
seninle dolu bir geçmişi taşımaktan daha zor.
Yüreğinin taşıyamayacağı yükleri yıllar önce gördüm,
Bir gün kalbin kırılacak, gözlerin susacak, biliyordum,
Sana demedim mi hayatın en ağır yanı insanın insana ettiği,
Yalnız kaldığında geriye döneceğin yer bendim, sana demedim mi.
En yakın sandıkların bir gün senden uzaklaşacak,
Seni Sevmek sadece akla zarar Değilmiş
(Delinin Güncesi)
Şimdi suskunluğumu ağırlıyorum yorgun yüreğimde,
çığlıklarımı geceye saklıyor beynim.
SEVİLMEDEN
Kalbime düştü adın, sustu bütün yollar,
Bir ben bildim seni, bir de suskun rüzgâr.
Kalsın yüreğimde ölümsüz aşklar,
Ben şimdi tam buradayım sevgilim:
gitmelerinin kıyısında,
kalmalarının ortasında,
senin yokluğunun ağırlığında…
Beni deli ettin ya, bak hâlâ aynı yerdeyim:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!