Elimde bir kalem var, önüme serilmiş boş sayfalar…
İlk sayfaya kendi adımı yazdım; yorgun, kırgın, sessiz bir ben…
İkinci sayfaya senin adını koydum; ulaşılmaz, uzak, sessiz bir hayal…
Üçüncü sayfa boş kaldı; “biz” dedim, ama kelimeler orada nefessiz, çaresiz…
Ben her gece o boş satırı açıp sana yazıyorum.
Boşuna
Boşuna arıyorum seni.
Başka gözlerde ışığını, başka seste tonunu.
Başka sokakta gölgeni, başka kapıda sesini.
Boşuna.
Bugün yine beni unuttular.
İlaç saatinde ismimi söylemediler,
demek ki artık yokum sistemde.
Belki de silindim,
belki de senin gidişinle birlikte adımı da yaktılar kayıtlardan.
Bilmiyorum.
Bul beni bir çocuğun gülüşünde,
Yarım kalmış sevdaların özünde,
Karanlık gecenin zifrinde,
Bir akıl hastanesinin köşesinde…
Bul beni sevgili.
Cevapsız Sorular Nöbeti
Kime sorsam "gitme" dedi, kendi gitmişken,
Kime sorsam "sev" dedi, kalbi bitmişken.
Ben bu saklambaçta hep ebe kaldım,
Gözlerinin içinde kendimi kaybettim.
Kime sorsam "düşme" dedi, eli boşken,
:
Cinnetin Başkenti
Uykusu kaçmış bir kentin en kör sokağındayım,
Delinin Güncesi
Bırakın beni ne olursun bir kez göreyim bir kez sarılayım.
Belki iyileşirim belki ki ben de sizler gibi olurum kalpsiz, hissiz, sevgisiz.
Belki o zaman bana akıllı derseniz.
Ey Benim Sevdasına Kavrulan Kalbim
Ey benim sevdasına kavrulan kalbim,
Bilmiyor musun, aşk dedikleri bir yangın değil mi?
Kül oldun, hâlâ niye yanacak yer ararsın,
Hangi delilikte buldun bu kadar sabrı, söyle?
Ezberimde Kalan Gülüş
Ezberinde kalan bir gülüş,
bazen bir ömrün yankısı olur.
Bir bakışın sessizliği bile
insanın içine şiir gibi işler.
Zamanın kollarında bir garip yolcu kaldım,
Hicranın deryasına, umutsuzca daldım.
Gönül heybemde yalnız, acı hatıra çaldım,
Kaderin sinesine, bakıp bakıp ağladım.
Karanlık perde çekmiş, güneş doğmaz ufkuma,
Sitemler pranga olmuş, gitmez artık uykuma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!