sevdanı avucuma veresin var mı, dedin ya.
ben avuçlarımı çoktan açtım be güzelim,
bir sen değil, hayat da içine düşsün diye bekledim.
kimi ekmek bıraktı, kimi yara.
kimi bir tebessüm, kimi ömür boyu kanayan bir sızı.
insan dediğin ne garip mahluk.
bir ömür sevilmek ister de,
sevmeye gelince bin hesap yapar.
dilinde sadakat türküsü,
yüreğinde kaçacak liman arar.
küllerinden doğmaya hevesin var mı? dedin.
var olmasına var da.
şu dünyada yanmayan kim kaldı?
birini aşk yakmış,
birini hasret.
birini yoksulluk kemirmiş geceler boyu,
birini kendi hırsı.
bazıları da vardır ki.
ne sevdaya yanmıştır ne ayrılığa.
insana yanmıştır.
çünkü ateşin en zalimi odundan değil,
insandan çıkar.
ben bunu geç öğrendim.
bir dost sofrasında öğrendim.
aynı ekmeği bölüştüğün adamın
bir gün seni eksiltmesinden öğrendim.
bir aşkın gözlerinde öğrendim.
gelmeyeceğim demeyenlerin
en sessiz gidenler olduğunu gördüm.
şimdi dönüp geçmişe bakıyorum da.
ne çok mezar taşım var içimde.
üstünde isim yazmayan.
ölmemiş insanların mezarları.
kimi dostluk gömdüm oraya,
kimi hayal.
kimi de bir daha dönmemek üzere
çocukluğumu.
ve sen soruyorsun.
gidesim var, gelesin var mı?
eyvallah.
benim de çok gidesim oldu.
bazı şehirlerden.
bazı yüzlerden.
bazı hatıralardan.
hatta bazen kendimden bile.
ama insan nereye giderse gitsin,
yüreğini yanında taşıyor.
kaçış dediğin şey,
biraz yol almak sadece.
acılar bavula sığmıyor çünkü.
sonra dedin ki.
sarılmak gibi değil, sığınmak gibi.
işte orada sustum.
çünkü sarılmak kolaydır.
bir anlık özlemdir.
bir fotoğraf karesidir.
bir vedanın son cümlesidir bazen.
ama sığınmak.
insanın bütün maskelerini çıkarıp
bir başka yüreğin önüne bırakmasıdır.
kusurlarını saklamadan.
yaralarını örtmeden.
korkularını inkar etmeden.
işte ben buyum diyebilmektir.
ve bilirsin.
bu çağda herkes sevilmek istiyor.
ama kimse kimsenin yükünü taşımak istemiyor.
herkes baharı seviyor.
kimse kışa razı değil.
herkes çiçeği koklamak istiyor.
kimse köküne su vermiyor.
sonra kuruyan güllere kader diyorlar.
yok be dost.
bazı çiçekleri mevsimler değil,
ihmaller öldürür.
bazı sevgileri ayrılıklar değil,
sessizlik bitirir.
ve bazı insanları ölüm değil,
değersizlik tüketir.
onun için şimdi sana bir şey söyleyeyim mi?
sevdanı avucuma vermeden önce,
yüreğini tart.
küllerinden doğmayı istemeden önce,
seni hangi ateşin yaktığını bil.
bana gelmeden önce de.
kendine uğra.
çünkü insan kendine yabancıysa,
dünyanın bütün yolları birleşse de
hiçbir yere varamaz.
ama bir gün.
kalabalıklardan yorulur da,
kendi sesinden bile kaçacak yer ararsan.
gel.
aşk için değil.
heves için değil.
yalnızlığını gizlemek için hiç değil.
insan kalabilmek için gel.
çünkü bu çağda en büyük mucize,
birinin kusurunu bilip de gitmemektir.
birinin karanlığını görüp de ışık yakmaktır.
birinin cehennemine bakıp da
kapıyı çekip çıkmamaktır.
ve anladım ki sevda,
aynı gökyüzüne bakmak değil,
aynı fırtınanın altında ıslanabilmektir.
aynı şarkıyı dinlemek değil,
aynı sessizliği paylaşabilmektir.
ve aşk.
birine sarılmak değil be güzelim,
dünya üstüne yıkıldığında,
onun yüreğinde
kendine bir sığınacak yer bulabilmektir.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 7.06.2026 23:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!