Bunun lamı cimi yok,
Taklitçiyiz, taklitçi.
Savcısı, hâkimi yok,
Taklitçiyiz, taklitçi.
Yüksek lisans yapsak ta,
Birkaç kendini bilmezi,
İyice bir haşlamalı.
Elle, dille yapamazsak,
Bu sayfada taşlamalı.
İşte geldi sene sonu,
İlk halk olan kâinattı,
Rabb’im Arz’a hayat kattı,
Sonra insanı yarattı,
İnsanoğlu, tefekkür et,
Yaradan’a teşekkür et.
Nefsimize uyarak, nice dostları üzdük.
Doğru söyleyenlere alayla dudak büzdük.
Regaib Gecesi’nde Sana el açıyoruz.
Affet bizi Allah’ım! Günah içinde yüzdük.
*** (01 Mayıs 2014)
Tevekkülün eksikse, bu dünya keder sana.
Yaratılan her varlık acaba, ne der sana?
Tefekkür et de bir bak, kâinat zerresine,
Bir çöp parçası dahi, nasihat eder sana.
Sevenlerin dilinde, konular şiirleşir,
Elbette ki bu dilden anlayan şairleşir.
Zevkler, renkler birleşip isteği doğururlar,
Aşk teknesi içinde, sevgiyi yoğururlar.
Çarşıya gitmek için Hoca çıkarken yola,
Çevresine göz atıp, bakınmış sağa-sola.
Derken birkaç afacan çevirmiş etrafını,
Denemek istemişler Hoca’nın insafını.
Sıcak bir yaz gününde Hoca göl kenarında,
Bir yoğurt bakracı ve bir kaşık var yanında.
Akşehir Gölümüzse serilmiş yayla gibi,
Bundan yıllarca, önce delikanlı fidandık,
Bu hayat, ömür boyu hep böyle gider sandık,
Şimdi anlıyoruz ki, gençliğimize kandık,
Yaşlanmak, bu dünyaya geldiğin anda başlar,
Hayati fonksiyonlar, yavaş yavaş yavaşlar.
Hoşgörülü olalım her motif, her desene.
Tembihte bulunalım, irtibatı kesene.
Barış, huzur yelleri uçuşurken dünyada,
Güzellikler içinde buyursun yeni sene.
*** (31 Aralık 2014)




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...