Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Bir su bardagi belki,
Dert ile dermanlasacagi belirsiz belki son damla..
Yorulan gövdenin corak topraklari gibi takatsiz
Söylemeye mecalini konusacak ne haldesin boslugu kadar dünyadan dönüyorsa devran
Efkari bozuk , amma cildi düzgün olsun diyelere cevre yoldur artik
Durmaksizin öte taraflara giden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dürtmedikce calismayan
Didiklemedikce küsküne köhneye haraba inziva …
Zifir mi zifir,
Programlanmis yapimlarin ayari icadi ve uyrugu olunca insan
Olup öldügünden beri yapan yöneten ve harcayip kullanin keyfiyet kuklasiydi
Saran makaralar soytariligina her defasi silbastan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Onun yüzünden diyorum işte
Rahmetli
Perde deyince
Sahneye girip acaip değişik Rol kapmak için kenardan köşeden fena gösterişli
Taksi çalmış
Durumdan haberi olmayan dünyayı başına çağırmış toplamış

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sisesi yunarken kirilmissa
Acisi dinmeyen ustura kesiginde sanciyan
Gaz lambasinin islimli alevleri altinda gecen zaman olsun
Ölmüs gecmis gitmis olsun, bir dal bir yaprak bir salkim bir hevenk
Bitmis sayilmayan dünyaya yol kenarindan ücra kamyon kasasi gibi
Muavinsiz

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bilir tanir misin
Iycelerini giymis
Nasil da güzelsin sarkilarini söylemeye yaza
Güzel dursun görünsün diye tozlu yollara kirac bayirlar serin dereler
Bir tüy de benden olsun
Koparsa kopsun dünya yükünü tasidigim kanatlarindan sigircik ve serceler

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Temmuz olunca tevekte karikta sürgün vererek yesermis bostanlarla beraber asmalari yaz yükünü almis olgunlasan alacalardan salkimlanmis üzümlere bag bahce donatirken, cakisi cebinde, heybede sofrasi topraga serilecek olan irgatligin türlü tevatürü, boracta serin pinar suyu, bir omzunda tirpan bir kolunda pilli radyo…

Oraklarla galiclarla tarla yoluna ve EKIN YOLUMUNA giden gelenlerin gide gele kimi ar lastik kimi sahtiyen potin kimi naylon TIGGIR kimi yayan kimi yapildak, topragi un ufak ettigi ve ciplak ayaklarla basildiginda esen poyrazlarin insan izlerini silip süpürdügü gece yarilarina kadar yazida yabanda gecen vakitten sonra radyolarda calan „ aksam olur karanliga kalirsin, derin derin…..oy gelin, sevdali gelin, öldürdün beni “ sesi yankisi ve cigligi sanki her gün her an bir daha geri dönüsü olmayana yitirilen dünya hayatinin liste sirasi uzun ve KAYIT DISI GURBETiNE DÜSMÜS gibi aliiiir götürürdü tarlasindan sap ceken harmanlari, sigir - davar sürüm ve sagimlarini, yorgun argin tezekle tutusturulacak olan ocagin atesine kurulan yavan yasiklarin aksam ögününü, kollari dirseklerine kadar sivali okunmus ellerinden su sizarak ezana yetisme telasesini ve donsuz göyneksiz yüzü kaysak cocuklari…

Sonra gün geceye dönerdi, sap saman yiginllarini kosulmus at arabalari ve kagnilari üstünde iyce saglamlassin berkisin diye cignatmaya götürülen cocuklukla beraberce, gökyüzünü usul yavas süsleyen yildizlar koyulastikca siyah elbisesini giyen gecede piril piril parlayarak hic bir alfabenin ve konusma dilinin kolay kolay tarif edemeyecegi unutulmazligin dünya seyir defterini tutarak, otlar calilar dikenlerle beraber bütün kavrucu sicakligiyla yolunu eylüllere gide döne kendinden savusup gectikce yaz, simdilerde höyük tarafinda görünüp saklandigi Hilal haliyle sararmis solmus güzlere yaprak gazel dökünceye kadar TEMMUZ `un gayret kapisini yilip güdüyordur.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Işıklar kararınca devri insanda
Nasıl ki sepette bir çürük
Tümüne verdiği zarar ziyanla kendinden betere benzettiği
İnsanı yaşatmayı öncelemiyorsa, kalbi sökük yapısı bozuk her fırsata düşkün manyak bir cellat makinadır
Binyıllarca kazanılmış sosyal devletçiliği ve işler çalışır olan olan bütün onurlu sağlıklı saygınlığı
Çürüyüp

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hic merak etmeyin halledecekler sizi
Beton bosluguna durmaksizin birbirinizi bindirdiginiz asansör hayatinizla
Gözünü yummaya gör kim kime dalar
Kim kimi girtlaklar bogazlar
Kim kimi delik desik sivri yuvarlak ücgen cokgen trapez prizma sekil
Nerde ne zaman nasil üstüne cullanip kaliba sokacagini bilmeden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Giden günlerde bir kadin, sapsari dikensi cicekler acmis agacin fotografini cekiyorken cavlan sularda akan derenin kenarinda, ` birgün evvel ben de cekmistim ` diyerek ayaküstüs laflasirken, daha fazla dayanamayip bu karda kista kuru ayazin koluna kucagina kendini atmisligin müthis ask yangini delice derdi ve dayanilmaz cilelere katlanabilecek gücü olmasi gerektigini varsaydik..

Hic degilse toplum duyarsizi kendinin ilgisiz alakasizi INSANDAN daha görür bilir yasar duyar davranir canliligi ve tanikligi vardir demelere bu deli caglar düskünü agacin , hatta öyle ki tüm kardelenlerden evvel yatip uyuyamayip, tenine dokunan kimi zaman günes kirintilariyla yetinip doyarak; sonsuz ve tükenmez umudu, tutkuyu,hissi, hazzi, zevki, zerafeti, sevgiyi, mutlulugu, özgürlügü, özgüveni, sinirsiz kuralsiz her zorluga katlanarak ucari sevinclerle ve bünyesinde -belleginde kalan YASAMA BiLiNCiYLE; herkese ve her yere müjdelemeye olanca var gücünü verip, renk katip, can attiginda karar kildik.

Keske ölmeden olabilseydi de insanlik, dünyasindan kovuldugu salonlara tikilip susup sönmeden evvel ocagi ve cirasi, buyrulmus esaretin yazilmis programlanmis hayatlarina esir düsmeye akli fikri gönlü vicdani razi gelmeyeydi, ne sabahi vardi artik cünkü ne hazzi huzuru dirligi saygisi mutlulugu ve selami. `Sanirim soguk iklimlerden olsa gerek ` dedi, ` daha kuzey Iskndinavya`larda hem soguk hem sürekli gölgede kalmak insanlari `mutsuz ediyor ve istatistigi yüksek intihara sürüklüyor` .

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Iskele boyu
Her sefer bir son defaya sütliman
Icirip kandiran bulutlarla üstünü basini soyunan yagmurun
Karnesine zayif düsüren alaylisi okullusu gibi
Devrik veya redif..
Suskunluk hakkini bolca kullanmis rüzgarlara söz temsili

Devamını Oku