Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Bana bir yer söyle ismi ülkesi insan olsun
Agir emin saglam adimlarla
Kaplumbagalarin yasadigi dünyayi omzunda tasidigi yurdu yuvasi gibi
Yolunu sasirmaksizin ufuktan ve daglardan dogup gelen ay ve günesi söyle
Dallar söyle yapraklari yesil yemisleri kiraz..
Rüzgarlarin sinirlari zorlayan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gün o ki mayis dediler,
Gün o ki surdan suraya deli gönlümü olan ömrüme
Caresi kacari kurtulusu yok yapacagim ben o isi
Dolduracagim bir güzel keyfim sefam olsuna caydanligindan
Fokkkkur fokkur hani var ya…
Yaz gelince incelerini giyip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hava alanı gibi her yer
Herkes var
Dünyası dönmeyen
Bacası tütmeyen, düzeni dağınık
Kayıtsızlığı saydam ve sabit salon figürleri gibi kuşatılmış kalabalığını yırtan ezik ve soğuk yalnızlıklarıyla
Anlık saniyelik mutluluklara yol revan cam güzellerinin zümrütten işlemeli insanımsı yakut

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hava alanı gibi her yer
Herkes var
Dünyası dönmeyen
Bacası tütmeyen, düzeni dağınık
Kayıtsızlığı saydam ve sabit salon figürleri gibi kuşatılmış kalabalığını yırtan ezik ve soğuk yalnızlıklarıyla
Anlık saniyelik mutluluklara yol revan cam güzellerinin zümrütten işlemeli insanımsı yakut

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mevlana`nin tüm Tasavvuf Felsefesi`ni özetleyen; ve benim de takdir edip yürekten katildigim sözü vardir ya hani ; `bizim mezarlarimizi baska yerlerde aramayin, aski ve hakikati yar diyar bilenlerin sevgiyi yasayan ve yasatan gönüllerindedir bizim kabristanimiz ` diye kisaca özetle..

Dogru dürüstlügünü yapmaciksiz ve yalansiz kendi YALIN CIPLAK gercekligi ve samimiyetiyle saglayan; icerik konusunda evrensel varolusa dair her seyi kucaklayip kapsayan; yasamsal döngüsünde ve hayati devamliliginda sonsuz ve sürekliligin bitmez tükenmezlik kagnagini önceleyen ve ilkesel kaideye baglayan kutlu mirasin her daim somut verilerle kendini adinlik yarinlara tazeledigi ve cagdas güncellemelerle kalici insani degerleri zenginlestirdigi yasama sevincinin denge unsuru ve kaynak kökenidir burasi cünkü. Burada duruma göre degisken kaypakliga asla yer ve iltimas yoktur. Kimsenin kimseye zorlayici hükümranliklarinin kölesi veya kulu olma gibi asagilik veya düskünlük dayatmasi yoktur. Kökten gericilik veya kincilik yoktur. Kücük büyük cikarlari ugruna esya fetisisti mala mülke ve servete tapinan; insanligini üc kuruslugun haysiyetsizligi satisina cikarip murdar eden gammazlik kibir dalavere dümen dolap filim polüm poturna entrika kahpelik firildaklik iki yüzlülük kaypaklik döneklik tutarsizlik desise fitne fesatlik acimasizlik gibilere hic yer yoktur. Dogustan beri ve hatta ölse dahi paha bicilmez mezarina ayricalikli üstün seckinlige mermerden mozaikten dayali döseli kendini herkesten farkli göstermek icin tüccar olup dünya alip satanlara da yer yoktur. Iblise de yer yoktur, her yoldan firavunlasmak icin haset fesat hile ile kibir göteris doyumsuzluk tamahinin her gün kisiliginden ve karakterinden bazar bozarak can cekisen nemrutlasanlara da yer yoktur. Mahluklasmis insan modeline de yer yoktur. Her sey ve her yer benden sorulur bezirganlarina da yer yoktur. Zorbaya da yer yoktur. Insan sekli ve kilifina formatlanmis sahtelige ve soytariliga da yer yoktur. Zalime de yer yoktur. Zuluma hele hele hic yer yoktur.

Özellikle de ANA RAHMiNiN sadece dölenme yatagi olarak insani dar kapsamli,yitik, corak ve islevsiz kildigiyla, günümüzde bütün ayrintilari, özellikleri, boyu, karakteri, cinsi, rengi, bedeni katalogtan siparis edilerek dogurtulan DIGITAL KLONLAMALI insan modelinden sonra, yedigi ictigi zaten pisiko manyak asabi ve sorunlu ruhsuz iliskisiz cogalmalarin bütün hayati boyunca kök hücrelerine kodlanmis olan tahammülsüzlügü, doyumsuzlugu, degiskenligi, istikrarsizligi, siddeti, acimasizligi, bencilligi, siddeti, vahseti ve kötülügü besleyip büyüten; ve artik akli fikri vidani ilgisi duyumu bellegi bilinci hic bir saygin ve dogal özelligiyle eskiden beri bildik tanidik insana benzemeyen; zehir zikkim hormon kimyasallarinda bagimlilik pazar piyasasi kurulu olan; yarisan dögüsen bogusan mesafelerde her sey ve herkes birbirine ebediyyen sonlanmak icin aidiyetsiz mutsuz cinnet cerahatleri sarmalinda dogar dogmaz ölmekte.
Bunun icindir ki hareket eden fotograflardir ya hayat dünya ve insan…aramizdan ayrilirken sevgi ve aidiyet bagi evrenini bize ve bizden sonraya daim kilmak icin fotograflarini hatira degterlerimize, mezarlariniysa topraktan ziyade kalbimize gömdü birakti ve gittiler, bizden evvelkiler. Dilerseniz anladiginiz bilmediginizi de konusurlar onlar sizinle, dilerseniz hic bikip usanmaksizin hic kimselerle derlestiginizi duyar dinlerler. Dilerseniz kimlikte yazili olandan cok ebe dede ata ana yurt dünya ahiret sonsuzlugunda tasaniza sevincinize can ciger olurlar. Dilerseniz dolapta sakladiklari, ömürde kalan son dünya mirasini, evini barkini minderini sokagini esigini cayini caydanligini gidecekleri yolu durduklari zamani hatta yasadiklari tüm insanlik evrakini da size birakip teslim ederler. Dilerseniz hic konusmayis ebediyyen sussalar dahi göz bebekleri gibi sizi sakinir her karsilikli bakisan ziyarette size bitmez tükenmez yasam kaynakligi, insan yakinligi, huzur dirayet ve güven ortakligi sunarlar.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

COCUK HACLI SEFERCiLERI`ni, dünyanin sekizinci harikasi olarak Ingiliz Londra Müzesi, uzun emek ve arastirmalar sonucu adeta yeraltindan kirik cömlek veya toprakla camurlasip paslamis boncuklardan kaziyarak ortaya cikartarak elde edilen belgelerle dünyaya duyurup ilan etmis.

Selahattin Eyyubi Kudüs `ü geri alma ihtimali kuvvetlendigi siralarda, daha önceki Hacli Seferleri`nin kutsal topraklara DiN KAVRAMINI kendi kendinde kiyaslayan derecelerde saglam olmayip, yalnizca ve sadece kiskirtip kurgulayanlarin ve oturdugu konfordan emredenlerin cikar önceligine ve hükümranlik üstünlügüne hizmet etmenin disinda hic bir amac ve gaye gütmeyerek, gittigi her yeri param parca yerle bir etmeye yakan yikan cöküp cullanan saldirganligin bütün sarkinti ve tecavüzlerini kazandigi ganimetin kendilerini tanri katinda kutsayip zenginlik serveti sayanlara artik takviye edilecek güc birligi ve satin alinacak hayal paylasimi kalmadigi sebebiyle, ölümün en dayanilmaz aclik sinirina ve ölüp gittigi yerde gömecek hic bir yakinlik duyacagi siginagi olmayan sefaletin en uzak noktalarina yollayip azat edilecek yetiskin insani kalmadigi sebebiyle ( ilerdeki yüzyillarda hem Napolyon Hem de Hitler ayni yolun sapkin izleyicileri olacaktirlar ) yaslari gittikce kücülen insan kalabaliklarini düzene sokup devreye koymustu HACLI SEFERLER serisi. Belgeleri tarihin sustutulmus yeralti görünmezinden yüzyillari didikleyip bulunarak gün ve insanlik yüzüne cikartildiktan sonra Ingiliz Londra Müzesinde hikayesiyle birlikte vitrinlenmekte simdilerde bu, Dünya`nin Sekizinci HARIKASI kodlamasiyla Cocuk Hacli Seferciligi`nin mevzubahsi.

Zor ve soguk cografyada KAVIMLER GÖCÜYLE kakistirilip itilerek el kadar dünya topragi yahut sakin hayatlar huzuru bulamamanin, derebeylikleri ve kiralliklarini TANRI yerine koyarak dünden bugüne kadar bütün kaliplasmis karakteriyle süren ve yarin denen hic bir yerde de hic durmayacak olan tek basina hükmetme paylasim savaslarini tetikleyerek, en acimasiz ve uhsuzlugu siradan sayan kabulün ORTACAG karanligini kibarlastirarak kalici resmyete degistirip dönüstürme ara fasilasinda, yasadigi felaketleri kapildigi gözü dönmüslüge feda ederek hic bir akil-vicdan cikarimlarinda bulunmayan sanki zulüm-zalimligin yol gösterici kilavuzuydu Cocuk yastakileri siraya koyan Hacli Seferleri`nin yolunda ve ugrunda kul -kurban etme deneyimi.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Boşluğa düşen hayata
Yalancı bir ışıkmış dersin
El fenerlerinden tutunarak ve hiç kimseye asılı kalan sallantılı mendilden
Damlayan göz yaşıdır kanayan yarada dağlayıp delik deşik eden acılara
Ardında bıraktığı izleri bir bir silip hırçın bir kasırga gibi
Kumda tende canda

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tüm gençliğini yılkı sürgünlüğüne veren
Devredilmiş yılların ören duvarları gibi sahipsizliğini kendine siperlenen
Musallat sancılarla azap iniltileri birbirine sökün etmiş karışmış
Safir sızısını buz gibi içine çeken yalnızlık hanesinde her mebla yekün
Depreşmiş kopmuş azmış bir kere yer yerinden
İbrişim şirazesinden, yol çığırından, insan insandan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Toza karışmış toprağa belenmiş
Susuzluktan yanmış kavrulmuş boş bir bardak
Gıcırdayan sandalye
Mum yok
Çıra yok
Dört tarafı çatlaklarla yamalı sıvası dökülmüş

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ondan önce de insan öyküleri vardi ve efsane bir yerdi dünya kainat
Edebiyatin en tazesi olarak adlandirilmadan evvel
Ispanyol Servantes kutsal ilahilerden kendi hikayesiyle gezip dolasmaya
Insanligin akil disi hayal ürünü
Yahut tüm ciplakligi saklisiz gizlisiz
Gözlemleyip somut gerceklikte yaziya kaydetmenin ilk külhan beyi

Devamını Oku