Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

İğde yaprağında çırpınan yellere filhakika pervane
İnce kalem işiyle her yola revan
Kenarlarının sınır kirişini belirleyen tehlikeli bölgelerin fay hattı misali
Her boyadan bulaşmış dudaklarına yedirerek ileri geri emcükleyen
Ve kor sıcaklığı henüz soğumamış dudaklarının
Öpüştüğü bedenlerde derin tırnak izleri ve morluklar bırakmışlığıyla

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gelirmiydin…sen de gelirmis miydin..?
Kuyumcu dükkanlarini birakir da gayet basit, madenler alip satani
Kaldirim kenarina kapaklanip kalan bilmem nelerin
Kac ayarlik yüzük olursa olsun , kaldirac kollu gramlarin kalarifer dairesinden
Göze alir miydin günsüzlügü, sogugu, yolunda yürümesi zor karli kislari
Koynuna calip saklarmiydin.? issizda buldugun her yalnizligi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Duyarliliktir vakti gününde
Gelecek kaygisi güderek,
Cünkü gelecek kaygisi insandan evvele devralan miras
Insandan sonraya da aklin vicdanin sorumlulugun hal dil yol bilen
ilim irfan ihtiyat ve itibari hayati
Yoksa doyumsuzlugu hic bir yerde bitmeyen delik desik depo imalatidir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler.

Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar.

Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Günümüz insan tipi ve toplum ilişkileri en çok yeri yurdu kimliği belirsizliğin ortak yaşam anlayışı duygusu belleği bilinci ve alışkanlığı olmayan amansız kendini baskılama ve BUNAMA değişim dönüşüm bağımlılığını tüketime dayatıyor.

Eski köle pazarlarının gelenekselliğinin modernize edilmiş güncel fabrikasyon ve endüstri piyasası olan bu çıkışsız çözümsüz kozmik sarmalda ortak değerlerin ters yüz edilerek insanken kendini öremcekleşmiş ağın zindan tuzaklarından kaçması mümkün olmayan ışıksız kapısız yolsuz ve penceresiz avın seçkin ve gözde şöhretlisi algısıyla kaçak tutsak ve sığıç yaşanıyor.
Bu yüzden Ahçılık Bilişim Turizm ve Estetik Cerrahi herkesin benliğini yitirdiği meslek grupları olarak en ön sıra saflarda toplum hayatını kuşatıp hapsediyor. Çünkü her şeyi unutarak yemeye içmeye estetiğe kendinden kaçışa ve sanal ağlarda kendini popüler kültürün yozlaşmış kokuşmuş sığ soyut tek düzeliğine ve herkesin birbirinin benzeri TEK TİPLİLİĞİNE uzun cümle anlayış konuşma kavrayış tahammül ve donanım ilişkisinden uzak ve yorgun sınırsız DEMANS ve sonsuz bunama bilinçli olarak şıstematikman soyan sömüren ayar düzen sahiplerince dayatılıyor.

Çünkü emeğiyle liyakatli özgürlüğü hakkı hukuku güveni cesareti saygıyı ve üretimliliği sağlayıp paylaşamayan her geri kalmışlık; içeriğe değil gösterişe güce ve görünüşe bağımlı görgüsüzlüğü sabahtan akşama alıştırıp uyuşturan özenti bağımlısı popülerlik ve şöhret salgınlarından boşalıp dökülen her şey değerli anlamlı vazgeçilmez ve kutsal sayılıyor.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık.

Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.

Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.

Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.

Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Toprağın yurduna dönerken göç nereye ise kervan oraya..
Gidiş nereye ise dönüş mutlaka orayadır
Kırlangıçlar nereye ise sonbahar oraya
Tozu dumana katarak,
Yağmur yüklü bulutlar nereye ise, ırmak ırmak köpürüp çağlayan nehirler oraya
Bayırlar dereler nereye ise dağlar tepeler ve hüyükler oraya

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Eline geçen
Bir kuruşluk hayatı üçe beşe
Belki bedava beleşe
Çatırdayan kabuklar altında tozunu silkeleyip örtüsünü kaldırmakla uğraş didişlere müşkül
Bir git bir gel dalaşındayken aylık günlük dakkalık saniyeliğine kainat
Yorgun bezgin iskelelerde garlarda duraklarda merdivenlerde

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yine de bir seyler kalir merdivende arastalarda
Güvercin kiyisinda kiraciymis gibi dursa bile dünkü yollar bugünkü sokaklar
Geldi gecti bir hayati sahibi muhacir lehceye sayip savarak
Yine de birseyler kalir boyali boncukta hayali misket cocukta
Cerez dolu sahan
Yazidan saydan hozan cigliklari irgat tutmaya

Devamını Oku