Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Hayat iste..
Yola koyulsun veya yoldan dönsün
Unutuldugu yerde soguyup kaliyor bardaktaki cay
Fincandaki kahve
Bulanik ve tozlu camlardan süzülüp sizan isiklar gibi
Icerde yalnizligindan baska belki üc bes kisi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Soyut sandukadir sürgülü firengili
Sargisi erzagi fosforu kefeni urganiyla soyut sandukadir,
Huzurda saglikta dirlikte özgür dinc diri ve güvende degilse toplum
Bireysel özgürlüklerin hic bir deger itibara kiymeti harbiyesi yoktur
Gitti gideli varligindan haber alinamayan
Bükülen makas cevrilen dümen düzenlenen dizilen rafin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Planlı projelik yokluk hiçlik darlık geçimsizlik hüsran hüzün mutsuzlukların tasarımcıları sebebiyle bilhassa ve vaktinden evvel özellikle kararan günü fanide akşam ederek ...

Madem vardır ve uğru sonu sıvışıp avutup aldatılmayacak kaçınılmaz olgudur, inip gireceğiz o torbaya ve o çukura birgün , kuruyup yalan essah bir dünyayı yazdan güzden daldan dikenden tarladan dağdan sudan özden asıldan mahsustan mesela, hasat nasıl mevsim yağmur muymuş ev bark nere ahali kim, kim kayıp kim yitik demeden; devir geçmiş saz ve söz susmuş ömür bitmişlerle, varmış yokmuşuna bile bakmaksızın yahut elbise nasıl giyinik mi soyunuk mu çal çabut çarık, sürpriz bile olmayacak solup sararmışlar yükü göçüne, kimse, bir garipçe ve hiç kimseye ..!


İki tek bir çift, oynata kıvırttıra leylağa zambağa iklime ormana dağa hayatı dar eden dünya bir hariçten ismini yazmış cismini karalamış yabancı bir kurranın sansına tüküreyimlisi, kovuğuna dibine bitmiş bozulmuş bir köhneyi çekilip bükülüp çarşılanarak; eksenini kaybetmiş ve yerine oturmayan şeylerle icadına icap bahaneden türden şekilden, hep yeni dünya düzeneği kurma haddi iddasında sorgusuz teklifsiz ihalelerin küresel yağmalarıyla kapış kapış derin uzun çarpık boyutlu evrensel bir boğulmuşluğu tutam pörçük parçalanmış bölünmüş gerek dünya gerek insansa şimdi şu halde şu vakit..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kendi degeri denginedir hak yol dil söz lisan
Daglari bahceleri baglariyla yasadigi hayatin sicilini okur yazar insan
Kümbetlerden ve eskimez duvarlardan tarihin kökünü
Seceresini yol bilir iz bilirligin mirasinin
Sircali kümbet
Döner kümbet

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hic kuskusuz
Ve devrilen dökülen kirilan esyalar gibi derbeder perem perisan
Üzüntülere boguldukca herkesi ve herseyini sogulup elden birakan
Hic bir yere caresi cikisi yok susmus sönmüs kalmisligin agir cekim kuvvetiyle
Esyalarin bile can cekisip kan kustugu acili izdirapli tükenisin
Sonsuz ayrilislarina dünyayi ve kainati disarda birakip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ihtiyarlik cagina coktan ayak, ruh, beden, can ve adim bastigi saci sakali kirarmisligiyla her halinden besbelli olan elli bes yas üstü görünümlü bir adam, villanin kenarina yigilmis olan ve eskisi yikilmis yapidan kalma beton moluzu yiginlarini sabahin kusluk saatiyle basladigi amelelik mesaisiyle aksamin kör karanlik vakti cökünceye kadar alnindaki ter boncuklarini siliyor, her egilip büküldügünde yine bes belli ki aci cektiren sizilar icinde terden islanan gömleginde kurulanarak; arada bir beraberinde getirdigi yavan azigindan lokmalar koparmaya mola soluklanmanin disinda günboyu beton molozlara BALYOZ salliyor, demiri kirilan parcalardan ayikliyor, kirilmakta zorlanan tonozlari hic bir kaldirac destegi olmadan var gücüyle yerinden yikindirip kaldirmaya zorluyor ve kirilip ufalananlari her saat basi yoklamaya gelen komut vericinin azariyla kenara atmayip düzgün bir sekilde ilerdeki birikintinin oldugu yere istifleyerek azap cöregini ve yasama tutunma ekmegini tastan cikarma deyiminin anlam ve kavram karsiligi olan bütün agri cile derbederlik sizisiyla gün egirip yazik günahlar dokuyordu, öyküsü artik yer yüzünde görünmez -bilinmezlere yitik kayip sicilsiz künyelerin arnacindan yamacindan...
Burayi bilmez görmez tanimazdan gelerek diger BAMBASKA bir baska günü gündemi tezgahlayan ANDAC`taysa ON IKI EYLÜL miladiyla projesi programi ve görevlendirilmisligi devreye konulan BOP ESBASKANLIGI öncesindeki toplumüstü, ayricalikli, imtiazli, her hakka ve hususa güc gösteris ve yetki sahibi JET SOSYETE` ye `sizi türbansiz takkesiz koyarak dinden imandan ediyor ve bir cay bir simide muhtac mahrumlugu reva görüyor bu zalim sistem ` ..Fakir-Fukara can kurtarani oldugunun hamasetciligi yaparak; kurumsallasmis cehaleti, sefaleti, acizligi, sürünmeyi, caresizligi, muhtacligi, liyakatsizligi, mafyalasmayi zorbaligi , siddeti, dayatmayi, korkuyu zavalliligi, ezikligi, egitimsizligi ve en nihayet uyumlu itaatlarligi magazinlestiren hic bir toplumsal degeri sag diri ve yasanilir birakmama afyonlari söylemleriyle her yetkiye hükümran oldugu Fakir- Fukaraligi masum mecbur ve mesru kilanlar, sürekli degisen dönüsen kalibreden ESKI JET SOSYETE`de bela kahir küfür matem beddualar üfleyip okuduklarini ve lanetlediklerini ve hakir gördüklerini bütün kirli rüsva rezil kepaze bagnaz kaprisli gösterisli kibirli hunam maharet ve meziyetleri kendilesen seckinler, ayricaliklilar, üstünler, imtiyazlilar zümresine imrenen taklitcilikle yapilanip cöreklendiler.

Bu yüzden de hurafe kökenli ve kendi arzularindan kaynakli kokusmus cürümüs yozlasmalarla her gösterisli savrulmalarin herkesten üstün ve farkli olmayi birbirinden kiri köpügü bulasan yarislarda sünnette dügünde toplantida ilk haftasinda kirkinci gününde yahhut yildönümünde diye diye her firsatin her bahanesini – BOP yazilimindaki ülke yagmalayip yikimayi dinden imandan sorgusuz yargisiz kendilerine lutuf bilerek- SÜRSEFALARLA sürükledikleri ele gecirilmis bütün zenginliklere devlete kaynaklara ve birikimlere hic bir onur iihtiyat vicdan ve ahlaki hassasiyelilik göstermeksizin futursuzca hükümran toplumdan kacak en hesapsiz görgüsüzlük masraflaradan har vurup harcamaktalar.


Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yine de kuslar kelebekler kondugu dallarda tünedigi bahar ve yaz bahcelerinde bildigi dünyanin kanun kitabindan ask masalini ve meselesini okuyup yazacaklar. Hududu haritasi olmayacak mutlulugun yer ve gökyüzünü kanatlarinda cirpinip tasiyarak mutlulugun ve sevincin evi bilecekler kuslar kelebekler dünyayi. Yine de su damlayacak yagmur irmak olacak, tasiyabildigi kadarindan bile fazlasina yol revan olacak ATLI KARINCALAR. Dönecek , dolanacak, soracak bir cark bin devran…

Hükmü pesin kodlanmamis akil fikir his ve hecvesiyle yol gidecek, gün yasanacak , cocuk dogacak, gece gündüz olacak, gündüz geceyi kovalayacak ve bir salincakta bin devran…
Dogduktan sonra doymaya, doyduktan sonra kabina sigmayan mutluluklari dügün bayram etmeye halk ve horanta olmus yaradilisin bütün topluluklarinda oldugu gibi kuslar kelebekler..
Hersey herseyin icinde, hersey herseye dahil, hersey herseye yitirip kaybettikce yeniden bulmanin deger kiymetine dur duraksiz ve bitmek bilmeyen yoksunluk arzusundan talip…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Demek oluyor ki,
Bal yiyen baldan da..
Toprak hattında şarteli inik sağı solu belli olmayan burgaçlı gerilimlere hususiyeti mahsus
Yanlış bağlantıların kablosu pirizi alıştıkça başkalaşan çarpılmalarla evli barklığa çorak çıktığı
insanını her ayrıntıda kendi hortlak molozuna benzetmesi kaçınılmaz ve kesindir
Yollar kurulur bozulur amenna lakin..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir yaşama tutkusudur
Bütün gelmiş geçmişten evvel doğan
Benimle yaşayan
Tutkuysa
Kundağa düşmüş hayatın ilk gözağrısını
Gönül yarasını

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Epeyce mesafe alınmış yollarda Hiçliği doyurup avutmakla
Durduğunda saatin sarkaç salınımı nereye gideceğini bilmeyen yolculuklara teberru
Ve nerde ineceğini bilmeyen dünya
İnsanla başı dertlerde meşgulken Kendi boşluğunda kalan herşey bazan haykıran suskunlukla, bazan kopmuş çığlığa gömülerek
Gevşek bir toprak kayması misali her şey hiç bir şeyle tam tekmil Kendine yudumlayacağı mutsuzluklar ısmarlayan kontakta gorma giyip idman tazeleyen
Balataları sıyırmış

Devamını Oku