Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Sanaymış gönlümü yazan mektup
Gücü her yana yetişmeyen akışmış suların
Hiç değilse bir damlası olsun sana ulaşsın diye
Yalnızlaştığın kuraklıklara yolumu serdiğim
Sırtı çöl yanmış toraklara çarıksız süründüğüm yolcum sana
Her bezirgan başı kimlik konrolleriyle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hiç bir işte dikiş tutturamayarak
Kimin kahırı
Küslüğü
Dargınlığı
Laneti ve bedduası tutmuş ki
Su bile içse boğazına duruyor ekonomiyi tarımı ormanı batırıp bitirerek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir uctan bir yakaya milyonuk carpik kentlesme semt ve mahalinde
Köyleri kasabalari da eritip tüketip icinde yutarak,
Sinirsiz kontrolsüz ve sonsuz terkolunmuslugun viranesini örenlesen
Sabah ezaninin seslenip cinlayip cagirdigi yankiya hic mi hic
Aksam ve diger vakitlerde saysan yediyi gecmeyen kilinmis okunmus cümle cemaatin
Günün ilk tanagrimindan itibaren yollara sokaklara caddelere metropol merkezlerine dogru

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kaypak dönek oynak fırıldak kişilik ve karakter bozukluğunun
Mal mülk servet saltanat ihtiras ve ihtişam düşkünlüğüne
Şahsi çıkar ve rant önceliğini herşeyden ve herkesten öne çıkaran
Sorgusuz sualsiz toplum yapma ve insanlık güdüp yönetme hükümranlık eğilimini
Kamçı kırbaç kovalayıp kışkırtarak
Sınırsız ve rakipsiz yetkiyle donanmışlığı yaşamı boyunca amaç edinen

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Evler öyle dümdüz
Pürüzsüz camurlugunda saydam bir jant gibi vardiye yaparken
Meslekten el cekmis ögleden biraz sonrasi
Fayansi bozuk duvar ve mikap…
Kacmis iste bir kere kantarin topuzu ne yaparsin filmini tararcasina
Egitim ucusuna gecmis helyum gazli kopcasiz balon

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kapanda..
Attan eyerden düşük halleriyle kaptı- kaçtıcık
İktidar sahipsizliğini
Bop dedi
Çıkardı tükürdü dilinin dişinin arasında ezik konservatif baklayı
Bop dedi,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gün, esik, sokak, hayat, dag, irmak, dere, tepe, hal, dem, devran, ilim, irfan, toprak, iktisat ve insanlik yüzü görmeden sararip soluyor artik bundan böylesine Dünya.

Sadece duvarin yüzünden caddenin yolboyu uzunlugunca her yeri kir zehir grültü kafes zivt ve asvaltla kaplanmis caddelerin söküp sürükledigi BALKON BAKISLI kör dügümlenmelerine eter koklatip kolonya tutarak; birbiri ardina kapanan gerek kaynak gerek damar durumundaki toplumsal bulusma görüsme dertlesme kaynasma yardimlasma ve dayanisma alanlarini iletisimsiz kurakligin herkesi icinde yutup bilgiden becriden idraktan akildan duygudan düsünceden saygidan sevgiden tümüyle koparan Yapay ve Hormon köksüzlüge yabancilastirip YALNIZASTIRDIGI hic degilse modern kentlerin bütün yilgin ve yorgunluklarini kaybolmusluk kimliksizliginden geri cagiran; ve her biri caginin getirdigi dert yiginagi ve sorunlar sarmaliyla toplanma merkezleri olarak islev gören; Endüstri CAGI`nin da kapanisina kesin noktayi koyduguna isaret eden MAGAZALAR ZiNCIRLERi; Yapay Zeka devrinin PATRON TANRILARINA daha cok kazandiran, daha ucuz, daha zahmetsiz, daha kolay, daha daha masrafsiz ve daha herkesi kendisiyle hem müsteri hem de daha bagimlilik artiran gardiyanligin kulu kölesi EVDEN ALIS VERIS yapilmasini dayattigi zorlamalarin geregini yerine getirmeye dönük cok katli magazalar, artik hic bir kosulda varliklarini devam edemeyip sürdürülemez iliskilerrde hayata tutunup dayanamadiginin birer birer ve ardardina iflasi cekip kapiya kilit vurmaktalar.

Insanlarin dünyanin yükünü mega metropol kac göclerde nefes kesercesine araliksiz ve dur duraksiz biriktirdigi tasiyici kolonlarina hayatin hic bir yerde bitmeyecek olan kovaladigi yere yetsebilmek icin ezici gün mesaisini bütün birikmis yorgun bezgin yilgin bitik toksinlerini atip bir nebze olsun gevsetme ve bosatlma alanlari niteligindeki carsi -bazar kavramina denk gelen evden disariya; yani esige hayata sokaga meydana gezip dolasmaya bahane; karda tipide boranda evde olmayan sicak yuva duygusuna, bogulmus tikanmis kent yitik ve kayiplarindan kendie uygun teselli ikramiyesine, maske bakmaya, yüz yüze gelebilmenin hic de olsa insan kalabaliklarindaki her hangi her kimseye KARSTAT, GALERIA, ve cehre kostüm sekil icap takinmaya, cay saati pasta mesaisi kahvelemeye, keskin gerilimlerde zemberegi bosaltmaya, dilimlenmis zamana huzur rahatlik vermeye… emsal teskil eden örnegini tüm dünyaya hizla yayip yükledigi akibetiyle KAUF HOF ve benzerleri yok artik.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Irmagin üstünde ay
Gecenin icinde beklesip duran insan kalabaliklar
Asvaltta koskocaman kent ve köprü..
Gecesi uzun olurmus her kisin belli ve bilinir zati..
Eski bir sandiga el uzattikca evrak
Uzun olan ayaz geceler penceresi yanan isiklara hasret mektupcu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bu işin Türkçesi
Kavak yellerinden bana masal diye esen
göklerde güz hissem
Bu işin Türkçesi yerlerde herhangi bir tren saati
Tuttum gönlümde depreşen kıpırtıları şu gün şu saat
Söğütlerin ince dalları duvar yüzlerinde zor oyunu deneyen

Devamını Oku
Seyfi Karaca

İpleri
Ciletlenmiş sızıların yaralarıyla dokuyup
Bir aşk
Bir aşk daha olup ikimize varıyorsa
Karşılıklı bizi uykusuzunda koyan kaygımız
Sana yakışan bütün yıldızları

Devamını Oku