Köprüye geldiginde aksam
Kuzeyin ayazi ekimi kasima götürür puslu ve uzak handan
Perhizini bozmus, yeminine küs..
Hududun derli toplu günbatimi izlenimiyle solgun egim
Nohutlu bir tarladan en son gectigi ayak izlerinin
Cardak derelerindeydi günün yorgun sendeleyisi
Anlasilmistir ve oldukca net…
Hicbir itilafa ikirciklige tartismaya ihtiyata cekingeye itiraza gerek duymadan
Bey ..
..veya bay veya her ikisini ayni kaliptan birden
Kemal kilicdaroglu tek basina kendi kendine karsi sinanarak
Yenisemedigi kuru gölgelik etme yükümlülügünü itirazsiz yüklenmislikten
Gidiyorsan
Bilmedinmiydiki birgün olup son yürüyüşünde yorulacağını yolun
Kıyısından uzaklaştıkça sefillere terkinde su gibi
Günü erip saçını başını yolacağını kavaklığın
Ne kullanmadığın dil,
Ne yazılmadığın destan,
Soğuk soğuk ne selam ne sabah
Günolurolmaza üstgeçit köprüceği radyodalgalı
Merdivenaltı atölyeliği gürültü boğumu klakson
Silkelenip turşusu çıkmış perişanını makaraladığı gibi
Gülüm şahım oynamaya
Ayaksız bir sandelyenin yer bulup dümdüz yayıldığı
Uzanip egildigi niyetler kadar iblislesir veya dünya mekani misali cennet
Söz dil yol sohbet muhabbet hak hukuk seviyesinde
Insan icinden insana cikilir
Sahisiyle samimiyetiyle kovulmus sigic veya görüsüp kavustuguna sevinen
Öyle cok sermayesi yoktur bitip tükenmemeye ömrün
Ölüp üzülmekten baska ne aska düskün ne sevgiye tutkun müptela
Sen aynaya bakmaktasın
Ayna dörtbir koldan seni çevreleyen sana
Ne helvası dağıtılır
Ne salası okunur
Ne semtine gidilir
Ne ismi esamesi anılır ıssızlığının çukuruna bata çıka kronikleşmiş galerilerde kur yapıp duran patinaj
Özlediklerimin arasında başı çeken dertler sahibime
Ak sütüm,
Suyum ekmeğim
Çiçekliğine bir göçten bir göçe
Güneş yurdum
Yağmur yatağım
Hallemmi Gabaasan Lele Murtaza Garamustafa Yitimosman Ahmetcavus Arigömer Halbbaamcavus Kördayi Gobelin Hamza Memedali Üsssüng Alisman …bir köy olup lok tasinda dam yuvarlarlar, eksik gedik bakarlar, yikik duvar örerler, esigi yolagi yolu örtmeyi kapsaligi dami paceyi elden gecirip tamir tumar ederlermis…
Bektesin üstünden tozlu yollara karistikca seyriseferi artip cogalan öküzlerin boyunduruklarina yahut arabalarin dizginine y üklenen kagnilarla birlikte atlar arabalar, topragin agir yükünü hasada harmana kendi bildigi dillerde cagirip calan calgilarin essiz bestekari gibi sanki kendiliginde gidip geldikleri hayatin irgatligini bilmis bellemisler gibiymis…
Garümerler, Kösemler, Acerler, Diremler, Dirilar, Gobeller, Gubatlar,Sagirhasanlar…herkes herkese oymak öbek dam boyu esip yagan karli kis günlerinin cakmagini cirasini yakip tütüttügü ayaz buz günlerini bahara erdirip güne günese cikarttiktan sonra baslayan mesaggatli telasasini kimi Halloglu, kimi Küllünün Abdulla, kimi Dandik, kimi Anisin Osman,kimi Fahi Ömer, kimi Kel Gadir, kimi Copurun Goddus, kimi Topaldayinin Ömer…ya elinde dolali at kamcisi yahut sirtina dayali kolari arasinda igde cereginden mesesi, emek zahmet gidip geldikleri her yere yaz düsermis, sigirciklar kus olur ucarmis oraklanmis tirpanlanmis desteler yigini ilginlara ve tarlalara…
Karsidan karsiya birbirine bakisarak koklasan alic agaclarinin dali gölgesi özenle özenmis yogurdun miskin mekaniyken, gün ilerledikce öbekleri cogalan yigin diplerine siginan gölgelere uyunun serinligi daim olsun diye saklanip konulan avanos testis, sitilde belki pilav belki cicek dolmasi belki bulamac belki madimah cacigi..circir böceklerinin calip söyledigi hoyrat bozlaklarla olgunlasip maasillenen kaysilar keyfini bilenin yalinkat yavan bazlamaya dürüp sardigi ögünü destebasan armutlariyla veya alacasi henüz asmasinda tüllenen salkimlarla azziklanip katiklanan harman karmandan düvenlere binip dolanir dönermis dilli güllü devran…
Dirgenlere batar mi saplanir mi demeden biner, cekip sürükleyenini bulursam yokus yerlikte yüzünkuylu kayip gidermisim, anadutu atsiz arabalara kosarmisim, tedavülden kalkan ve ahirin duvarinin dibinde durup duran dedemin dingilsiz tekerini iinise yokusa sürermisim kalesiz kulesiz keyfimin kahyasi burcu hisardan…
Aksamlari copurun izzet ökcesine basip topugunu düz ettigi omu yan yatan damlararasi voltasi sirasindan, günevveli Tahtasakal ` in Dursun Ogulcuktan gelin ettigi dügünle yeni evliydi. Harmnlarinin bitisigine ayak yollu bir hela derdi catti. Helanin damini örrttü. Gitti yesil rengindeki naylon ibrigi aldi geldi. Girdi cikti helaya. Tam evlerindeki örtmeye girecekti ki….gürrrrrrrrr…cali cilpi helik hülük birbirine darmaduman olmustu..
Hallemmi Gabaasan Lele Murtaza Garamustafa Yitimosman Ahmetcavus Arigömer Halbbaamcavus Kördayi Gobelin Hamza Memedali Üsssüng Alisman …bir köy olup lok tasinda dam yuvarlarlar, eksik gedik bakarlar, yikik duvar örerler, esigi yolagi yolu örtmeyi kapsaligi dami paceyi elden gecirip tamir tumar ederlermis…
Bektesin üstünden tozlu yollara karistikca seyriseferi artip cogalan öküzlerin boyunduruklarina yahut arabalarin dizginine y üklenen kagnilarla birlikte atlar arabalar, topragin agir yükünü hasada harmana kendi bildigi dillerde cagirip calan calgilarin essiz bestekari gibi sanki kendiliginde gidip geldikleri hayatin irgatligini bilmis bellemisler gibiymis…
Garümerler, Kösemler, Acerler, Diremler, Dirilar, Gobeller, Gubatlar,Sagirhasanlar…herkes herkese oymak öbek dam boyu esip yagan karli kis günlerinin cakmagini cirasini yakip tütüttügü ayaz buz günlerini bahara erdirip güne günese cikarttiktan sonra baslayan mesaggatli telasasini kimi Halloglu, kimi Küllünün Abdulla, kimi Dandik, kimi Anisin Osman,kimi Fahi Ömer, kimi Kel Gadir, kimi Copurun Goddus, kimi Topaldayinin Ömer…ya elinde dolali at kamcisi yahut sirtina dayali kolari arasinda igde cereginden mesesi, emek zahmet gidip geldikleri her yere yaz düsermis, sigirciklar kus olur ucarmis oraklanmis tirpanlanmis desteler yigini ilginlara ve tarlalara…
Karsidan karsiya birbirine bakisarak koklasan alic agaclarinin dali gölgesi özenle özenmis yogurdun miskin mekaniyken, gün ilerledikce öbekleri cogalan yigin diplerine siginan gölgelere uyunun serinligi daim olsun diye saklanip konulan avanos testis, sitilde belki pilav belki cicek dolmasi belki bulamac belki madimah cacigi..circir böceklerinin calip söyledigi hoyrat bozlaklarla olgunlasip maasillenen kaysilar keyfini bilenin yalinkat yavan bazlamaya dürüp sardigi ögünü destebasan armutlariyla veya alacasi henüz asmasinda tüllenen salkimlarla azziklanip katiklanan harman karmandan düvenlere binip dolanir dönermis dilli güllü devran…
Dirgenlere batar mi saplanir mi demeden biner, cekip sürükleyenini bulursam yokus yerlikte yüzünkuylu kayip gidermisim, anadutu atsiz arabalara kosarmisim, tedavülden kalkan ve ahirin duvarinin dibinde durup duran dedemin dingilsiz tekerini iinise yokusa sürermisim kalesiz kulesiz keyfimin kahyasi burcu hisardan…
Aksamlari copurun izzet ökcesine basip topugunu düz ettigi omu yan yatan damlararasi voltasi sirasindan, günevveli Tahtasakal ` in Dursun Ogulcuktan gelin ettigi dügünle yeni evliydi. Harmnlarinin bitisigine ayak yollu bir hela derdi catti. Helanin damini örrttü. Gitti yesil rengindeki naylon ibrigi aldi geldi. Girdi cikti helaya. Tam evlerindeki örtmeye girecekti ki….gürrrrrrrrr…cali cilpi helik hülük birbirine darmaduman olmustu..
Salon desen kumaş
Alt üst odalarıyla
Yer duvar ve tavan döşemeleri kimsesizliğin kimliğini yansıtan al götür beni buralardan temsil
Cüce bir yelteniştir çünkü orası ve sonrası iflahı kesik
Jonklorünü tıpıklayan yalı sefası hokkabaz
marifetinde işi gırgıra sarmanın gargara mesaisinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!