Maskara matrak degil
Kisaltilmis yazilarla veya sifresel döküman deposu üsengec yorgun
Degil hervakit heryeri yipranmaya yirtilmaya mevcut özel tasarimli küs…
Kirik kopuk camlar ortasinda üstünde kir yagip damlayan dümdüz
Fasaryadan fos muhabbet degil caldikca dibi deliren kumbaraciligin
Metal sesli
Kenger sakizi kanarken sinesi kavrulup yanan daglara
Engirler tüllenir kuru gilamadalarin yaprak yesillendigi asmabaglara
Bir garip degirmen iste döndükce dolanir zaman poyrazda ayazda
Eli topraga deger suyun
Cagla döker
Arkini bulur ask
Dösten düsten yaradan sökün olup
Kök saldigi topraginda aska düsüp atesinde yanmaksa
Sokulup hancerin sizmis senden evvel gizlendigin kalbime
Köskün sarayin olmus ben bana senden sonra hükümsüz
Ne bilirdim ki kirpiklerin beni vuran gözlerine baygin büyülenerek
Dediler ki elalemler neyin sarabidir icmissin sarhosundan belli
Gicir gicir kar…
Alaz atesler icinde yandigi derin gökyüzü kuyularindan
Hani uyanip kendi canina davranmis bir cira gibi kavsiz kivilcimsiz kibritsiz
Dünyaya…
Ormanlarin kuslarin daglarin derelerin akarsularin yamacina yeline
Cagirip iline beldesine cekiyor bir deli devran ayaz beni
Söz saz sanat siir
Deligönüllerin hali has hayranligina ask elinden verilmis kalemin
Hakka hukuka sevgiye onura itibara vekil
Ettigi emek
Yordugu yürek
Yürüdügü yol
Kimi oyun
Kimi oyuncak..
Daglar kar yollar buz her ihtimal dahilinde muhtemel insan
Lambalar sönüp hususi kapanmis kapilar salonunda dünya kadar genis
Atilmis calimlarin ve saplanmis celmelerin hismindan kurtulamayarak
Moral cöküntüsü sinir krizi asap bozuklugu diye diye üstüste
Yaz yokuşunda
Bir kız, çarşıcı elinde çamaşır, dudağında dondurma
Deredeki suya ayağını uzatmış pırıl pırıl bakışlarıyla ışığın suda kırılıp dökülmelerine karışıp
Diyemeden geçemedim senin bir adın olmalı nasıl söylenir
Kolay bir merdiveni tırmanıyor gibiydi kızın eteklerindeki rüzgar
Dolaştık galiba hepimiz perdesiz sazın zamanakışına ki
Desinlere değil
Diyene bakmayacaksın, geç onu geç..!
Pratiğe bak ettiği sözünün lafının neresindedir
Var mıdır
Fırıldak mıdır
Sahte midir
sene yetmişlerden, demiş tembih etmiştim ki dağ bayır nerde akşam orda sabah ömrüme..” benim her akşam olduğum günüm gündüzüm, borcu AŞKA kendimle ödeştiğim kutlu müjdelere benzer” .. halen dünküne bugünümle, nicesine selam olsun..!
Harman pinarlarina
Hele yar diyerek baslayan hoyrata
Karaburundan, aksamin indigi dere bayir toz dumanlara
Silkelenmis serilmisler
Dallar yapraklar arasinda günümü gün ettigim
Kizlar kadinlar etraf dönüyor yanim yöremde gidin caykovskiye deyin ki
Kugular az ötede ben burda gani gani bayanla
Yaprak tualsiz resimlere damga mührünü basiyoruz yanyana oturaklarda
Takvimsiz duvarsiz yaprak düsürüyoruz takvimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!