Ölü yasam döngüsü rantiye isletmeciliginin
Vurgun soygun talan transit gecislerine dayali döseli tarumarina
Buldugu her firsati servis aracina dönüstüren hinligin ve hanligin
Cukurlara düstükce batan gemiye siddetli firtinalar kopattiran
Hele de elektirikleri gidip geldikce aklini fikrini eskisinden daha cok doyumsuzluga
Ve kanaatsizlige
Sadece lafin gelisine oturus kalkislarda anlatilan iyilik güzellik sende bende kalsin fasli fasaryadir `bir cocugun cok sevdigi annesinin istegi olan, tüm varim yogum bes lira dedigine saticinin elli liralik paha degerli esyayi verdim gitti yaklasimini garip bulan yan komsusunun sorusunu, elli lirayi her zaman kazanacagina fakat bir insanin tüm servetini verecek zenginligi asla hic bir yerde kolay kolay mümkün olmayacaginin `…kissadan hisselik hayat ögretisi.
Cünkü birbirini hic anlamamaya azalmis fakirlesmis kapanmis bir toplumsal iflasin, sürekli yalan dolan yanlis haram haydutluga ilgi ve itibar duydugu, sahsi menfaat güdümü cikarindan baska hic kimseyi ve hic birseyi önemseyip öncelikli saymadigi ilgi inanc itibar iletisim bozukluguyla, hergün cok daha kalabalik ve yüklü kavga gürültü nizah kin nefret öfke karanlik kargasa huzursuzluk siddet bunalim ve gerilim sarmalina hic bir hayati ihtiyat tepki yahut duyarlilik göstermeksizin, sevgiyi saygiyi onuru dili hali yolu bilgiyi hakki hukuku ve adaleti cöllestikce coraklasan yasamsizliga terk ve teslim olarak, hic durmaksizin birbirini yiyen kemiren ezen üzen ahlaksizlik gecimsizlik kirlilik kayitsizlik umursamazlik güvensizlik ve itibrsizlik üretir; ve her ne üretiyorsa kisi veya toplum ; dogaldir ki ürettiginden yer harcar tüketir.
LIYAKAT ve VICDANi MUHASEBE…ahhh ..! Ne vazgecmesi mümkünsüz degerli kutsal ve haysiyetli bir INSANLIK ANAYASASI temel ilkesidir orasi. Yoklugunda insanik ölür. Varliginda iyilik güzelliklerle dolup tasar ihya olur dünya ve insanlik.
Bir rivayete göre
Bol boyali cizgi film ve karikatür debelenmeli herkül merkül
Hesap sormazsam namerdim mülayim mesken iskanina sakin celpte
Bop siyasetin geregini fazlasiyla yerine getirmenin mutlu mesudu
Parti balayi tür ve benzerlerinin noksansiz aynisinin
Kilicdaroglu demistik ya…bir rivayete göre
Nokta…!
Demis deyusca….
Biz demis ve devam etmis dünyayi dangalaga sanip
Sandigi herseyin kendine esyalasmis mülk sayan dangalak…
Toplu kiyimlar topyekün tecavüzler toptanci savas silah atom…
Öldürme yipratma yildirma sindirme soyma sömürme saldirganligiyla
Söz konusu olan şey hepimizin hiç kimseye temsil hakkı ve devri mümkün olmayan özgür yaşama haz sevinç arzu hayal duyum talep dilek ve isteğimize dair ortak insan ve yaşam değerliliğimizi sorumlulukla sevgiyle ilgiyle vicdanla akılla barışla empatiyle toleransla sosyal siyasal ekonomik ve kültürel eşdeğerli adil emek birikim kazanım paylaşım ve zenginliğini hiç kimseyi dışlayıp küçültüp ayrıştırıp aşağılayıp ihmal ve ihanete koymadan huzurlu güvenli birlikte toplum aidiyetliliğimiz ve biricik vazgeçilmez dünyamız gerçekliğine özgü ne kadar kendimizle yüzleşebileceğimizin inanılır güvenilir gerçek kişiliği karakteri onur ve itibarıdır.
Dolayısıyla aşktır, aidiyeti sevgisi saygısı güveni inancı coşkusu hasreti tutkusu bağı yolu yönü çocuklaşan deli dolu ve özgür iradeli akıl fikir emek özen ısrar cesaret bilgi samimiyet fedakarlık işleyip dokuyan sevinçlere günden güne ayrı gayrılılığı tümüyle ortadan kaldırarak değerler artırıp kıymet bilirliği çoğaltan . Ve Sıradanlıktır , çorak ve benzeştirsen katman kabukları altında renksiz coşkusuz farksız yoksun ardıl güdümlü kundaklarda saplanıp kaldığı kendinden öncelerin sığ ve soyut yaşadıklarını eksilerek tekdüze silikliğe tekrarlayan...
Nasil söylerim ki ben simdi
Gece zindan olmasa karanligin gardiyan kesildigini nasil derim
Cocukluk kadar uzak damlardaki dolunayi
Gün dogumlarina sabahin körü düsmüs ala safaklar sökerek
Yapragi dala dali agaca
Agaci koruluklara dogru sürükleyip götüren
Erik dallari beyaz cicek kuslardan bülbül sesi kanaryalar soguksu dereleriydi. Bal özünden lebi sekere dösü bagri ask esip tüten daglarin tertemiz havasi suyu rüzgariyla günlük güneslik yunmus arinmis sarhoslugun yetkin armutlari sabahin serin sularina dökülür düserdi. Kizilirmaga dogru akip giden aklin sazini Agustos böcekleriyle cala söyleye kim nerden bilirdi ki, birgün olacak da kuruyup köksüz kalacak daglar baglar köyler ve insanlar. Agidini kendi kendine yakarak sudan sesten kustan izden ve insandan KIZILIRMAK; yikik setenin ezan sesine yakin yol kenari hikayesi gibi ,ne hedik cagini dogup yasayacakti bugday, ne lapa lapa yagdikca cocuklugunu kucaklayasi gelen insan sarhos birhos hayal meyali. Ey dünyanin delisi ne durursun vakit sende cocukluktan kalma yaz idi , kar yagmakta icin disin, yikinip yürümene ne kaldi cinlayip duran kalbim ve zemherinin bu vakti, dere tepe düze giydim bile gocugu potini . Coktaaan yüzüme yöreme yagan karlarla günün sevincini sarhosa sarip, dügün bayram dönen yanmalara lades tutustum.
Aralik / 20
Sondan basa dogru yitik bir hikayenin yolsuz pusulasiz ihtaca koyan her yerinde kendine Mobese kameralariyla hayati tel örgülenmis insana, ne kadar kör ve kötürüm olduguna dair ve ne kadar kötü niyetli yönetildigine sabit seyyar herkesi icine alarak heryeri en görünmez halden bile tüm korku ve sucluluk duygusunu bastiran topyekün gözlem evi gözetim kuleli.
Böyle bir arizada hele de tüm ilgi itibar yakinlik sevgi saygi tenesiri dürülmüs iskelet dolasimli ceset ziyaretlerle, öldügünden cok kahir kibir lanet tasiyici salgin ve balalara bulasmaktan kendini alamayan tek tip insanlama modeli, gittigi her adimda insanligini degil evini arabasini tekeke ceyizini dekorunu hormonlu vücüdünü ve fenni model cerrahi müdahaleli cins ve cihazini alem edip konusuz komsusuz gözetim kuleli tutsakligin herseyi her yerden bilinip görünmeye gönüllüce kul köleyse, sondan basa sarip döner pilak…` kara bahtim kem talihim, tasa bassam iz olur . Ben felege neyledim ki kirdi kolum kanadim yaz günlerim kis olur, Basim bir Erciyes dagidir suya düssem Agustos ayinda balta kesmez kesmez buz olur..` tükenmis pilden eski bataryalardan.
Hep yolcuya hazir binek tasinda bekleyip durdugu dünyayi duvarlar dibinden kapilar önünden sögüt dallarindaki kus cigliklariyla suyun sesine pinarin akisina calip cigristigi sazlarla mutlulugun türküsünü kanatlanip ucusurken, Biber Hasan, iki dudak arasi yan tüten cuvarasinin efkariyla etraf olmus dünya bir ahaliyi cekip basina toplayarak tabakasini yogurttan pilavdan ve baglar beldesi üzümlerin cumbul budak türlü türlüsünü topraga serili mindere koyup, gölgeleri birbiri sirasinca dizili agacin gövdesine halkalanmis atlar esekler eyerli eyersiz demeden, ellerinde civi cekic toynak yontar nal söker sökülen eskinin yerine yenisini mihlarken , yarenlige muhabbet eder eylerdi dili dudaginin bosta kalan sözden sohbetinden.
Zamani yoklugun icinde ezip eriten
Büyük saatlere yaslaniyor duvarlar, celsede tutuklu hüznün
Sürekli yenilmeyi ve yenilenmeyi marifete istiraken
Yipranip yorulmus bir ögle vakti gibi donuk
Ve kalabalik
…ciglik ciplak
Söförmahalli kamyon frensiz
Bos kovanlarda sayisiz ölü ve kulplu cendere
Cöp ve ölü vaziyetler topluyor sabah sabah
Köprü
Körpe
Köpük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!