Özetle…: Barınması yer yurt tutması ve yol alması güç Emanet güzergahlarda ödünç yollarda idarelik odalarda ve evlerde hayata tutunabilmenin güç belalarıyla zahmetten tasadan endişeden ve bilhassa sonsuz sınırsız ve sonu gelmeyen kontrolsüz istek heves arzu hayal dilek merak bağlamında kendi kendine üstün baskın gelme dürtülerini kışkırtıp kamçılayarak hırs gayret ve çabalarla zar zor…
İnsanlar genelde bulmak istediklerini merak edip arar sorarlar ve çoğu zaman arayıp sorarlarken hiç ummadıkları yaşamın sihirli hikmetinde olan sırlı gizli saklı bilinmezleri keşfederler.
Barınması yer yurt tutması ve yol alması güç kimi emanet güzergahlarda kimi sarpa yollarda kimi ödünç akıl fikir teselli tembih ve öğünlerde idarelik odalarda, geçici mevsimlerde, akıp giden aylar yıllar senelercesinde ve dünyasını oyalanıp avunulan meşakkatlerde sokaklarda eşyalarda evlerde yoksulda varsılda yoğun kalabalıkta ıssızda yalnızda hayal meyal ömür sürüncemeninde zar zor….ama bugüne kadar olup bitenler ve doğup ölenler, hep sayesinde beslenip barınarak daim devamlılığını akılla fikirle ilgiyle emekle bilgiyle sevgiyle bilinçle kararlılıkla liyakatle ve sorumlulukla yükünü taşıdıkları yaşamı sevk ve idare etmeye topraktan aldığını bozup berbat etmeden yeniden toprağa ekip biçerek, sevincin huzurun muttun duygunun düşüncenin kanaatin ilkenin kuralın aidiyetin dirayetin iradesi ve kıvancıyla süregelen onur itibar ve kıvancın ürünüydü insan ve hayat.
Fakat bugün toprağın damarına karışmadık hiç bir zehir zıkkımı zerrece zarar ziyan etmeyerek toprağın kimyasında topraktan başka her türlü ölüm zulüm kimyasallarının kök salıp canına okuduğu gibi, topraktan olup biten ve ölüsünü toprağa teslim eden insanın da içinde yüzünde dışında sayesinde ruhunda hayalinde ve hayat sürüncemeninde ve bütün yaşam dolaşımında ( benim işim görülsün de başkası sürünsün ölsün düz mantıklı mahluklaşmalarla menfaat ayrıcalık ve çıkar önceliğini kutsayarak sırf mülkten maldan paradan gösterişten servetten konuşan, sanata edebiyata vicdana saygınlığa ve ortak yaşam değerlerine hiç bir merakı ve meramı kalmamış olanlarıyla) toprağa ödeşmişliğin gereği insandan başka her şekil kimyasal, mutsuzluk, cinnet, cinayet, hastalık, hormon, alışkanlık, kibir, fitne, bağımlılık, sapkınlık, doyumsuzluk, şiddet, yetersizlik, hukuksuzluk, bencillik, algılama, hırlama, küçümseme, dışlama, zorbalık, saldırganlık, tahammülsüzlük, zalimlik vardır ve mevcuttur.
OKUMAK…tembih edilmislerle sorgulamasini ve muhasebesini yapmak arasinda gecen bütün hayati devinimlerin organik ve altyapisal bagintisi olan elestiri, tenkit, katilim, gözlemleme, irdeleme, tanima, kesfetme, arastirma, bilgilenme, kavrama, inceleme, duyumsama, algilama, tanimlama tarihin özüne, dünyanin sirrina, sosyallesmenin temel ilkesine, kisilik gelisiminin her türlü insani zenginligine, cagdas uygarlasmanin yol gösterici kodlarina, özgür ve özgüvenli yasama sanatininin bilinmeyenlerine iliskin insani dogdugu kundaktan itibaren hayatini terkettigi son güne kadar kendisini eslik edip katki sunarak sonsuzlugun hafizasinda kayitli veya kayitsiz bellege ve bilince eristiren sihirli serüvenin ta kendisidir.
Okumak, özneyi nesnellestirmekten veya bir baska deyisle her türlü edilgenlige dekorlanmis ESYA ile farkliligini ortaya koyan özgür , nitelikli, birikimli, deneyimli, aktif, etkin, yetkin, tayin edici ve özgün kisilikli karakter sahibi olmayi gelistirip donatarak kisiyi her güdümlü dürtp bagimliliginin her buyruga amade kolayca yönetilen HAYVANLIKTAN CIKARAN sezgi, bilgi, duyum, anlam, kavram, icerik, bilinc, lke, ilgi, algi, tavir, durus, ve bellegi hic bir temsil vekaletine ismarlamaksizin kendi emek ve cabasiyla yasadigi cagin, olup bitenlerin ve evrenin FARKINDALIGINI ve AYIRDIMINA VARMA yetenegini besleyip büyüten sonsuzluk cevheridir . Alfabesi insanlikla esit ve yasit KiTAPTAN okumasini bilmiyorsa, zir cahil korku ve karanliklarin güdümledigi ele güne muhtacligiyla buyrulan her seyin kulu kölesi olmaya bütün hayatini rehin vermis ve hic bir seyi -baskasina danisip sormaksizin acizlik ve yozlasmislik kabugnu asla kiramayarak- kendi gercek özgün degerinde algilayip kavramasi mümkün degildir insanin. Eger ki hic kimsenin kulu kölesi olmaksizin sezen taniyan kesfeden arastiran bilen gören anlayan duyan soran ve sorgulayan özgür iradeli farkindaliklar sahibiyse insan, kendini de beraberinde yasattigi doga, toplum, tarih ve evrenle iliskilendirip saglamasini yapan tanimlamayi ve okumasini yapabildigi her sey kitabin tam ortasindandir. Hic bir muhtaclik kölesi ve kuyrukcisu olmayayarak taniklik ettigi hayattan kendini ve iliskilendigi cevreyi kesfeden cesaret atilganlik ilgi ve merakla bütün bilinmeyenleri OKUYABiLME becerisi, kisiligi donanimli özgürlüge yetistirip gelistiren en dinamik ve zinde zenginliktir. Olmayan ve gelisemeyense her türlü ilkelligin korkunun karanligin hurafe gericilik köktencilik muhtaclikla fanatiklik ve militanlik zincirlerine bagimli; ve hic bir seye akli fikri iradesi kisiligi davranisi durusu ve kararliligi olmayan yozlasmis güdümlülügün sürü bagimlisidir.
Dedikten sonra, son bir dalya yaprakla KITAPTAN KITABA basligina ekten ilaveden degip dokunacak ve konuyu baglayacak olursam..
Sefaletinin kefaletini harcını hakkını onurunu itibarını huzurunu gereğini zorunluluklarını ihtiyaçlarını cesaretini emeğini ve bedelini yaşam kavgasıyla ödeşemeyenlerin çağdaş koşullara ve güncellere özgürleşmesi asla mümkün değildir.
Belki bilirsin belki, anlamazdan bilir bilmeze gelirsin fakat yine de ben yaşam kıskacında mevcutlu hatırlamak istemediklerini söylersem eğer…
Herkesin sanaldan soyuttan ve sahtelerden bulaşık artıklarını yıkayıp parlatarak , hiç eşi emsali kimsede bulunmaz marifetmişcesine kendine siyah beyazı bol, sanatsız sahnesiz bozuk bir saat, buzlu cam manzaralı dünya ve fayans tipi insan çerçevelemeli herkesin bir benzerinden ayrıcalık poz mozaik maskara ve profil ayrıcalıklığı fossurup tozutmakla korku kaygı umutsuzluk çaresizlik gibi endişelerinin ruhsuzluğuna parıltılı nayloncuktan cila çekip, hayata çıkışı olmayan kaçışlarına bariyer kurup, gömüldükleri ölüm mirasına beton döken yeryüzü korkulukları, gerçekliğine özdeş insanlaşmıyor ve hiç kimse kendisi olmuyor maalesef.
Çünkü aklı fikri idrakı algısı iradesi özgürlüğü duygusu düşüncesi karakteri alışkanlığı belleği bilinci cesareti özgürlüğü öz güveni yeteneği liyakati ilgisi merakı ve duyarlılık refleksi her türlü davranış ve kişilik bozukluğuyla her kullanıcısının sömürü soygun ihtiyacına göre gasp edilerek klonlanıp virüslendiğinden beri, yoksunluğunun bütün eziklik değersizlik yitiklik zayıflık hiçlik düşkünlük beceriksizlik ve aşağılık duygularını kendini olduğu gerçekliğin tam tersine sanki kusursuz hatasız güçlü güzel sıradaşı muhteşem heybetli birikimli eğitimli kültürlü alımlı varsıl çekici donanımlı insanüstü yetenekli girişken mükemmellik ve her hüner sahibi başarılıymış gibiliğin dekor maskesine saklayarak söylediği yalana kendi de inanan yapaylık ve sahtelik kozasında yaşarlar. Bu ayarda tüketim ihtiyacına göre formatlanmış Sanalda dönen dolaşanların tümü birbirinin aynısıdır.
Ekim sürüm biçim harmanlama iyilik sağlık mutluluk ambarına konulması istenilen yüklü değerler adına bütün kural kanun kaide araç gereç ve incelikleri gözetilmesine rağmen eğer toprağın verimliliği niyetlenilen emeğe karşılık dermanı gücü diriliği doğallığı canlılığı enerjisi direnci bağışıklığı uygunluğu ve yoksa, elde edilecek sonuç; bütün emekleri haraba giden soyut bir arayışın yer katını ve doruk zirvesini tüm iyimserm çabalarına rağmen bulamayan hazin hüsranlarla kaplı, kendine yenilmişlik ve karamsarlık hasadıdır. Kaderi hiç değişmeze sabit kalan toplumsal ilişkilerde de, hurafelere korkulara gericiliklere cahilliklere sefilliklere acılara bağnazlıklara çürümüşlüklere kendisini adamış alışmış ve kanıksamış her türlü kurak çöl çorak ve verimsizliğe şartlanmış insan kalabalığıyla örülü ve kapalı sosyal toprağa iyimserlik ekme ve kendi katkı payı olmaksızın özgürlüğü huzuru refahı kalkınmayı güveni istikrarı aydınlanmayı çağdaşlaşmayı getirme isteği de, aynı sonuçla bu şekilde ve böyledir.
‘ Her şey haksız kanunsuzluk hükmünde olup bitince, yani yasa kural kaide ahlak onur itibar saygınlık ortadan sökülüp kaldırılınca, hiç bir şey yasa dışı değildir. Yani her yasa dışı olan ve sayılan şey yerleşik hayata sıradanlaşarak çökmüş çullanmış alışkanlığın rutin ve doğal vazgeçilmezi olmuşsa, kaçak zorba haram ve insanlık dışı sayılan her şiddet saldırı dayatma baskı korku taciz ve tecavüz, sosyal hayatın normallerinden olmuştur ‘ diyor Georg Orwell , küresel Globalizm’ in kozmik karargah merkez metropol örgütlenme hücrelerinden biri olan ve giderek denetimli metal kapanmışlığa hayatını kaybeden insanlık cinayetinin ‘ 1984 Londra ‘ sı ‘ üzerine odaklı fakat asıl gizli öznesi Troçkist yanlılığını ortaya koyan Sovyetler’in muhatap alındığı ancak toplam gerçeklikteyse Orwell’ in bile farkında olmayarak günümüz tek kutuplu vahşi kapitalizminin esaret çarkını ve çarmıhını işleyen bilim kurgu ( onca kayıplarla geçmişini hatırlamayan, geleceği olmayan ve bugünün yeri ve tarihi bilinmez her dokunuşu kımıldayışı sesi düşüncesi hareketi peşin proğramlanmış ve bütün insancalarını yaşama yetenekleriyle birlikte yitirmişlerin irade hükmünün değer kıymeti dikkate alınmayarak konulmuş yasak sınırlar dışına çıkma şansının olmadığı ve orası artık Savaş Barıştır, Özgürlük Esarettir, Cehalet Güçtür ahmaklık emrine uymayanların dünya dolaşımında barınamadığı dijital diktatorya eseretindeki amansız takip altında insanlıktan çıkmışlığı anlattığı ) türünde yazdığı 1984’ te.
Burayı şimdilik daha ilerdeki Kitaptan Kitaba’ başlığı altında sıradaki rakam sayısıyla daha detaylı bakmaya bırakarak….bu uzun soluklu yazının yoğunlaştığı konu ekseniyse, Tolstoy’ un başyapıtlarından biri olan Efendi ile Uşağı seyrindedir.
Herkesin kendinden sakladığı düşüncesinin dahi izleyip gözetleyen cihazlarla farkedilerek baskılayan hapis altında tutulan Büyük Birader sisteminin acıklı zavallısıdır bu zehirli kirli zifiri zindan .(Orwell’ in ütopyasından esinlenerek provası reklamını yapan Biri Bizi Gözetliyor türü ve buradan çoğaltılmış dizi furyası medyatiklik mamülleriyle maksada özel verimliliğin hususi stüdyolarından ölümü gerçekleşen yapay zeka çağı robot insanına nasıl tasarlandıysa öylece türedi üredi kundaklandı ve evrildi dünkü döküntülerden molozlaşan yarın)
‘ Her şey haksız kanunsuzluk hükmünde olup bitince, yani yasa kural kaide ahlak onur itibar saygınlık ortadan sökülüp kaldırılınca, hiç bir şey yasa dışı değildir. Yani her yasa dışı olan ve sayılan şey yerleşik hayata sıradanlaşarak çökmüş çullanmış alışkanlığın rutin ve doğal vazgeçilmezi olmuşsa, kaçak zorba haram ve insanlık dışı sayılan her şiddet saldırı dayatma baskı korku taciz ve tecavüz, sosyal hayatın normallerinden olmuştur ‘ diyor Georg Orwell , küresel Globalizm’ in kozmik karargah merkez metropol örgütlenme hücrelerinden biri olan ve giderek denetimli metal kapanmışlığa hayatını kaybeden insanlık cinayetinin ‘ 1984 Londra ‘ sı ‘ üzerine odaklı fakat asıl gizli öznesi Troçkist yanlılığını ortaya koyan Sovyetler’in muhatap alındığı ancak toplam gerçeklikteyse Orwell’ in bile farkında olmayarak günümüz tek kutuplu vahşi kapitalizminin esaret çarkını ve çarmıhını işleyen bilim kurgu ( onca kayıplarla geçmişini hatırlamayan, geleceği olmayan ve bugünün yeri ve tarihi bilinmez her dokunuşu kımıldayışı sesi düşüncesi hareketi peşin proğramlanmış ve bütün insancalarını yaşama yetenekleriyle birlikte yitirmişlerin irade hükmünün değer kıymeti dikkate alınmayarak konulmuş yasak sınırlar dışına çıkma şansının olmadığı ve orası artık Savaş Barıştır, Özgürlük Esarettir, Cehalet Güçtür ahmaklık emrine uymayanların dünya dolaşımında barınamadığı dijital diktatorya eseretindeki amansız takip altında insanlıktan çıkmışlığı anlattığı ) türünde yazdığı 1984’ te.
Burayı şimdilik daha ilerdeki Kitaptan Kitaba’ başlığı altında sıradaki rakam sayısıyla daha detaylı bakmaya bırakarak…dediğimiz yerden devamla..
Düzenli olarak bir kaç başlıkta toplanan parti devleti idaresinde görevlendirilmiş memurlar hem talıyıcı hem yükkenici hem de kullanıcı kukla köleleri olarak düşmanlaştırılmış olana karşı sorgulamasız ve itirazsız sıkı bir nefret aşılama programları vardır. Amaçta ilkede üstünlük hizmetine asla kusur işlenmeyecek olan öncelikli parti ve yönetenlerin çıkarı vardır, onun dışında herkes bu kutsalın araç gerecidir.
Eyleme dönüşmemiş bile olsa düşünmesi bile suç sayılarak zaman aşımının dahi söz konusu olmadığı ; Düşünce Suçu gibi bir kavramın kulu köleliğine sinmiş susmuşluğun herkesin birbirini azap kuşkuları ve korkularıyla tedirgin olduğu mesafelerden izleyip hiç bir yakınlaşma ilgisine ve cesaretine bulaşmadığı karanlığı derin bir kıyamet kuyusudur 1984 ‘ de bahsi geçenlerin Orwell imzalı romanı.
İnsanların hep gece karanlığında derin dalmış uyku sersemliğine tutulan baskın ışıklarıyla yatağından sürüklenip götürüldükten sonra bir daha kendinden haber alınmamaya yargısız sorgusuz ortadan kaldırılarak imha edilmeye buharlaştığını anlatır parti devlet yöntem ve sistemlerini anlatan 1984.
Bu bir rüzgardır
Eser badı saba ile kostümlerde kafeslerde durmaz eylenmez
Dağlar ardında bırakılmış bir efkarlı mektup gibidir, ismi yazılı defterdeki göçebeliğin mirası
Dünya yürür
Yol gider
Dertlisi dersizi uçan halılar masalına aldanıp avunan bir hasır bir bir pencere kısmetiyle
Hızla...
İnsan kendi aklını kullanamayacak ölçüsüzlüklerle
Tahmin edemeyeceği kadar hızla
Keskin kıvrımlı ahiretötesi ahıvahların
Virajlarına ustura menzili uçurum...
Morg derecelerden morfinsel iştahlarla göğüs kabartan
Yana yile `BURJUVA MÜSLÜMANLIGI özendirip yetistirmisiz meger `diyen dillerle kendini ele verip, kimdir nedir necidir sorup sorgulamalarinin bütün dolgunlugunu cevaplayip karsilayan bültenciligin ölcüp bicip tartan karsiligina ilani anons yaparak kendini koyan, TÜRKIYE CUMHURIYETiYLE HESAPLASTIK akil fikir zikir mantik zihin bopcusu Besir Atalay…
Yönettigi cikar ortakliklarinin kurumsallasmis aldatilmisligi temelinde herkese dokunup ancak kendi felaket yagma yikim isgal tesisatciliginin esas yapan yönendiren vebali üstüne fisle payi toz kondurmadiginin her birini ziyanla zararla iflasla kandirilmislikla hezimetle hüsranla darmaduman ettikten sonra her ganimet ortagini `ne istediniz de vermedik ` bogulmus daralmis bunalmisligiyla RAKiP DÜSMAN ilan etmenin ` Dindar Toplum` yetistirecegim iddasindan evrilip kivrilarak her bir özentisi Türklük, Türkiy Cumhuriyeti ve Atatürk karsirligi BOP TURFANDACILIGINDAN olup bitecek olmasi öngörülen BURJUVA MÜSLÜMANCILIGI besleyip büyütmüs olmak herhangi kisi keyfiyetine mahsus zarari iyani kendi capina kendinden menkul bir gaf degil, bile örülü örgütlenmis olan küresel militanciligin hem asal öznesi hem de sogun sömürü isgal yikim yagma kümelesmesine dahil yerli yedek ve yerel isbirlikciligin ilimli uyumu münasip ve müsait faili belli figuranciligiydi..
Hergün hayati karartilarak umutsuzlugun caresizligin tükenmisligin yenilmis yitmis yipranmis yoksunlasmis hincahinc kalabaliklastikca kalabaliklasan insanlik yikim yiginagina hic olmadik ve hic görülmedik ikramiyeler yagdiracagi vaaz yahut vaadiyle biranda ve birdenbire emeksiz zahmetsiz kendiliginden dökülüp gelecek olan kumar kurraciligini yedirip yutkundurup, kamcilanmis kudurtulmus üretimsiz bilgisiz egitimsiz beceriksiz hazirkondu tür ve tip numunesinde kendini yilgin yorgun bezgin bikkin cöl cöp corak bunak tembel harap veranlarda kendinden kovulmuslugun terkinde bulan gedikli güdümlü her kisi, dürtülerle yönetilip yönlendirildigi biranda ve birdenbire inanilmasi güc saltanatin servetin gücün gösterisin sahibi olacagina uyusmus azmis avunmus afyonlu haliyle, sorunlarina kat be kat daha cok sorun katan zibil zivanasina dönüsür.
Tam da bu ugrunda hicbir insani degerle yorulmaksizin dengeleri akilsiz hesapsiz kitapsiz hukuksuz bilgisiz beceriksiz fikirsiz düsüncesiz kültürsüz dayanismasiz ilgisiz duyarsiz tutarsiz sorgusuz sorumsuzluga bozulmuslugun ihtiyac beklenti yetersizlik zaafiyet zaruret eksik gedik noktsinda her türlü haram haydut yikim kiyim kisilik ve karakter bozuklugunu konuslanmis karsiliksiz kupon ve ikramiye dagiticilarinin avina oltasina düserek, inancini özünü iliskisini itibarini heran herdurum cikar keyfiyetine sirtina giyilmis forma gibi cikarip degistirebilen kaypakligin teslim tesis ve teminati altindadir.
Damgasini mührünü Yuro –Amerikan kurgu kurulumundan alip toplumunun üretimsiz tüketici ithalat isgaliyle küresel kusatmalar esiri olmasi ugrunda özenle saraylandirilip servetlendirilen BOP ESBASKANLIGI halen böyle bir hükümranligin avanta avansiyla irade ve iktidar sahipliligi yapmaktadir.
Yerinden yurdundan gelecegi belirsizlige sökülüp kavlatilarak kendi savrulusunun hayati heten kararmisligina amansizca püskürüp hucumlayan Türkiye kirsalindan yarim yamalak kentlesmis merkezlere göc sürgünlügü, sürgünlügünde toplayip biriktirdigi bilgisizligini körlügünü caresizligini yoksullugunu sefilligini üzüntüsünü egitimsizligini darmadaginikligini üstüne yikilip ISGAL ETTIGi kanun ve kayit disi yagma yerleskesciligine yamanip yapisirken, ülkeyi emeksiz zahmetsiz Kücük Amerika ham hayalciligine tedarik etme derdine düsmüs ve kendi cikarindan baska hicbirseyi umursamamaya calisanlarin en acimasiz göz yumuculugu ve ihmaliyle devletsizligi dayanip dösendiler…
Eğer konuksan
Hiç ummadığın beklenmediklerden kendine hiç..
Bence hiç bekleme, git bir duş al..
Gaygana yap, çay demle
Nerdeyim nezamandır demeden
Rüzgara ne tarafasını so, güneşten hali hangi dumanda
Boyun büktü ay ışığa
Üzüntüsünden bir ırmak bir ırmak oldu yutkunduğu damladan
Itır kokuyorkenki tende teması çiçeğin çığa, çiylere
Yanından geçip cılgaların süyem süyem erkence baharlığından
Yudumlaşmış damlalarında saklı pınarları mavileşen nehir
Soğuk damarlardan sızılı dallar tutmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!