Bir geliyor bir gidiyor,
Bir esiyor bir duruyor,
Bahar yerinde, kardelen gününde, mart nisan havasinin,
Dagildigi mesaiden bicak cekip soguga ayaza bir yagiyor
Bir parliyor
Bir dolaniyor bir bulaniyor festival seyrindeki kivrak dansa zor müzik calar gibi
Haktan ve hukuktan
Devamla onurdan samimiyetten sözünü sadakatini yitirince hayat
Saglam cöküs ve cürümeler gelir oturur korku belasina
Tahti taci yalan dolan külliyen haram…
Helale saydirir siyah beyazlasir…
Beyaz siyah…
Bağrım yufkaların yoksulu gurbetler arkası
Hasretliğim yara bere içinde
Sancılara sarınmış keman
Hangi rengi kendime yaren kılsam
Dudaklarına san düşmüş hazan cemresi mor devran
Sarıların nispetinden çalgı uyumu hem karar
Kehi dönersin
Sögütlü derelerden yüzünkuylu akip giden zamani dolasir dönersin
Ucmustur yaz getiren sigirciklar ve son kirlangiclar masmavi gökyüzü
Nohut kavuran topragin gögün yanan tavanina dehleyip sürdügün küheylan
Seni sütlegen kanatan bir yerden tanir gibi senden arsiz haylaz
Iner bozkirlardan cagla cicek agustostan eylüle varirsin
Mahsunlugu var bunun
Mefkunlugu ve mahkumlugu icince kendini baskasiyla karistiran
Icmeyince baskasina kendini sevimli sevimsiz naralarla
Eski laflardan yeni icatlar cikarttirarak sayfalari birbiri ardina
Okumaksizin kurcalanmis üfürülmüs
Düsüncesi bile insana pismanlik ve yorgunluk duygusu veren
Uzun sözün kisasi hazan sancilarina gebe
Görgüsüz topragin tutusmus agrisina mektup salip selam eden yellerde
Iyilesmez yerine dokunur gibi yarsiz yara kendi bagrindan
Uzaklarda yer bulabilmenin yitik kapilarinda kol gezip
Sessizligin en emin ellerini yokluga denk gelen yanmis sönmüslügün irgatina
Kibritten ödünc kivilcimlarla sürgün gitmis gibi kem talihin
Böyle bataklık muhallerde
Git büyü de öyle gel dediler bahara
Sanki beleşe üç kuruşluk şeydi elvanında gülistan
Böyle böyle çiçeğin adı mor çalıda harabat oldu
Gül nezdinde elyaman
Hayalile sayıklayanınki de
Hazana savrulup göcen verandada
Saatin orasi burasi temmuz kiyisi sefil imbat
Omzundan sarmasiklar sarkan yolboyu duvarlari dag yokusu sarpasargina
Gittigi yerin hicbiri heryer
Kimseye varmayan sürükleyici kovulmusluk
Solgun sarisi nefesi tükenmekte telli terennümle ordan oraya
Hazana savrulup göcen verandada
Saatin orasi burasi temmuz kiyisi sefil imbat
Omzundan sarmasiklar sarkan yolboyu duvarlari dag yokusu sarpasargina
Gittigi yerin hicbiri heryer
Kimseye varmayan sürükleyici kovulmusluk
Solgun sarisi nefesi tükenmekte telli terennümle ordan oraya
Kirişi kolonu kırmış
Kayışı koparmış, kılıfı yırtmış, yakayı gövdeyi sökmüş sıyırmış
Esrik gönlünün
Divane aklının
Hissinin
Hazzının




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!