Her memurluk, her bakanlık, her kurul, her birey hiçbir suç ile akranlık kuramaz, kurmaz bilincini vatan koruyor, vatan korunuyor! Bir millet huzuru ve refahı adına hür sorumluluğunu özgürce üstlendiğidir! Ve bu işte, bir suç ile akranlığını hukuk önünde duruş hürriyetidir!
Gönlümde pire saklamam seni!
Sevgi sanatı yaşam üstünlüğüdür çünkü
Kal olduğun yerde, eğer istersen!
Düşünmeye inan doğmak bilgidir çünkü
Milli Eğitim Bakanlığı hükümet bazında hizmettir. Milli savunma Bakanlığı ordu bazında ulus devlete özgü, milli varlığa hizmet alanı, yani bir hizmettir. Buraya bir parti yandaşlığı yılışmaz, yılışamaz! Biliyor muydunuz bunu? Ben dün öğrendim, ama hep hissettim. ‘Ama’ dedim, bu farkı gördünüz mü? Ama demekle, bilgimi dile alacak kadar düşünceme kaydetmedim, kaydedememişim diye bir hüzün, geç de kalmış değilim diye bir teselli birleşimi ile mutluluk zenginleştim. Şimdi ancak bunun bilincindeyim demiş de oluyorum aynı zamanda. Yani, bilinç düzeyimin bu safhasına kadar öyleyse, ister okul, ister mahallede, sokakta vs. şiddet yer edinebilir. Bu durumda örneğin okulda, çocuğum yetim değil ben yaşıyor olduğum ile, ama çocuğumun okulu sefil, bilinç yelkenimin hissiz, duyarsız, umarsız direkleriyle. Okulda da yetim değil, öğretmeni yaşamın üstün güzellikleriyle donanımlı. Ama bu analı babalı haliyle öğretmenli çocuğumun okulu sefil, demokrasi kültürünün bağımsız birey kimliğimi belleğimde bilinç taşımıyor, belime kambur ederek, kişisel veya kolektif, yani toplu şiddete tanıklık olabiliyorum sadece. Şiddet, bir kendini ifade etme yöntemi mi? diye bu konuyu da tv’de dinlediğim haliyle değerlendirdim, yorumladım kendimce. Dinlediğimi acaba anladım mı diye bir kendimi kontrol merakıydı bu. Dinlediklerimi düşünmeye bir dip notlarımdı. Milli varlığımıza vatandaş olmak içtenliğine hususiyet duyarlığım, hassasiyetim aynı zamanda….
Türk milleti, düşünme varlığına saygı üstünlüğüdür. Bu üstünlük ‘insana yönelik’ öncelik değeridir. İnsan, vatan, soy, maddiyatı vb’i ile adlandırılmıyor düşünce varlığında. Bunu bilmeyenler olabilir, bilmeyen var diye vatan varlığı ve bütünlüğüne laf edilmez sere serpe hallerle…. Kaldı ki, saldırmaya artık, El insaf denilir. İnsan, kendi bastığı dalı ağacın tepesinde iken keser mi? Kendi ruhuna hakaret eden şeytan zaten ve sadece…
Kendini koruyamayan bir topluluğu Türk milletinden ayırmak, kavramlarla da olsa, onları bir terör vahşetinin, bir sömürge terörünün eline teslim etmek demektir. Bu terör elindeki bir tehlikeyi de kendi ellerimle, yani yüce Türk milleti değeriyle kuramam. Bu karar ve kararlılık insan sevmek yüceliğidir, insanlığını uygarlık yüceliğinde yükselen hududunda özgürlüktür. Yüksel Türk, yüksekliğin hududu yoktur dedi Mustafa Kemal Atatürk. İnsan sevmek, insanı anlamaktır. İnsanı anlamak, tehlikeden korunmasını sağlamak ve her tehdit, her tehlike karşısında hukuk üstünlüğünde de korumaktır.
Korkarım
Cehaleti üzersem
Şaşmam
Fesatlığı bozarsam
Üzerim
Her kimsenin keyfince
Maziye şöyle bir bakılsa da
Özlemler saygıyı selam dursa
Geleceğe aydın ümitler yarına
Bir dün ışığı bugünü nakışlasa
olsa, olsaydı ya…
Kürt diye Türkiye’nin sorunu yok, tek gerçek budur
Kim kürt diye neye diyorsa işlekliği de biliniyordur
Olmayan bir derdin yeri şurası diye yılışmaya sorulur
Sorun davet edenlerin gidip geldiği yol mu tıkanık?
Türkiye’de sorun yok, kürt adı ile saldırı gerçeği var
Ah şu sol yanın dinmeyen ezgisi
Ömrün öksüz zevki, kederi
Gurbete düşenin duyulan özlemi
Fikrinin özenli sözüyle dilini
Gurbete düşenin çağlayan sevgisi
Ruhun yüreği bu süslediği
Şeytanın özel ekibi bu hükümet şirketi, öyle de hep söylendi
Gücünü olay yaratmak hem işi, hem çağdaşlık bilgiçliği...
İyi millet kötü millet yok, iyi ve kötü insan var çaresizliğini
“Olayın, halkın yardımlasma duygusunu eksiltmemesi” dileğini
Çalıyorlar insani vicdanın kuruşlarından bile biriktirdiğini
Bu insanlar kurtaramıyor kendini
Dünyanın efendisi olmaktan
Oysa biz taşıyorduk fazileti ki
İnsan kendi efendisi olmayı sevmeli
Gözyaşımı sorma
I.
Bir ülkenin yüzde kaçını aşan milleti
Cinsiyet dönüşümü halinden bir biçimi
Davul çal zurna çal oynar hep o bir içini
Köçeklik tasmasını der ki alırım dizili
Ağzı boşalmış şirden şikemperver şilteli
Almanya`dakilere bela okuyan serseri! Kendini bil kendini!
Ruhun kirlettiriyor ağzındaki dilini
Almanya`ya on yedi kere sokuştuğun Tarikatın bu eseri
Adalet Bakanlığından tayin edilen hakimlerin hem işte seyri
Hakim ol eline, diline bakan efendi!
Bu deyim bu hallere uygun bir sözgelimi, öyle değil mi?




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..