Miras paylaşımı gibi hale uzak durmayı duyanı seçip
Yaklaşmayı yine dener hiç razı olmam diyeni geçip
Türk şuuru varlığı adına tek hür bedele çoktan razıyım
Allah'tan dilek ümidine hareket bereketi olsun razıyım
1968’li yıllarda Almanya’da RAF örneğin, kimileri yeşiller partisinde sempatidir, bir kısmı hapishanedeydi, çıkartılıyorlar yavaş yavaş… Onların artık Terör değil… Fransa’da, İngiltere’de, Amerika’da adları artık Kürt! Yani, Avrupa Kürt diye bir kovdukları bir geri getirdikleri Terörler!
İnsan hakları denilen katliam ruhlu şebekelere artık dosyalar sunalım! Hem insan hakkı diyor, hem o tüketilen ülkelerin sayısını saymıyor… Ama, daha bu çalışma için bile, onlardan, o insan hakkı masrafını istemek şartıyla! Her evrensel çalışmaya evrensel kasaları var... insanlığa harcanmıyor ama asla… öylesine bir hal ki, laf bulmayı ancak, Goethe, Schiller çağlarının düşünürleri belki başarırdı …
Evrensel Terörlük doğurmasıydı bu! diye şimdilik anlatamıyorum... bir konu ile bunu çalışmayı denemeye çalışırım... halbuki anlaşılabilirdi... belki, bir toplum davranışı olarak, psikolojik zayıflatmanın, sosyal insan, az sosyal diye asosyal diyelim buna, insan tavırlı diye fırsatı yaratıp, bunu kullandıkları bir örnek olabilir buna...
Sağımda mezarlık, solumda ağaçlık
Hava sıcak. Çok sıcak.
Demek mevsimlerden yaz.
Bu sıcağı benim sırtım, başım uyduramaz.
Küresel baygınlığın eşiğinden sıçrayışa
Yürüyorum iniş yokuş ne çıkarsa karşıma
İnsanlar ruh taşıyor her canlılar gibi
Ruhlar sevgi yaşıyor Allah aşkı gibi
Havlayan mesajları insan mı vermeli?
Niye havlar insan? Hayvan ürkütmüyor ki…
Kasım 2007
zihinde tasarlanan, gerçekleşmesi özlenen
düş, imge, hulya, hayal ürünü bir hikayeden
biri hakikat öbürü hayal belli belirsiz şey o gölge
geçtiğim iki ses arasında kendimden
gerçekliğin aynadaki hayali aydınlatılan
Bir yerlerde şöyle okumuştum;
Öğretmen sınıfa girip kürsüye giderken ön sırada oturan bir kız çocuğunun
cüzdanını alır gözü önünde çocukların. Kız çaresiz ve tepki verir, hepsi şaşkın
’Cüzdanımı aldınız’ der, ama öğretmen ’Hayır, cüzdanını keşfettim! ’ dersine başlar. Ders konusudur; ‘hayır, … keşfettim! ’
‘Hayır, -canını, malını, ırzını, yuvanı, toprağını, yurdunu…-, cüzdanını Keşfettim! ’... Hırsızlık yapma denilmez, adı suç içeriyor
Cismine sahip olarak aldığının, alacağının... Almadım dahi kullanılmaz bir ‘hayır’ yeter. Bence, Kristof Kolomb darbe’sini anlatıyor
İyileşti mi bilmiyorum, aslan, panter ıslah edip şov yapan -Amerikalı? - bey, doğasına aykırı ıslah emeği verdiyse de, bir kez insan dalgın olabilir, bu da insanlığın doğallığıdır, yataklık oldu, öyle kaldı galiba…
Doğası insan aykırıcılığı olanları toplayıp eğitime almaya nerden finans sundular da düşünüldü bu diye ilk soruyla başlar kargayı bile güldüremeyen tiyatro sahnesine dikenli kirpi ederler eğiticilerini, her göründükçe eğitilmeye alınan, büzüşür eğiten, değil mi?
Cumhuriyetimizin kurucuları: Bütün Şehitlerimizin iki tane hedefi vardır. Birinci hedefi bu vatan için şehit olmak. (ikinci hedefi ise vatana düşman ayağı değdirmemek. Bunu onlar başardı ya biz ne yapıyoruz?
Daha önceleri, Barış ruhu kokmalı savaş dedim ama, güne daldım, gün derdini doldurdum içine... Kaçakçılığın eline düşmüşlerin anısına biraz ağladıktan sonra, biraz da kendi halime ağlamayı becermiş olayım diye: kaçakçılığın eline düşmüşlüğümüzün görüntüleriydi onlar, biraz ben bu sızıyı, düşüncemin ay ışığı altında, mektuplarıma akıtayım sızısını dedim, yine aynı gün derdi oldu… Güncel konuları izlemeyi düşünüyorum ama: ister kişisel, çevresel, yöresel, bölgesel, küresel… yani evrensel bahaneler şans vermiyor boyutuyla anlatamadım elbette...
Anlatmak değildi belki de, durum halini önce ona buna dokunmadan konu ismiyle toplanmalı, sonra değerlendirip, belki bir dilek, dilekçe, anlatım olacaktı, ama olmuyor ki... var yansın var ortada... ama bu heykel de fena değildi, şu Türk Lokumu hani, ad vermeden önce suratlarını şekillendirmeyi unuttular, severler unutmayı... tam isabet ettirdiler de, Türk demekle biraz fazla suratsızlık ettiler... felsefecilere, konu şekillendirme sanatı da doğuyor, kullanılabilirse eğer... bu sanatı beğendim ben, ama ne çıkarabileceğimi bilemiyorum henüz... böyle konuları karma yapıyorum bilinçli bilinçsiz, bir kelime veya bir cümle beni buna uyandırabilecek diye devam edeceğim kıvranmaya... bir heykel istiyorum suratı Avrupalı, insan gibi insan suratsızlığı, karnı yılan çıyan dolu, kolu bacağı ahtapot...
Bu çalışmaya biraz bocalamalıyım böyle bir taraftan saçılanları, diğer taraftan onları da saçarak ortalığa, sonra toplayarak bir halinden öbürünün de aldığı şeklini ileride yontuya bırakarak... hep açık bırakarak... bu açık bırakmanın hak ve hukuku, sanki felsefeye işlenmeli gibi bir anlaşıyı mı anlamalı, bilmiyorum... yorgunum, çok yorgunum... bu da alabildiğine muhteşem bir konu işte... yıllarımızı mı dolduracak, mezarlarımızı mı, bilmiyorum… üstesinden gelemiyorum bunun... sevenlerimiz sağolsun… Avrupa övgüsü bu sevgi gösterilerine ne diyeyim artık…
Karşımızdakinin yüzüne bakarak konuşuruz
İç yüzünü bilmek isteriz derken acaba
Yılışır mıyız, tanışıyorum denilen bu amaca
Buluşur muyuz iç alemimizde de onunla…
Aynadaki yüzümüz, güncel yüzümüz
Ayandon emarelerinden ayan beyan
Ay dedeye misafir olmuş gibi bu hal
Ayazlamış ay balığına benziyorsa da
Göz sevdası yaşayan bir garip halbuki
Varlıkta yaşadığı bu yokluğuna nedeni




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..