Armağan sevgiye eşdeğerdedir;
sevgiyle de arandığı kadarıyla.
Ama veren için öneri gibi;
o en güzel zevki
tertiplemeye.
Kendi yararı gibi
Şaşmamak içten değil. Bu soru soruldu, yaşlı, genç, bay, hanım, öylesine parlak, öylesine güzel ve tamamen aynı görüşe dayanan yanıtlardı, dinlediğim. Bu kadar aydın görüşlü bir toplum olduğuyla, Türkiye’de hükümet sorunu niye çalkalatılıyor, anlayamıyorum ben…
Bilgi ulaştırılabiliyor, düşünen de var. Bundan zaten şüphe etmek saçmalık. Türkün doğuşudur düşünmek! İşte en güzel ispattı bu. Peki, ne oluyor Türkiye’me? Her ülke hakkında bu kadar kesin, endişesiz ve dosdoğru düşünebilen bir millet, kendi vatanı hakkında düşünceye hakimiyetini koruyamıyor olan bu son yılların neticelerine şaşmamak içten değil…
Biraz düşüneceğim bunu, ama elimde malzeme yok, hangi konu çerçevesinde araştırıp derleme çalışmaya cüret edeyim diye… çok ilginç bu bilinç ve bilginin Türkiye içinde, Türkiye hakkına işleyemiyor oluşu… çok ilginç… bir iç savaş yaratmayı hep başarılı olarak hayatta tutan Demirel’den beri hükümetlerin hepsi ve AKP’de toplanan bu bütün pislikler, demokrasi hayata hiç sokulmasın emeğinde direniyorlar daha ve daha da güçlüce… laf ebeciliği oynu cirit atıyor daha beter halde… şehit sayısı yüksek oldukça sırıtan gözleri içimi bulandırdığı için, gözümü kapatıyor, dinliyorum sadece… ama o görüntülerde kustuğum az değildi… midem çok hassas… vicdanımın midesi hassas…
AB değil, gümrük birliği
Üretici değil, tüketici merkezi
Toplum değil, birey çıkarı işlevi
Gıda ve su karteli bu istiap haddi şerri
Batılı siyaset gereği bu Yahudiliği
Sorumluluk nedir? Kendime mi, başkasına mı diye bir bireysel sorumluluktan toplumsal, siyasal sorumluluğa okumuş yobazlıkta ahlak ezen ile aydın kavramına yücelmek arasında düşünen ben miyim birey olarak, düşünce pazarlama meydanında taraftar tellalı mıyım acaba? Onulmaz bir yara mı var? Yaranın adı ve cismi ile geliş, gelişme neticelenmesi ne? Bu söylenirse kim hesaplaşıyor oluyor? Veya sorumlanacak mutlak bir şey, bir kimse olacaktır…
Uygarlık parfümüdür kaos, karmaşa. Avrupa uygarlığı parfümlüdür diyorum elbette; Refahın hevesinde toplu savaşa götüren huzurun ahlak değeri olmadığına kanıttır kendini inşa etmeye basitleştiren, yani bireyden sosyal sigortalı Allah yaratmaya hevesi ahlak anladılar, sıkıştılar, tıkandılar bu bedava yaşam histerisini de anlamaya kafamızı karıştırmaya zorlayanlar… Yaptığını anlayan, anlamazlığa vurma ustalığı ile de satarak bir daha kazanç sağlarken, kıvrananları övmek deyip yıpratmak işinde koşuşturan çalışma heyecanı. Ne mi bu? Küresellik işte.
Tıkanıklığını küresellik satıyor, Afrika sömürgeydi soyup soğan etmeye, Asya bu amaçtı, ama hesap dönüştü biraz… Çok şükür demeye hacet var mı? Asya’da insan yaşıyor, insanlık yaşatılıyor. Afrika gibi binlerce yıllar esir yaşatılan millet değil elbette. Esir insanların hürriyet kazandıkları bağımsızlıklarına soysuzca saldırarak General yüceldiler galiba… Her neyse… Konum bu değildi…
Geliştiği son haliyle olduğum gibi konuştum
Duygularımın tercümanı ettim dilimi
Elbette etkenleriyle çevre, belgeler çevirmeni
Taa çocukluğumdan bir yaşamda
Yolunda hiç pişmanlık çiçeği yoktu
Dikmemiş ki hiç!
Yeryüzünü doğa kuran yüce Allah’ım
Doğallığın içinde en nadide çiçeğinse insanlığım
Doğaya dünyanın bağrını beşik kuran Allah’ım
Ana dölünde bir damlayı bahar yeşerense çiçeğim
Utanç çağı olarak insanlığı sömürge eden vahşetleri
Ne kadar gerçekse ve örtülemiyorsa ayıbı
Teknoloji o kadar gerçek gelişti şüphesiz mucizeyi
Kutlamaya değer olabilmesi için ne yazık ki
İnsanlığın huzur ve refahına kullanmaları gerekli…
Akşamları açarım bazen televizyonu ama, ya onun suratını duvara çeviririm, ya benim arkam dönüktür kitabımın başında… haa, bir de bilgisayar var ya, o bana kalem kağıt olmayı başardı sanıyor… hoş, haksız da değil hani…bazen de kitap yerine onun başına geçer, otururum…böyle gözlerim okur, kulağım dinlerken aynı zamanda arkadaşlıklar, dünyalar ediniriz kendimize... hoştur o an içim, bir hoş da ben olurum, geçiniriz kaymak gibi birlikte…
Merak dolu içimin çocuğuna ayrımsamıyorum
her şeye doyasıya takıldığını, hevesini de…
doydukça çekilmez oluyorsa da artan seçiciliği;
dağ, taş, dere, tepe…güzel bir şey daha…güzel bir şey…
İngilizce sayıları öğrenmeyi denedim
One Adam Tu Adam diye ekledim
Bir Adam iki Adam gibi bir deneyimle
Düşünce laboratuarıma alayım dedim
Hangi savaş ve o nedenleri meçhul tutum
Hangi görüntüler sergileneceğine kötürüm
Duygusuz toplum olarak yan gel yat! Ama
Sataşma dur, seni sen paklar belalığı bu!
Çığlık atsam sessiz, sussam çaresiz boyutu




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..