Seçkin yaş diye akıl gelir en başta
Doğururken belki zirvenin aşılmazıyla
Uçuşu kucağa alınan koku yaşıyla
18 ile vatana bekçi koşar coşkusu
Acil bir önleme hazırlanmak gerekliği bu
Yoğun halktır tüketen, tüketilen. Tüketici fakirdir hep bu yüzden. Ülkelerarası sosyal, toplumsal uygarlık dengesi sağlanmadığı için, savaş saldırganlığı küreselliğe dayandığı halde ve azıcık yavaşlatılmaya davet edildiği için, doğal olarak bu saldırı sınırsızlığıyla gıdalara saldırı oyununa da baş vuracaktır. Dünya gıda fiyat dengesi olarak, zenginler öyle de yer böyle de diye düşünürken, o alanda kazanç da esirliğe dayanmalı… Gıda pazarlayan fazla kazanmasın: sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyişi denilir buna. Yine bu türden bir düşünce olarak, fakir ülkelerde dolaşacağız daha, bu süreçte harcamaya niyetimiz yok ayağı mı acaba? Dilleri dinleri midir? Ne dini?
Tüketici fakir öyle kalsın diyor, ithalat dayatıyor. İşsizlik mi önlüyor ülkelerinde? Bunun gerçeği ama hiç görülemiyor gözlerle bile. Yine bir kapalı kapılar ardından ‘emir havası esinliyor dikkati’ büyüyor, ister istemez.
Açlık, kıtlık, susuzluk ihtarı gerçek bir uyarı uzmanlarca. Bankacılar da konuşuyor bunu. Bankacı konuşuyorsa, Yahudiliği önemsetiyordur; borç veremem gardaşım, ne becerdin aldıklarınla… get başka kapıya… Sahi, onların yöresel dilleri mi dinleri, dişleri midir midede... var mıdır?
Türküm, doğruyum, çalışkanım
İlk öğrendiğim sözler oldular
Radyodan dinleyebilirdim piyes
Bakışlarımda birikirdi hevesim
...........................Türkiyemi sev! diyebilmek
O sendeki aşk olmasa coşkulu hevesinle
Yaşamam sensizliği bir tek an bile
'Açıp kollarımı iki yana' bekleyişim de
Hiç eksilmesin diliyorum sevdiğim seninle
Bu coşkuların tadında emekliyorum ancak
Tarikat, Yahudilik gıdasıdır, anlaşılmaz ne anladığı
Odunsu ruhun öyle kalın ki duygu duvarı…
Ne ses girer içeri, ölü ne, diri ne bilinmez
Söz söyler dili, ne şekildir, ne biçimdir denilmez….
3 Eylül 2008
sınırını aşma sevdana hayranım
küçükken az taşkın değildin ki zaten
şirin şey çocukluğa mı acelen var?
sen yolunu sadece şaşırdın biraz….
tökezleyen tatlı canın değildiyse
Aklama,
yaşamda zaman zaman
şöhret ile zevk arasında seçim yapma gerekliği iken
teknolojiyle virüs bilimi birleştirmek de oldu
kalan akla yakınlık, söylenen en ince yalan.
Aklı çalıklar da yaşamın akımında kürek çekerler zaten.
yaradan bir yüz vermiş ki
eklersen bir daha ikiyüzlü olursun
her ihtiyaç dediğin şeylerde
boynuna bağlanacak zincir oluşsun
ya anla şu derdi bana bir hayrın olsun
Annemin dört kızı var
Daha ne bir gün işaret parmağıyla
Ahh seni seni der gibi parmağını kaldırdı
Ne de, olur ya, düşerken hani
Bir çığlık sesi çıkardı
Kucağına alırken bile
her düşünce özellik ve öncelikle bir konudur
konu, namazın önemi, diyerek sunulur bilgiler
içeriği sırayla düşüncelere alınır, değerlenirler
bir konuyu masaya yatırma deniliyor ara sıra…
bedenimizde baş olarak kafamız var




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..