sarma saçın olsa saçım ne farkeder,
ne farkeder tabutum olmasa,
çürüse leşim yolun ortasında,
atsam uçurumlardan
sancısız kaldığım uydusuz geceleri,
kaygısız bir pula satsam...
yaksam köle bir kulu diri diri
bir kulaçlık alanında...
yıkansam öz suyunda, suyuna bana bana
Anamın adı ağzımın tadı biraradadır yazı baharı.
Akça yüreği pembe yanağı dilleri tatlı açılsın bahtı
İyilik özü doğrudur sözü Tanrı köretsin bakan kemgözü
Aydınlık olsun gelen her günü iyi ki doğdun Özge Hatunum.
6.6.2009
yangınından geriye, masumiyetin kaldı,
acına hıncın, bana senden hatıra kaldı.
öfkeden ibarettin zavallı çocuğum,
yapma kendine bunu demem,
faydasız biliyorum
Bekle kalbim az kaldı,
hele şu köprüleri bir geçeyim,
ritmini bozma sen,
bekle, sana geldiğimde
sendeki aşkla çarpacağım...
‘’Kim’’likler talan,
‘’Ben’’likler yalan dolan…
Kaç tane kim var kendini meydana salan,
Kaç ben var kimbilir,
‘’Ben’’siz bencilliklerin karanlığında kaybolan…
beni kadın yapma, çocuk yap…
kadın olursam,
saçlarım, kurulan heyetçe suça gömülür,
insanlık suçlarımız, iyi niyetle üstüme dökülür…
çocuk olursam,
belki, suç, çocuğa değil de çocukluğa verilir…
gözüm mü yoksa gördüğünü yanlış işler!
gördüğüm, kördüğüm mü,
yoksa, kördüğüm mü gözbebeğime
kordonla bağlı göbekler?
ellerimde pençe mi var,
yoksa bu pençeler ellerin mi?
Yarım yamalak gülmeler,
geri döner yarı yoldan, alıcıya ulaşmadan,
sakınıp kendini kör alıcıdan...
iki yönlü oklar karanlığı gösteriyor şimdiden,
yollar toz bulutu halinde salınır
sevimli kahkahalar kaybolur
Hani, sevdiklerimi,
tıka basa doldurmuştum ya mideme,
üstelik, çiğnemeden, tıkınırcasına…
Hani, hazmetmeden hazzetmiştim
hatırlasana…
İyi numara çekmiştim!
doğum gününüz nedeniyle girdiğim sayfanızda serbest ölçüyle yazılmış eskiyen adlı şiirinizi okudum haddim olmıyarak şiirinizin
yanardı renkli farlarım karanlığında
/bir seni ışıtamazdı ışıltılarım/
savaş narası atardı sebepsiz sorularında
/al boyalar sürdüğüm dudaklarım
diy ...