Fırtına öncesi...
Derin, ıssız ve sessiz,
Öyle bir sessizlik ki,
Çığlıkları,
Delip gececek, çarpacak bir duvar bulsa!
Ahh! Gençliğim, n'olur gitme benim elimden,
Rol biçtiler, yaşamadım seni bu yüzden,
Yıllarca avular içtim hayırsızın elinden,
Nefesim ol, baharımı yaşat yeniden.
Gülücüklerimi bana haram ettiler,
azarlanmış utancımı
ayazlarda omzuma attım,
yamalı ezgilerimi üstüme örttüm,
titreyen hüznümün çehresine,
oynak silûeti kimliksiz,
arsız resimler çizdim
Okuyamadığım şiirdir benim sevgilim,
uzanamadığım gökyüzü,
dokunamadığım ipek,
bulamadığım kayıptır hiç elime geçmemiş...
Sevgilim, Kaf Dağı'nın ardında!
Canım... Anlam kazandı hayatım öykünle,
Anne-baba-sen arasındaki mücadele,
Bu savaşta kader çizdin kendi kendine;
Sen kazandın, zorunlu ders verir gibi herkese.
Sen, kadın hayatının nadide örneği,
Yanında erkeğinin herzaman anam,
Yuvanın direğidir, yoktan vareden,
Gücünü anlatacak sözcük bulamam,
Çilesini, umutla besleyen anam.
Bir, bir daha iki eder, yapar yuvayı,
Naz yaparım, küserim, herşeyi bana verin,
Bana hayır demeyin, histerimi isterim.
İstersem bayılırım, patronun sayılırım,
Her zaman sevilirim, histerimi isterim.
Annem ile babamın, biricik çocuğuyum,
Horlama sesleri geliyor kulağıma geceleri
yavru bir ceylan edasıyla yürürken yolumdan,
irkilirim bir anda kendi gölgemden…
Kendini bilmez haliyle çıkar önüme aniden,
horlayarak sürükler tutup saçımın kökünden…
Adı sessizce kondu,
sessizdi doğduğu iki katlı gecekondu…
‘’Ana, bir bacı doğur bana’’
demiş umutla Zekiye kız,
‘’derdimi dökeyim ona, yana yana…’’
‘’olur’’ demiş ana,
İnanmadım gözüme
seni görünce
şaşırdım
seninle benzerliğime...
Su serptin içime,
utancımı utandırdın
doğum gününüz nedeniyle girdiğim sayfanızda serbest ölçüyle yazılmış eskiyen adlı şiirinizi okudum haddim olmıyarak şiirinizin
yanardı renkli farlarım karanlığında
/bir seni ışıtamazdı ışıltılarım/
savaş narası atardı sebepsiz sorularında
/al boyalar sürdüğüm dudaklarım
diy ...