takvimin arka sayfasına yazılmış.
belki kış ve yaz gecelerinde sobalı iki ev...
dünyanın iki farklı şehrinde...
isimlerimizi verdiler, iki farklı aile
televizyonlarda ikinci kanallar yokken
hala çocuklar sokaklarda oynarmış
susam sokağını bekleyen nesil
bizi birbirimize yakıştırtırmış.
ilk kelimem senin isminle
sızlandığım senmişsin göremeyince
ikimiz aynı gün sütten kesilmiş,
attığım ilk adımda sana, seninle...
okuma yazmayı öğrenirken mi
ilk senin adını heceledim
ışık ılık süt içemeden önce mi
okuma fişlerinde hep seni aradım.
elim sende oynamak için de sana geldim.
yerden yüksekli hayallerde de sen,
yakar top oynarken de seni es geçer
herkes evine dağılmadan
akşam olmadan önce de seni sevmişim.
öğretmene hoca demeyi de öğrenemedim.
büyüdüm diye övünmeyi de
çok konuşanlar listesinde
adımı görüp, bir cetvel sızısında
seninle bakışmanın sevincini yaşamışım
sen gülerken ve liseli bir sınıfta
kalemlerde ismimiz ve sıra sıra
son ders boş derken tüm heyecanınla
senli vakitlerin darlığına,
senin diline düştüğüm de aşık oldum
okul çıkışlarında seni beklemişim
fazla kalem ararken sen...
sana gelip güldürüler saçmaktan
seni lise yollarının kalabalığında aramışım.
nasıl tutuşur kalırdım yoksa o ilk bakışta
ruhuma işlenen o cam kenarında
seni tanımasam tutulup kalmazdım, kalmaya
ben seni ruhumun derinlerinden tanıdım.
seni aklımın ücra köşelerinde sevdim.
sen her nefesini bensiz mi aldın
ben senin kalbinle çırpındım
sana olan adımlarımı yeni mi zannettin.
ben ilk adımı mı bile sana doğru attım.
adımlarım küçüktü yetişemedim.
sen beni kocaman adam mı zannettin.
ben daha dün sütten kesildim,
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 21:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!