Işıklar geçer üstümden
Gölgelenmem an meselesi
En güzel bilyeler düşerken ellerimden
Gözyaşlarım su misali
Sahildeydi otlar
Çoştu Karadeniz çoştu!
suları heybet gibi
kızgın bir ev kızı
devirir tepsileri
Karadeniz Karadeniz
bakmayın öfkesine
Acayip hallerdeyim
kime ne?
bir asma dolusu kara üzüm
akıma düştü iki gözüm
Kara gözlerin geldikçe gözlerimin önüne
Kar.
Ne beyaz.......
yağıyor yine usul usul
uyandırmadan uğultulu tepeleri.
İsterim çoçukluğumdan kalma hikayelerimi
kaf dağından masallar getir
Ah kar....!
kapattın yolları
Aşkıma uzanan o meçhul patikaları
Yağarken üzerimize
Uhvileşir insan
Nurundan olsa gerek
Çocukken yaşadığım kasabada
günlerimiz geçerdi kış manzaralı
bir ahşap ev,günger ağaçlarının altında
bu gün gibi anımsarım rüzgarın gizemli ıslıklarını
ve tepenin doruğunda karlarla örtülü binemediğim
salıncağın gıcırtısı
Biçare kavaklar
Ne esersiniz dertli dertli?
Kaplamış ovayı
İnce bir saz sesi.
Telaşlı ırmaklar nereye böyle?
Bir bulut geçti üstümden
Kara çarşaf misali
Yazdı oysa günlerden
Rüzgar sam misali
Uzanıp denize
Yağmuru olmayan şehirler gibi
gidişin kuruttu bende ki rutubeti
gözyaşımdı, ıslaklığımdı belki
sana olan sevgimin yagane ifadesi
çölleşmiş gönül hanemde suretin
Olsa olsa plajda üssüzlere
ekmek satar bizim simitçi
İncir reçeli kavonuzunda
Yağlı kaymak,dondurma misali
Başında kasket,ayağında terlik
Bu kadar alaylı olmamıştı erkeklik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!