Yüreğimin en bilinmez yerlerine bakıp da kaçan sen...Bilmez misin ki bu yüreğin her kıvrımı ayrı bir acıyla yanmış...Bastığın her yer, umutsuz bir vahadır. Sen, dokundukça kanar, kabuk bağlamamış yaralarım...Sabırla sarıp sarmaladığım özlemlerim henüz buğur buğur tüter de, kanar bir yelde bile...Oysa sen, öyle güzel hoş ve öyle narin basarsın ki gönül yollarıma...incitmeden...Gene de acır içim...
Sevgisizliğin ormanında savruldum...Sevdim de...sevildim de...ama nedense iki yüreği bir araya getiremedim. Git desem gitmezsin ey yar..Sana bulaşmasın gönül yaram..Seni sarmasın acılarım...
Hani hoşgörü, hani sevgi,...yok...onları bir yerlerde görmüştüm hayatımın bir deminde ama teğet geçtiler benden...ve ben bu yürek yangınında savrulmaktayım...Hani kim yaktı bu odu? ...Ne önemi var ki artık...Harabeye dönen yerde, kim divane...kim çare...ne önemi var...
Desem ki sana şimdi, ' Sonsuzluk kervanı nerde?
Karanlıklarım, binbir sorunun cevabıyla karardı...Gelen her bir cevap seni benden alıp gitti de 'Nerdesin? ' diyemedim. Tek bir yıldız olsa, nurunu saçsa yeter...O ışığın yoluna kurbandır canım..Desem ki 'Bu can yoluna verse de her zerresini, sen bilirsin bendeki yerini...' Düşünceler ve duygular dağılmış evrenin sonsuzluğunda...Sevenler, sevilenler darmadağın olmuş. Ben kimim ki, sorusunun cevabı karanlıkları arttırdı...Karanlıklarda sadece ve sadece içime verdiğin huzur aydınlattı yolumu. Mutluluğu, bakan gözde görmek...Bakmasını bilmek...Kötüde güzelliği görmek...Hayatta ölümü hissedip de adımında kendine dur demeyi bilmek...Bunları bana bir bir öğrettin, yolumu ışıttın da şimdi sen nerdesin? ...Var git..Var gittiğini san...Bil ki her nerede olursan ol, yüreğimdedir yerin.
Akıp giden her gün seni bana daha çok yaklaştırıyor ve sen, bende kalıyorsun. Anıların en gizli köşelerinden senden bir an çıkıyor hüzne sarıldığım anlarda ve siliyor gözyaşlarımı yar...Sen olmak ne güzelmiş...ruhumu yıkadın, arıttın...özlemek uzak kaldı yüreğimden...Senin cismini görmenin bana faydası yok artık, bilesin..Sen, yüreğini bana bıraktığından beri ben...düşüncelerdeyim...Sen canımsın dediğin günden beri ben canı cana katmışım da gökteki yıldıza savurmuşum aşkımın resmini...Söyle bana ey yar...umudun tükendiğinde ne yaparsın? Söyle bana ey yar, nefessiz kaldığında ne yaparsın? Ve söyle bana ey yar, ölüme beş kala deseler, ne yaparsın? ...Ben, gözümde en anlamlısı ile gülüşlerin, beklerim yar..Bilirim ki vuslatımız yakındır...
Haydi bir gün olsun
Tek bir gün olsun
Kır zincirlerini,
Çık kabuğundan
Al gözlerini eline
Ve çık bulutlarla doruklara…
Nice yerlere gidip gelmişti,
Nice duygu denizlerinde yüzmüştü...
Sırtına vurup tüm dileklerini
Nice dağların doruklarında güller aramıştı...
Başını kaldırdığında
Bulutlar, almıştı saçlarını
İnsanı iç sızılarına gark eden dostluğu, bıçak gibi kesiyorum.
Yerip de kesmedim -ömrüm boyu- tek bir dostumu ardından ben oysa.
Artık kesik süte benzedi ilişkileri insanların, uzak durmak gerek.
Şimdi dostluk kine kesti, değişti özelliği de yürekleri ağlattı.
'Gel, hadi ben de seni taklit edeyim.' desem kesemem, zordur taklidin senin.
Şimdiden sonra sen, yanağından kesme alınan şu çocuğun saflığını yitirdin.
'Seni görmeleri için çok uzaktan bakmaları lazım çok.
Ruhun kaplamış her yanı.'




-
Ercan Keskin
-
Selma Şengören
-
Kubra Aydemir
Tüm YorumlarAynı yaşam dönemi şairleriyiz ...lügatimiz aynı
Dilimiz kekrek her bakımdan şiirsel benzer oldugumuzu gördüm ilginç geldi bana belki de yanılıyorum.
S evgiye hasret canlara hayat verensin
E skimez dostluğun güneş gibisin
R aks eder renkler gökkuşağında
A mber kokulu diyarın sesisin
P embe güllere yumak olmuş gönlümdesin..
Değerli Dost ve Güzel İnsana..Şiirleri okunası güzellikte, Sevgi ve Saygımla..
serap hocam siirleriniz çok süper...
siz kendiniz de süpersiniz
en içten dileklerimle
sizi çok seviyorum...