Asgari ücretle alınan lüks bir gözlük gibi sevda;
Eğreti, zayıf ve provizyonlu duruyor üzerimde.
Limitleri aşarak seviyorum,
Bu yüzden gönlümün yorganı hep kısa kalıyor.
Ayrılık tefeci misali, elleri hep yakamda,
Mutluluk gurbet bana, mutsuzluk hep sırtımda.
Notre Dame'lı kamburum, Esmeralda aklımda
Kıldan ince halattayım şu ölümsüzlük sirkinde.
Aşkı arar dururdum,lakin hangi bağda bilmezdim.
Dikenime bakmadan sevilmeye yeltendim.
Keşkelerin kuyusuyum, bir damla umut yok dibinde.
Ömrümün baharında,bir tutam siyah yok saçımda.
Üstümde anamın ördüğü haraşo hırkası,
Babamın naftalin kokulu kırk senelik parkası.
Yüzümde yokluktan gelen üzgün bir mutluluk
Sahi,doğuştan mı geçer boyna soylu denilen tasmalık.
Davullar dengi dengine, kruvasanlar tabakta
Lüks bir çift ayakkabı Paris’te yere vurunca,
Rus romanındaki zalim bir kadın ihtirasında,
Ucuz bir gazetenin vasıfsız aşk ilanlarında
Hep senin adın geçiyor.
Kayıt Tarihi : 5.09.2026 00:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!