Yaşamakla fazla meşgul şair.
Binlerce yıldan, uçsuz bucaksız yoldan
Buldum seni, aldım, kendime sakladım.
Seni sevdim; genç miydim, geç mi kaldım?
Mevsiminden önce açan çiçek miydim?
Bilmem kaç bin yıldır hasrettim yüzüne,
Şimdi iki uzak yıldızız,
Bir zamanlar, yan yana
Ay’ın seyrek ışığında,
Gecenin sessizliğinde,
Belki başka bir evrende,
En güzeldik, ikimizde
Ben niçin sevdim seni bu kadar,
Yahut ne zamandır aşığım sana?
Şiirlerde mi rastladım yüzüne,
Biraz Rosa’ydın, biraz Ayten bana.
Ben sensiz ne zamandır sendeyim,
Varla yok arasında, bilmiyorum
Sağa sola bakıyorum, aramıyorum
Bir şey var aramızda, seziyorum
Düşündükçe dizlerinde uyanıyorum
Aynı göğün altındayız, biliyorum
Toprakta keşfedilmeyi bekleyen bir cevherim
Bekliyorum gözlerinde ışıldayacağım günleri
Belki biraz çamur olacağım, belkide olacağız
Ama buluşacağız kıymet bildiğim gözlerinde
Kimse bilmeyecek, biz unutamayacağız
Fısıldıyor rüzgarlar adını,
Adın üç kez geçiyor,
Üç bin kez çırpıyor kalbim
Üç bin yıldır seviyorum seni
Alıp götürüyorlar beni sana
Gördüm ki dünyaları gezmişin
Dünyalar kadar güzelken
Eskimiş ne varsa
tazeliğinden vermişin
Gördüm ki dünyalara sığmamışın
Gözlerim görür sanırdım senden öncesi
Sonra seni gördüm işte hiç bilmezmişim
Alıverdim gül yüzünden incileri şiir ettim
Can verdim, yitirilmiş sevdayı yetiştirdim
Kim bilir ki göremediğim bir benin bir izin
Bir gün alıp başımı gideceğim,
Yakınlarımı bırakıp, körpe uzaklığımla
Hiç var olmamış ve hep var olmuşçasına
Hiç olmadığın bir yerden,
Hep var olduğun beni alacağım,
Henüz başka bir seninle tanışmadan,
Unutacağız ansızın, dünya telaşı
Gülüşmelerimiz, ağlaşmalarımız
Zaman unutturacak birbirimizi
Bir şarkı çalacak, bir şiir okunacak
İşte o zaman, bil ki seni düşünüyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!